Farabi...

8. ve 13. yüzyıllar arasındaki İslam'ın Altın Çağı'nda yaşamış ünlü filozof ve bilim adamı.

Farabî'nin çok güzel bir duası olduğunu biliyor musunuz?

Sahi, bir filozof nasıl dua eder?

Bir filozof da Allah'a bir kul gibi yakarır, yakınlaşmaya çalışır mı?

Fåråbi'nin kendi felsefi terminolojisini, âlem, illiyet, ilgili kavramları kullanarak dua etmesi dikkat çekicidir!

Farabi'nin duasına kulak verelim;

* "Ey zorunlu varlık, vacib-i vücud, ey sebeplerin sebebi... Ezeli ve ebedi olan Allah'ım! Beni yanılgılardan korumanı, bana senin hoşnut olacağın eylemi emel yapmanı istiyorum."

* "Ey bütün âlemlerin rabbi olan Allah'ım! Bana bütün iyi hasletleri bahşet. İşlerimde güzel neticeler ver. Gayelerimde ve isteklerimde beni başarılı kıl. Evrende nehirlerin coşkun aktığı gibi akan yedi yıldızın sahibi, aydınlatıcısı olan ya Rabbim. O yıldızlar O'nun iyilikleriyle bütün cevheri kuşatan iradesiyle işlerini yaparlar."

* "Allah'ım, bana güzellik elbiseleri giydir. İyilik ve güzellikler ver. Peygamberlerin kerametlerini ve zenginlerin saadetini; bilgelerin ilimlerini, muttakilerin mutluluklarını ver."

* "Sen öyle yüce bir varlıksın ki senden başka bir ilah yoktur. Varlıkların yegâne sebebi, yerin ve göğün nuru sensin."

* "Allah'ım, ey ululuk ve iyilik sahibi olan Allah'ım! Ruhumu hikmet nuruyla süsle. Bağış olarak benim için takdir ettiğin nimeti bana ilham et."

* "Bana hakkı hak olarak göster ve ona uymanın yolunu ilham et. Bana batılı batıl olarak göster. Beni batıla inanmaktan ve onu dinlemekten koru."

* "Nefsimi ilk maddenin yapısından temizle. Şüphesiz ki sen ilk nedensin, sebeplerin sebebisin!"

***

Bir filozoftan, Farabi'den süzülüp gelen dua böyle!

Sahi, nasıl buldunuz?

OSMAN FİDAN AMCAMIZ VE MİLLİ GAZETE

Osman Fidan amcamız...

Aslen Sivaslı ama 1953’ten bu yana İstanbul’da yaşıyordu. İşçi emeklisi idi. Doyumsuz bir sohbeti vardı.

Geçtiğimiz ay Rahmeti Rahmana kavuştu

Aşağıdaki cümleler Osman amcaya ait;

* "Erbakan Hocamızı çok severim. Erbakan gibisi 100 senede bir gelir."

*"İmansız adam cihat yapamaz."

* "Siyaset çocuk oyuncağı değil."

* "Adnan Menderes’in mitinglerine de gittim. Kıbrıs’taki soykırımı tel’in eden İstanbul mitingini çok net hatırlıyorum."

* "Yayınlandığı günden bu yana abonesi olduğum Milli Gazete evime gelmediği zaman rahatsız oluyorum. Milli Gazete benim manevi arkadaşım."

* "Milli Gazete dünyada bir tane. İnsan gibi yaşamak istiyorsan Milli Gazete okuyacaksın. TV5 de dünyada bir tane."

* "Milli Görüş’ün her partisinde görev yaptım. Bunun neredeyse 34 yılı Beyoğlu teşkilatında geçti. Müşahitlik, başmüşahitlik, sandık kurulu başkanlığı, ilçe yönetim kurulu üyeliği gibi…"

* "Hayatta en çok arzuladığım şey, İslami değerlerin baş tacı edilmesi…"

***

Osman amcanın 4 çocuğundan ikisi görme özürlü.

Büyük oğlu yüzde yüz, küçük kızı yüzde 95 görme özürlü.

Ama o bunca dünyalık sıkıntılarına rağmen o “güler yüz”ünü göstermeye ve çay ikram etmeye devam ediyordu...

Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet makamı ali menzili mübarek olsun.

YÜZÜNÜ GÖREMEDİK AMA SAYENDE HERKESİN GERÇEK YÜZÜNÜ GÖRDÜK!

"Biz yardımı ancak Allah’tan isteriz, O’da kimi layık görürse onu vesile kılar. Zulme sessiz kalan bilsin ki Allah onu bu zafere layık görmemiştir.” diyordu Siyonist İsrail'in en korktuğu Kassam Sözcüsü Ebu Übeyde.

Ve bugün Hamas Şehit olduğunu açıkladı ve tüm dünyanın merak ettiği yüzünü ve resmini büyük bir onurla paylaştı.

Ey Ebu Übeyde; senin yüzünü göremedik ama senin sayende herkesin gerçek yüzünü gördük!

Şehadetin kutlu olsun.

Sen şehit tahtında Rabbine gülümserken Siyonist işbirlikçileri sözde Müslüman liderler ise elim azabın korkusu ile kıyameti bekleyecekler.! (Hayati Otyakmaz)

MEKKE'NİN FETHİ !

Müşrik ahlâkını bir kez daha depreştirdiler

Sözlerinde durmayıp Hudeybiye'yi çiğnediler

Huzâa Kabilesine saldırıp

Yirmiüç genci şehit ettiler

Dediler ahdi bozduk ama şimdi pişman olduk

Ebû Süfyan'ı gönderdiler eman dile dediler

Ebû Süfyan eli boş döndü

Peygamber'e bağlılığın gücünü gördü

***

Efendimiz sessizce hazırlandı

Kan dökülmeyecek fethe kuşandı

Ramazan ayında on bin kişi

Yolda katılanlarla on iki bin kişi

Ümmü'l Kurâ şehirlerin anası Mekke

Sekiz senedir hasretle yollarını gözlüyordu

Hâlid b.Velid sağ kanatta

Zübeyr b. Avvâm sol kanatta

***

Yalçın kayalıklarda meş'aleler parladı

On bin noktada ateş

Dehşet içinde Kureyş

Sabah oldu gün ağardı

Taşıdığının değerini bilen Kusvâ'nın adımları ağır ağırdı

İnnâ fetahnâ leke fethan mubînâ

Âyeti yankılandı Mekke'nin dağlarında

Bugün savaş günüdür diyenlere Rasûl

Hayır! Bugün iyilik ve merhamet günüdür dedi

Saltanat değil Peygamberliktir

Müslüman olan necâta erişecektir

Ebû Süfyan da karısı Hind de köle Vahşi de

Îmân ettiler ikrar ettiler gecikseler de

***

Başı önde Allâh'ın elçisi tevâzuyla girdi

Alnı sanki secdede hamdetti şükretti

Siyah sarığıyla ve ihramsız

Tekbirlerle yürüdü sâkin ve riyâsız

Âsâsıyla tüm putları yere devirdi

Hak geldi bâtıl yok oldu dedi

Câhiliye gururunu babalarla övünmeyi

Yasakladı soylarla büyüklenmeyi

Hepimiz Âdem'den o da topraktan

Üstünlük ancak ve ancak takvâdan

***

İslâmın hedefi öldürmek değil diriltmektir

Kılıçla değil gönülleri kazanmak marifettir

İçimizdeki putları sahte rableri sahte ilâhları

Kırıp atmaktır gerçek fethin anahtarı

***

Haydi Bilâl bizi rahatlandır

Çık Kâbe'nin damına ve haykır

Allâhu ekber! Allâhu ekber! En büyük Allah

Yoktur O'ndan gayri tapılacak bir ilâh

***

Muhammed'den ayrı geçen yıllar

Öksüz kalan Mekke bugün bahtiyar

Senden iyilik bekliyoruz dediler

Merhametli temiz yürekli olduğunu itiraf ettiler

Ben de Yûsuf'un kardeşlerine sözünü söylüyorum

Size hiçbir sitem ayıp yok diyorum

Allah sizi affetsin gidin hepiniz hürsünüz

İslâmı yaşadığınız kadar özgürsünüz

(Metin Kızılok)