Geçmiş zamanlarda kadınların hayatı zordu. İlaldı Hatun’un hayatı, daha da zordu.

Yaptığı evlilikle ne gecesi ne gündüzü kalmış her an bir savaş çıkacak kardeşi ve eşi karşı karşıya kalacak endişesi yaşamıştı.

Evet, saraydan saraya gelin gitmişti.

Hayatında hiçbir şeyin eksikliğini çekmemişti. Fakat her an yaşamının en kıymetlilerini yitirme riski ile uykusuz geceler geçirmekteydi. Osmanlı hanedanındandı, Çelebi Mehmet’in kızı, 2. Murat’ın kardeşi ve Fatih’in halasıydı. Onu bıçak sırtında yaşamaya iten olay Karamanoğlu İbrahim Bey ile evlenmesi ile başlar.

Gerçi barış zamanları da çoktur fakat savaşlarda fena kapışmaktadır Osmanlı ve Karamanoğulları. Zaten bu da diplomatik bir evliliktir. Birbirleriyle uğraşmayı bırakır batıya açılan Osmanlı’nın ardından saldıracak güçlü devlet bırakmama arzusudur. Tarihler 1427 i gösterdiğinde Bursa’dan çıkan düğün alayı Konya’ ya ulaşır. Eşi ve kardeşi arasındaki bu mücadeleyi nasıl idare edecektir. Ne kadar soylu olursa olsun eşinin gözünde düşmanının kızı olarak mı görülecektir. Dahası çocukları da kendi kaderini taşıyacak, Osmanlı soyundan oldukları gerekçe gösterilerek saltanattan uzak mı tutulacaklardır.

Elbette taşıdıkları kandan ötürü dayılarına yakınlık duyacaktır bu çocuklar. Nitekim iki oğlu kaçıp Sultan Mehmet’in yanına gitmişlerdir. Fatih’te halasının çocuklarını en yüksek mevkilere getirmiştir. İbrahim Bey’in sadece büyük oğlu İshak, bir cariyedendir, diğer altı oğlu İlaldı’dandır. Hatta Neşri, not düşmüştür, ”İbrahim Bey, İshak Bey’den gerisinde Osmanlılık alacası vardır diye sevmezdi.”

İbrahim Bey’de sezgilerinde yanılmaz. İlaldı’nın çocukları babaları hastalanıp öldüğünde Konya’yı kuşatıp, İshak Bey’i sürgüne yollayıp, abilerini başa geçirirler.  Kara siyasanın tam kalbindedir İlaldı Hatun. Evliliğinin 10. yılında 1436’da çanlar acı acı çalar. İbrahim Bey’in Osmanlı aleyhine düşmanlarıyla ortak hareketi, 2. Murat’ı öfkelendirir, Karamanoğlu üzerine sefere çıkar, gelen haberler vahimdir.

İbrahim Bey, saygın kişileri Osmanlıya elçi gönderir, içlerinde eşi İlaldı da vardır. Kız kardeşinin gözyaşları karşısında Murat, daha fazla dayanamaz. Arkasından tuzak kurmama şartı ile İbrahim’i af eder, iki taraf aldıkları yerleri geri verir. Fakat Osmanlı batı karşısında bir hezimete uğradığında Karamanoğlu yine sözünü unutur. 1442 ye gelindiğinde Osmanlı topraklarını işgal eder. Murat çok kızar, dört mezhepten fetvalar alarak Konya’yı işgal eder.

Lakin pek çok yer viran olur, tarihçiler der ki, o zamana değin Osmanlıdan İslam ülkelerine bu kadar büyük bir zulüm yapılmamıştı. İlaldı Hatun, tekrar yanına bir grup din ulusu alıp yollara düşer. Konya onun yurdu yuvasıdır, abisine ağlar, “Madem gelip evimi harab edecek idin, beni buna niye verdiniz” der. Murat bir kez daha kız kardeşini kıramaz.

Ne ki Fatih zamanında da İbrahim Bey rahat durmamış yine elçiler göndermiş, bazı şehirleri kaybetmiş, kızını Fatih’e vererek barış sağlanmış. İlaldı’nın 1471 de eşinden sonra oğulları döneminde de elçilik göreviyle yola çıktığını görmekteyiz. Evlatlarına yardım istemek için bu kez Uzun Hasan’a gitmektedir, ne ki ömrü yetmez, yolda ölür.*

Tarihi bir hakikat ki, İlaldı Hatun’a ait büyük bir diplomatik başarı söz konusudur. Damatlar, Osmanlı’nın umurunda olmamış, en ufak bir ihanette canlarından olmuşlardır. İlaldı Sultan, Osmanlı kızı olsa da bu çekişmede yerinin eşinin yanı olduğu bilincindeydi. Konya’nın çıkarları elbet daha ağır basacaktı. Çünkü mabedi, medreseleri, minareleri artık Konya’daydı. Konya toprağında doğan evlatlarını ve halkını düşünmek zorundaydı.

Bu nedenle her elçi olduğunda sadece kendisine değil halkının uğradığı yağmalara, yıkımlara, zulümlere de ağladı. Halkının hakkını savunup her seferinde daha fazla kan akmaması için barışı sağladı.

Çok merhametli bir insan olan İlaldı, Konya’ya bir dar’ul huffaz yaptırarak hafız yetiştirilmesine önayak oldu. Buraya vakıflar bağlayarak hafızlık talebelerinin geçim derdi düşünmeden ilim tahsil etmeleri için onlara maaş bağlatacak kadar adaleti, ilme hizmeti, hakça paylaşımı öncülledi.

*Geniş bilgi için bkz. Hamid Şafakcı, ”Osmanlı ile Karamanlı arasında bir kadın: İlaldı Hatun”,Belleten,C.84,S.299,TTKY, s.105-134