AKP NİN tutarsız tavırlarını hep birlikte takip ediyoruz.

Bir hükümet, konuştukları ve icraatları arasında ancak bu ölçüde tutarsız bir

tavır ortaya koyabilir! İyi şeyler söylerken kötü icraat yapmanın îzâhı

yapılabilir mi Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Bitmez, son

açıklamasında AKP, millet vicdanında meşrûiyet sıkıntısı yaşamaktadır. Eğer,

millî irade mitingleri yapıyor, milletin iradesini istiyorsanız, o iradenin

önündeki yüzde 10 luk zulüm barajını kaldırın! diyerek, AKP deki sıkıntının

gerekçesini anlattı.

Son yarım asırdır, Millî Görüşçü olmayan yöneticilerde,

gözü kapalı bir Avrupa Birliği (AB) sevdasını görüyoruz. Bu sevda, AKP de

teslimiyet boyutuna ulaştı. Hem de, Hükümet içinde Avrupa Birliği Bakanlığı

oluşturacak ölçüde.

Fakat son Gezi Parkı olaylarında, AB ye mensup

yöneticiler, Hükümet i protesto eden göstericileri destekledikleri için, Sayın

Başbakan AB ye ateş püskürmeye başladı. Sayın Başbakan! Elinde yetiştiğin Millî

Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, sana gerek özel toplantılarda,

gerekse kamuoyu önünde AB den dost olmayacağını, Türkiye nin yerinin Müslüman

ülkelerin yanı olduğunu defalarca anlatmadı mı Şimdi ucu kendine dokununca

niçin feveran ediyorsun Ülkenin menfaati önde tutulmalı değil mi Gerçi sen,

ülke menfaatlerini öncelediğini söylüyorsun ama millet senden bu sözlerin

icraata dönüşmesini bekliyor.

Bakın, Millî Görüş ün temsilcisi Saadet Partisi Genel

Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak şöyle uyarıyor: Sizin Batı dediğiniz; aile

yapısı çökmüş, insanlığı bitmiş, kokuşmuş bir topluluktur. Bizi bu topluluğa

nasıl sokarsınız Bu asil milletin yeri AB, Haçlı Birliği veya Hıristiyan

Kulübü değil; kardeşlerimizin oluşturacağı İslâm Birliği dir. (24. 6. 2013

Zonguldak konuşması)

Millȋ irade mitingleri mi

AKP ye en yakışmayan söz millî irade sözü olsa

gerektir. Her zaman, millî irade dışındaki yöntemlerden medet ummuştur. Halk

önünde demokrasi nutukları atmasına rağmen, millî irade ve demokrasinin

önündeki en büyük engel durumundaki adaletsiz seçim yasaları ve dünyanın hiçbir

ülkesinde bulunmayan yüzde 10 luk seçim barajı konusunda 11 senedir kılını bile

kımıldatmamıştır. Bu yüzden, 2002 seçimlerinde halkın yüzde 45 inin oyu çöpe

gitmiştir. Buna rağmen millî irade diyorsunuz, öyle mi

Anayasa, Hazine yardımı siyasî partilere hakça

dağıtılır kuralını getirmişken, bunun keyfî yöntemlerle yapılması karşısında

AKP nin hiç ses çıkarmaması düşündürücü değil mi Niçin böyle yapıyor Bugüne

kadar menfaati böyle gerektiriyordu da onun için!

Sayın Başbakan; AB, ABD, İsrail ve faiz lobisinin gezi

parkı olayında göstericileri desteklemesi karşısında, demokrasi ve millî

iradeye sarılmaya başladı. Halbuki, ucu kendisine dokununca değil de, önceden

tedbir alması gerekmez miydi İnsan, söz konusu güçler ve faiz lobisinin

Türkiye nin yararına davranmayacağını bilmeyecek kadar basiretsiz olabilir mi

Gezi Parkı provokasyonu 3 ay öncesinden bilinmesine rağmen, başbakan millî

iradeyi niçin daha önceden teyakkuz halinde tutmamıştır

İşte, menfaat odaklı politikanın sonu Saadet Partisi

Genel Başkanı Hasan Bitmez söz konusu açıklamasında şöyle diyordu: Sayın

Başbakan! Bu millet çeşitli illizyonlarla, narkozla ve medya manipülasyonuyla

size oy veriyor, verdiriliyor olsa da, yaptığınız yanlışları kesinlikle tasvip

etmiyor, bilesiniz. Millet vicdanındaki meşrûiyetin ölçüsü Saadet Partisi nin

duruşudur.

Sayın Başbakan, tutarsız tavırlarıyla gün geçtikçe itibar

kaybetmektedir. Cidde de Faiz dünya gerçeğidir derken; faiz lobisinin

talepleri kendisini rahatsız etme noktasına gelince, bundan şikâyete başlaması

hiç de inandırıcı görünmüyor. Halkımız her zaman faizi; felaket, musîbet ve

lânetli olarak bilir. Türkiye de faiz, millî irade ile ters düşmek anlamına

gelir.

Saadet partisi nden destek istiyorsunuz, öyle mi

Sayın Erdoğan ın Millî Görüş ve Saadet Partisi

konusundaki usûlsüzlük ve tutarsızlıkları bitmek bilmiyor. Son AKP

Kongresi nden bu yana Erbakan ın yolundayız söylemini seslendirmeye

başlamıştır. Peki, Sayın Erdoğan! Millî Görüş gömleğini çıkarıp yolunuzu

ayırdıktan sonra, Erbakan Hoca hakkında söylediğiniz yalan, iftira ve

hakaretleri unuttunuz mu Eğer unuttuysanız, o sözler hâlâ sosyal medyada dolaşıyor.

O sözleriniz için daha hata ettim, yanlış yaptım bile diyemediniz! Konu,

Sayın Kılıçdaroğlu nun da dikkatini çekmiş olmalı ki; Meclis Grubu nda size

Sayın Erbakan dan helâllik aldınız mı diye sormuştu. Sizi, Kılıçdaroğlu nun

her eleştirisine cevap yetiştirmekle tanıdığımız halde, bu konudan hiç kapak

kaldırmadınız!

Sayın Erdoğan, şimdi de Saadet Partilileri mitinglerine

davet ediyor. Saadet Partisi, ne dış güçler tarafından tezgâhlanan gezi parkı

olayındaki taşkınlıkları; ne de sizin söz ve icraatı birbirine uymayan

tutarsızlıklarınızı destekler. Her platformda ülke menfaatini önde tutar.

Kutuplaştırıcı politikadan kaçınır. Kardeş kavgası çıkmaması için suçlayıcı,

gerilimci, ötekileştirici değil; kucaklayıcı, birleştirici, sakinleştirici bir

siyaset yöntemini benimser.

Hasan Bitmez, Saadet Partisi nin Başbakan a destek

vermeyişini de şöyle açıkladı: Hem Obama yla, Kerry ile, Bidenle, Perezle

görüşüp onlarla sarmaş dolaş olacaksın; ama onlarla paylaştıklarınızı milletten

ve Saadet Partisi nden gizleyeceksin. Mitinglerde kavgacı ve kamplaştırıcı

tavır sergileyecek; bu hassas ortamı siyasî ranta çevirmeyi hedefleyeceksin.

Sonra da kalkıp Saadet Partisi nden destek isteyeceksin!

Dikkat ediyor musunuz Erdoğan ın son söylemleri AKP

içinde bile kabul görmemeye başlamıştır. Sayın Erdoğan! Millet vicdanında

meşruiyet kazanmak istiyorsan, tutarsızlıktan kaçınmalı, samimi olmalısın! Şeyh

Edebali nin deyimiyle; Geçmişini iyi tanı ki, geleceğe sağlam basasın!