Milli Görüş Lideri Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Kıbrıs Barış Harekâtı’ndaki rolü ne?

* Kimilerinin ısrarla dile getirdiği üzere Kıbrıs Barış Harekâtı’nı dönemin Başbakanı Bülent Ecevit mi yönetti, yoksa son vuruşu gerçekleştiren Başbakan Yardımcısı Erbakan Hoca mıydı?

* Kıbrıs’ın fethinde Milli Görüş’ün dahli ne kadardı?

Yıl; 1974… Tam da Türkiye’nin Kıbrıs Barış Harekâtı’na başlama günleri… Bülent Ecevit Başbakan olarak temaslarda bulunmak üzere İngiltere’ye gidiyor. Koalisyon ortağı Milli Selamet Partisi (MSP) Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Kıbrıs Barış Harekâtı dolayısıyla ABD’nin “6. Filo ile saldırırız” tehdidine yönelik pilotları toplayarak şunu söylüyor:

“6. Filo’ya şehadet dalışı yapabilecek pilotlar bir adım öne çıksın...”

Ne oluyor biliyor musunuz? Pilotların tümü bir adım öne çıkıyor. Peki, sonra ne oluyor? Ortada 6. Filo falan kalmıyor, anında kayboluyorlar. Siyaset biraz da riski göze almaktır…

***

Biraz daha ayrıntı vermek gerekirse;

* Başbakan Bülent Ecevit’in Esenboğa Havalimanı’ndan İngiltere’ye uğurlanışının ardından Başbakan vekili olan Prof. Dr. Necmettin Erbakan, devrin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar’a, “Harekâtı derhal başlatın” emrini verdi.

* Bu emrin alınmasından yarım saat sonra, ‘ABD’nin 6. Filo’sunun İtalya’dan Akdeniz’e açıldığı’ şeklinde bir istihbarat geldi.

* Bu istihbaratı alan Erbakan Hoca, yine Esenboğa Havalimanı’nda pilotlara hitaben bir konuşma yaptı. Toplam 173 pilot “U” şeklinde sıralandı. Erbakan Hoca’nın yanında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar paşa ve kuvvet komutanları vardı.

* Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, 6. Filo’nun 15 parça gemiden oluştuğunu, en büyüğünün ise Kennedy uçak gemisi olduğunu, her geminin bacasından bir pilotumuzun dalış yapacağını, Kennedy uçak gemisine ise iki pilotumuzun kamikaze pilotları gibi saldırıp saf dışı bırakacaklarını, bu nedenle 16 gönüllü pilota ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Ve gönüllü pilotların üç adım öne çıkmasını istedi.

* Orada bulunan toplam 173 pilotumuzun hepsi derhal üç adım öne çıktı.

* Bu onurlu tutumdan son derece memnuniyet duyan Erbakan Hoca, “İkinci emri bekleyin!” deyince ve bundan 15 dakika sonra gelen ikinci istihbarat: “ABD’nin 6. Filo’sunun ilerlemesi durdu, olduğu yerde demir attı!” şeklinde oldu.

* Milli Görüş Lideri Erbakan Hoca’nın çelik iradesi ve milli cesareti ABD’yi hizaya getirdi…

***

Erbakan Hoca’nın yol arkadaşlarından Süleyman Arif Emre de bu anekdotu defalarca anlattı…

“BEN DEMİŞTİM” DEMEK İSTEMEM AMA!..

Birkaç gün önce bir haber; “Menemen Belediyesi, Şişli Kent Konseyi ve azınlık vakıflarının temsilcilerinin de katıldığı kahvaltıda tüm konuşmacılar Mustafa Sarıgül’den ‘daimi başkan’ diye söz ederken, CHP’li Menemen Belediye Başkanı Tahir Şahin, ‘Çok ama çok yakında Sarıgül yeniden Şişli Belediye Başkanı olacak’ açıklamasında bulundu.”

***

Vay vay vay! Bu da nereden çıktı a be yav? Ama sayın seyirciler, sevgili konuklar bir dakikanızı istirham ediyorum;

Tarih, 30 Mart 2017. Yani, aradan beş ay geçti…

Bu köşede kaleme alınan “Fısıltı” başlıklı bir yazı... Okuyalım mı;

“Geçen bir toplantıda bir dost kulağıma eğildi. ‘Biliyor musun?’ dedi.

Soruyla mukabelede bulundum, ben de; ‘Neyi biliyor muyum?’

‘Eski Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ü biliyorsun!’

‘Heee, uzaktan biliyorum, ne olmuş ki!’

‘Yahu hemen heyecanlanma! Mustafa Sarıgül, CHP Genel Merkezi ile daha doğrusu Kemal (Kılıçdaroğlu) Bey’le anlaşmak üzere imiş. Birkaç husus kalmış, onları halletmek için de üzerinde konuşuyorlarmış!’

‘Nasıl yani!..’ dedim.

‘Yanisi şu; tamam Mustafa Sarıgül, oğlu Emir Sarıgül ve ekibi şu andaki Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü yüzünden CHP Genel Merkezi ve İstanbul teşkilatı ile papaz oldu, araları bozuldu. Epeydir de ortalıklarda gözükmüyorlardı, malum olduğu üzere. Ama söylentilere göre, Mustafa Sarıgül, aday olup kazanamadığı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinden sonra toparlandı, bu arada moral depoladı. Hatta ve hatta İstanbul’da resmi ziyaretlere bile başlamış…’

‘Anlayamadım, ne demek bu? Sarıgül, İstanbul’da resmi ziyaretlere bile başlamış da ne demek?’

‘Şu demek; gelecek mahalli seçimlerde ben varım. CHP’den belediye başkan adayı olacağım. Ahanda geliyorum! demek… Sarıgül deyince orada bir dur ve düşün!’

***

Fısıltı böyle…

Bu fısıltı, bu kulis ne kadar gerçekçidir, dostumun CHP içinden aldığı bilgiler ne kadar sağlıklıdır bilemem ama gerçekten böyleyse, CHP’de yeni tartışmalar, yeni kulisler, yeni spekülasyonlar yakında hem de pek yakında başlayacaktır demektir…

Hadi bakalım kolay gelsin!”

***

“Ben demiştim, ben yazmıştım...” demek istemem ama…

Ne dersiniz, sizce de sahiden de olacak mı?

İLGİNÇ DOSTLUKLAR!

Şu dostluklar nedense hep dikkatimi çekmiştir.

* Süleyman Demirel - Yavuz Donat

* İsmet İnönü - Metin Toker

* Turgut Özal -Halis Toprak

* Ertuğrul Özkök - Aziz Yıldırım

* Deniz Baykal - Rauf Tamer

* Pascal Nouma- Mustafa Topaloğlu

* Ahmet Hakan - Sayım Çınar

* Cemil Çiçek- Ali Coşkun- Abdulkadir Aksu

* Mehmet Ağar-Fatih Terim

* Murat Belge-İsmet Özel

* Necip Fazıl Kısakürek - Nazım Hikmet

* Cahit Zarifoğlu-Erdem Bayazıt

* Rasim Özdenören- Akif İnan

* Melih Gökçek - Ahmet Hakan

* Hüsamettin Cindoruk-Emin Çölaşan

* Ali Şen-Alp Yalman

(Ey okur; iş bu dostluklardan bazıları tarihin akışı içinde bilahare bozulmuş gibi olabilir!..)

MESAJ PANOSU

Selamünaleyküm Adnan Bey. Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum. Geçen haftalarda yapılan Büyük Kudüs Mitingi’ndeki konuşmaları Milli Gazetemiz kitapçık olarak verebilirse tarihe silinmez bir not düşülmüş olur. Çorum’dan selamlar… (R. YİĞİTOĞLU / ÇORUM)