Yusuf aleyhisselamın kardeşleri, Yusuf u yok etmek
istiyorlar ama nasıl yok edeceklerini bilmiyorlar.
Babaları Yakub aleyhisselâm a gidiyorlar pikniğe
çıkacaklarını söyledikten sonra Yarın Yusuf u da bizimle beraber gönder.
Yesin, oynasın, elbette biz onu koruruz diye Yusuf un da gelmesi için izin
istiyorlar.
Ya kub Aleyhisselâm : Onu götürmeniz beni üzer ve sizin
haberiniz yokken onu kurdun yemesinden korkarım der. (Yusuf 12-13)
Onu kurdun yemesinden korkarım sözü Yusuf un
kardeşlerinin kafasına dank eder.
Akşam ağlayarak eve dönerken yalancıktan kana boyanmış
gömlekle gelirler ve Onu kurt yedi derler.
Ne merhametli kurtsa Yusuf u yemişte gömleğine hiçbir
zarar vermemiş.
Rabbimizin bu ayetlerini Sevgili Peygamberimiz bize
açıklıyor: İnsanlara (yanlış) telkinde bulunmayın. Yakub un çocukları, kurdun
insanı yiyeceğini (o anda) bilmiyorlardı. Yakub Yusuf u kurdun yemesinden korkarım
deyince Onlarda Onu kurt yedi dediler buyurmuş. (Daramiden naklen Alusi
tefsiri 12/96)
Ülkenin Başbakanına Filistin e gitmemeyi önerme
küstahlığında bulunan Amerika Dışişleri Bakanı Kerry ve ona brifing veren
Amerika büyükelçisiyle son bir sene içinde görüşüp sohbet eden asker, öğretim
üyesi, iş adamı ve gazetecilerin kimler olduğunu devletin ilgili birimleri
mutlaka biliriyordur ama ne konuştukları da araştırılmalıdır.
Havadan sudan konuştuk diye cevap verebilirler,
söyledikleri de doğru olabilir ama o bahsedilen hava ve sudan anlam
çıkarabilecek adam istediğini almış olabilir.
Bedir harbi öncesinde yakalanan müşrik bir casusla
Sevgili Peygamberimiz, havadan sudan konuşmuşlar. Yemeklerinden sularından
konuşmuşlar. Daha sonra Sevgili Peygamberimiz, müşriklerin sayılarının 900 ile
1000 kişi arası olabileceklerini söylemiş.
Yeni yetme zenginlerden biri anlatıyor: Orta büyüklükte
olan, halkı birbirini tanıyan bu şehirlerde zengin olmak için fazla akla
ihtiyaç yok. Çok çalışıp biraz sivrildin mi yüzlerce insanın aklı, bilgisi,
parası, tecrübesi, yetkisi senin emrine sunulur. Filan mahallede daralan ve
malını çok ucuza satışa çıkaran adamı mahalleden biri gelir sana haber verir.
Haciz işleriyle uğraşan yetkili, değerli malları sana bildirir. Belediyede
işlerini kolaylaştırmak için sana gelip teklifte bulunurlar. Ve daha akla
hayale gelmedik teklifler gelir ve sende şaşar kalırsın diyor.
-Peki sen onlara ne verirsin
-Benim büroda oturmaları, çay içmeleri, öğle vakti ise
yemek yemeleri birçoğu için yeterli. Ancak elinde bazı yetkileri olanlar çakal
paylarını alırlar diyor.
Düşmanın aklına gelmeyeni getirme.
Komplo teorileri üretenlerin aklı da onlar için
çalışıveriyor.
Cinayet romanları yazanların canilere fikir verdiği gibi
dünyadaki insanların damarlarındaki kana göz dikmiş canilere de bu tür
komplolar yol gösterebilir.
Düşmanım bana her şeyi yapsa da nasırıma basmasa dese
düşmanı onun nasırına basar. Bunu söylemeseydi düşmanı onun ayağında nasırı
olduğunu bilmeyecekti. Düşmanın neleri yapabileceğini bil. Karşı tedbirini al
ama sivrisineğe kanın yolunu gösterme.