Sabah ın beşinde belediye zabıtalarının çadırları
yakmasıyla tetiklenen olaylar, sosyal medyanın örgütlenmesiyle, yalan haber ve
yalan fotoğraflarla gençleri sokağa döktüler. Gezi parkı olaylarında ortaya
çıkan genç eylemciler, son 10 yılın ürünüdür. AKP döneminin gençliğidir. Harry
Porter, Yüzüklerin Efendisi gibi filmler ile özel kurgulanmış Play Station
oyunları ile yetiştiler. Milli ve manevi değerlerden yoksun kalmış, sosyal
medya kültürüne aitler. Sosyal medyada bireyi bir göreve hazır hale getirmek için
Uyarma , Yönlendirme , Şartlanma , Kışkırtma ve Sanal Hipnoz aşamaları
var.
Sosyal medyanın bazıları girişimcilerin zekâsıyla ortaya
çıkmış olsa da; Facebook ve Twitter gibi projeler özel amaçlı geliştirilmiş
projelerdir. Sosyal medyanın yönlendirilmesiyle hayatta hiçbir şekilde bir
araya gelmeyecek olan sermaye ile marjinal gruplar bir araya geldiler. Bu
grupların bir araya gelmesi bize Küfür Tek millettir. Sözünün bire bir
ispatıdır. Bu eylemciler özgür olmadıklarını ifade ediyorlar. içkime karışma,
öpüşmeme karışma, ağacıma karışma gibi taleplerle ortaya çıktılar. Eylemlerin
ilerleyen günlerinde amaçlarının özgürlükler olmadığı anlaşıldı. 28.Şubat ta
bile böyle bir eylem yaşanmamıştır. Küfür tek millet olarak birleşip sahaya
inmiştir. Sokakta, tencere tava dövenler ve bu sarsılmayla sokağa savrulanlar
burjuvanın öncü kuvvetleridir ve normal şartlarda hiçbir zaman bu marjinallerle
bir araya gelmesi mümkün değildir. Madalyonun diğer yüzüne baktığımızda;
Müslümanların özgürlük alanları genişlemesinin burjuvaya yansımasından başka
bir şey değildir. Daha anlaşılır ifade etmek gerekirse; İçte para kazanan
kaymak tabaka, bürokrasiye hakim seçkinler, medyayı ve üniversiteyi çiftlik
gibi kullanan elit burjuvazi bu alandaki etkinliklerini Anadolu çocuklarına
kaptırınca devrim yapmaya kalktılar. Bu Plazaların ayaklanmasından başka bir
şey değildir.
Sosyal medya da bir sürü fake hesap açılmıştı. Bu darbe
teşebbüsünün adı olsa olsa Fake devrimi olarak adlandırılabilir. AB den
fonlanan ne kadar dernek ve vakıf varsa Beyoğlu nun arka sokaklarında hepsinin
yeni hazırlıklar içerisinde olduğunu düşünüyorum. Harekete geçirmek istedikleri
fay hatları var. Yapılan bu eylem tutucudur, gericidir, değişime karşıdır ve
karşı devrimcidir. Aslında bu olayların başlangıcı güvenli İnternet gündeme
geldiğinde, İnternetime dokunma kampanyalarıyla ilk denemeyi yapmışlardı.
Gezi eylemlerinde aktif rol alan Türkiye deki büyük bazı holding, tanınmış
büyük üniversiteler ve internet medyasının aynı zamanda Kadife ve Turuncu
Devrimlerin arkasındaki isim olan George Soros un fonladığı kurumlar olması
dikkat çekiyor. Örneğin Soros un kurduğu Açık Toplum Enstitüsü ün danışma
kurulu üyeleri arasında yer alan Eyüp Can ın başında bulunduğu Radikal
gazetesinin bu süreçteki rolü dikkat çekici. Yine Gezi eylemlerini sosyal medya
üzerinden destekleyen ve yönlendiren Çiğdem Mater in Soros tarafından fonlanan
Bianet in kurucusu Nadire Mater in kızı olması gibi ilginç bağlantılardan
bahsedilebilir. (http://www.habervaktim.com/haber/329380/iste-derin-darbenin-kodlari.html)
Bu olayın tuhaf taraflarından biri de mesai saati
olmasına rağmen yüz binlerce insan akın akın Taksim e doluşmaya ve polisle
çatışmaya başlıyor. İnsanın ister istemez aklına şöyle bir soru geliyor! Mısır
ve Ukrayna daki devrimlerde etkili olan Sırbistan da faaliyet gösteren CANVAS
ve OTPOR gibi kuruluşlar, gezi parkında da etkili olmuş mudur Sırbistan da
faaliyet gösteren ve devrim danışmanlığı ya da devrim koçluğu yapan CANVAS
Şiddet içermeyen Direniş Stratejisi Merkezi tamamen sosyal medyadaki kitle
hareketlerini yönlendirmek için kurulmuştur. 50 farklı ülkede faaliyet
gösteriyor. Amerika da yapılan ve Occupy Wall Street eylemleri de sosyal
medyada organize edilmişti. 2011 yılından beri Türkiye de sosyal medya kullanıcıları
adım adım eğitildi. Yine Sharp ın yazdığı Diktatörlükten Demokrasiye isimli
kitabındaki Sivil Direniş Metotları kullanıldı. Yere yazı yazma, duran adam
eylemi, soyunma eylemi vs. gibi eylemler.
Daha fazla kalabalık toplanabilmesi için 2 büyük sermaye
grubunun üniversiteleri bildiri yayınlayıp taksime öğrenci taşıdılar. Twitter
denilen sosyal medyanın arkasında İngiliz istihbaratı olduğu ortaya çıktı.
Twitter de açılan sahte hesaplarla milleti sokağa dökmek ve çatıştırmak için
asılsız haberler, sahte fotoğraflar yayınlamaya başladılar. Bunu engellemek
isteyen ve ismi Ayyıldız Tim olan hacker grubu, dünya genelinde twitteri 40
dakika engellemeyi başardı. Bazı siyasetçiler, sanatçılar, programcılar ve
sunucular ortamı germek için, içindeki kinleri kusmak için adeta twitter de
yarışa girdiler.
Bu olaylar başlamadan önce akıllı telefonlarda kullanılan
ve telsiz mantığıyla çalışan Zello diye program yüklendi. Bu programı, Özel
Harp Dairesi nin sivil unsurları olarak her zaman sokakta aktif olan BEYAZ
KUVVETLER in İstanbul Taksim, Ankara Kızılay ve İzmir başta olmak üzere
metropollerde 8 gündür yayılan olayların organize edilmesinde kullandıklarını
Yeni Şafak tan Tahir Alperen in haberinden öğreniyoruz Başbakan Yardımcısı
Bülent Arınç a suikast girişimiyle tamamen deşifre olmuş ve Ergenekon süreciyle
birlikte Siyah-Beyaz Kuvvetler türü yapılandırmalardan arındırılmıştı.
Sanatçıların sahaya inip eylemcilere destek vermesi; 2009 yılında Almanya ve
İngiltere istihbaratlarının bir üniversiteye hazırlatmış olduğu raporun bazı
maddelerinin hayata geçirildiğini göstermektedir. Bahse konu raporda; 2.Etap ın
içinde geçen bir maddeye göre: kamuoyu önünde zamanı geldiğinde uyandırılmak
üzere güçlü figürler yaratılması veya var olanlarla iş birliği imkânları
araştırılması ve kesinlikle sağlanması. Mehmet Ali Alabora nın atmış
olduğu, Mesele sadece Gezi Parkı değil arkadaş, sen hala anlamadın mı Hadi
gel. yazdığı tweet in bu maddenin bir ürünü olduğunu düşünüyorum.
Gezi parkı olaylarının arkasında ülkeler değil,
şirketokrasi vardır! Hatırlayınız! Mayer Amschel Rothschild (23 Şubat 1744 19
Eylül 1812), Almanya doğumlu Yahudi girişimci ve iş adamıdır. Modern
bankacılığın ve küresel ekonominin kurucularından kabul edilir. Dünyanın en
zengin ailelerinden birini kurmuştur. Almanya da ufak tefek bankerlik işleriyle
başlamıştır. Daha sonra İngiltere ye göç eden Mayer Amschel Rothschild beş
oğlunu da Londra, Paris, Frankfurt, Napoli ve Viyana ya göndermiştir.
Bankerlikle temeli atılan hanedanlığın böylece dünyayı sömürebileceği inanılmaz
bir bilgi ağı oluşturmuştur. Diğer elitlerle birlikte, hükümetlere borç
vererek, savaşları ayarlayarak, savaşan taraflara borç vererek, silah satarak,
ticaret ve kaçakçılık yaparak servetlerine servet kattılar. Küresel
imparatorluk peşine koşan Siyonist şirketler buradaki emanetçi iş adamları ve
emanetçi medya ile altımızı oymaktadırlar. Önceleri devlet adamlarını satın
alıp halkı yönlendiriyorlardı. Artık devlet adamlarını satın alamayınca, halkı
kışkırtarak devlet adamlarını terbiye yapmaya kalkmaktadırlar.
On yıldır bu gençler batı kültürüyle yetişmektedir.
Devletin milli bir programı yoktur! Başbakanın hayata geçirmeye çalıştığı Fatih
projesi (Her öğrenciye bir tablet) bile milli bir proje değildir. O tabletlerin
içinde eğer bir milli yazılımınız ve milli bir oyununuz yoksa nasıl bir fayda
sağlamasını bekliyorsunuz. 2003 seçimlerine kadar örgütlü olarak hareket eden
Müslümanlar AK Parti nin seçimi kazanmasıyla beraber, örgütlenmeyi bırakmış ve
her şeyi AKP nin sırtına yüklemiştir. AKP bu dönemde ülkeyi kalkındıracağım
diye idealist insan yetiştirmeyi bırakmış, zengin bir zümre oluşmasını
sağlamıştır. Sanat solun elinde kalmıştır! Sağ sanatın içinde olmak
istememiştir. Sanatın içindeki Ergenekon u mutlaka görmeli ve deşifre
etmeliyiz! 12 Eylül darbesiyle alakalı yapılan filmlere baktığımızda sol
görüşlü insanları hümanist olarak tanıttılar.
Türkiye kurulurken Osmanlı kültürünü reddi miras
yapmıştır. İşte CHP bu reddi mirasın ürünüdür. Bu milletin değerlerine örfüne
ve ananelerine uzaktır. Halkın değerlerinden uzak olan CHP milletvekili,
Anadolu nun bağrından çıkmış ve polis olmuş gençlerin anasına çok rahat küfür
etmektedir. CHP; tepeden inmeci ve jakobendir. Eylemlerde birçok CHP
milletvekili ortamı germek ve milleti sokağa dökmek için küfür, hakaret ve
yalan haber üretmişlerdir. Milletin vekili olmayı başaramamışlardır.
Kendilerini bu ülkenin kurucusu ve sahibi sanmaktadırlar. Kendileri dışındaki
insanlara ikinci sınıf insan gözüyle bakmaktadırlar Bu zihniyet aynı zaman da
Siyonist Yahudilerin düşünceleriyle birebir uyuşmaktadır Sandıkta
kazanamayacağını anlayan CHP panik içindedir. Eylemlerin her safhasında
bulunarak milleti tahrik etmiştir. Bu olayların perde arkasında olan güçler
bize gösterdi ki, Türkiye AB ile yoluna devam edemez! Etmemelidir. D-8 leri
aktif hale getirerek İslam birliğini mutlaka kurmalıdır. Kendi içinde barışı
sağlamanın yolu İslam şemsiyesinin altında birleşmekten geçmektedir. Hukukun
üstünlüğünü kuran ve ileri demokrasiye geçen Türkiye neden İslam Birliği ni
kurmasın ki Aslında bu Gezi Parkı olaylarını iyi okuyabilirsek bunun yeni bir
haçlı seferi olduğunu anlayabiliriz. Bu sözüme çok kişi tepki verebilir! Ama
bana gelen maillerde Bizi Müslüman biri yönetmesin diyorlar. Ve ben biliyorum
ki, zaman beni haklı çıkaracaktır. Dayatmacı ve vesayet demokrasisi bitmekte,
Türkiye çoğunlukçu laikliğe geçişin sancılarını yaşamaktadır. Anayasa Hukuku
Profesörü Server Tanilli, Vesayet Demokrasisi adını verdiği sistemi şöyle
değerlendirir: Amerika, Türkiye de bir vesayet demokrasisi istiyordu. Ucuz
emek cenneti kurulacak; askeri operasyondan sonra da iktidar bir merkez
partisine emanet edilecekti. İçerideki işbirlikçi sermayenin, demokrasi ve işçi
sınıfı düşmanı öteki gerici ortaklarının istediği de bir bakıma buydu. Yeni bir
çerçeve gerekiyordu; ilerici, akılcı ve bilimsel düşüncenin önüne ağır engeller
koyacak, temel hak ve özgürlükleri budayacak yeni bir çerçeve. Emperyalizmin
çıkarları Türkiye de otoriter bir rejim gerektiriyordu. (Server Tanilli, Nasıl
Bir Demokrasi İstiyoruz. S.73) Türkiye yaşadığı bu doğum sancılarını, sezaryen
olmadan inşallah normal bir doğumla halledecektir.