Kanıksanmışlık insanın başının belâsı. Görünmeyen tehlike. İçinde bulunduğu süreçte artık yadırganmayan, alışılan ve benimsenen bir yaşama tarzı.

İnsanlığın modernizm tuzağında, tüketim sarmalı içinde kendini yitirince hiçbir şeyin farkına varılamıyor. Küresel sermaye insanlığı iliklerine kadar emer. Bu, edilgin olanları güçsüzleştirirken düşünmesine alan bırakmaz. Günümüz insanlığının, özelde de Müslümanların içinde bulunduğu durum vahim. İnsanlığın haklarını araması, sahiplenmesi özgürleşmesi böylesi bir durumda beklenemez. Kabullenmişlik ve kanıksanmışlık insanlığı dondurur hâle getirmiş.

Bir millet sabahtan akşama kadar birbiriyle boğuşup çekişirken emperyalizm çarkı işliyor. Moderinzmin silahlarıyla birbirini vuruyor, yıpratıyor ve tüketiyor. Modern Türkiye insanının içine düştüğü en büyük tuzak.

İdeolojiler, karşıtlıklar sadece onların tetikçiliğini yapmaya yarıyor. Spor üzerinde yürütülen kampanyalar, Batı düşüncesinin ve modernizmin sadece bir aracı. Taraflar da bu oyunun kurbanı oluyorlar.

Sosyal medya, yazılı, basılı medyanın yerini alınca önü alınamaz kampanyalara dönüştü. Sağlıklı bir düşünüşten yoksun oluş nefret ve öfkeyi, milletin bölünüş ve parçalanışını hızlandırdı. Buluşabilecek ortaklıklar yok ediliyor. Tahammül sınırları kalmıyor.

Müslümanlar bu kampanyalar içinde yer alırken sonuçlarının nereye varacağının farkına bile varamıyor. Yakın zamanda emperyalizmin dayattığı bir “İklim Kanunu” sorunu var. Taraf olmanın getirdiği asıl sorun, bu büyük soruna karşı direnemeyiş. Çünkü emperyalizm güdümünde olan bir yönetim olunca, dayatmaları kabul edince, bağlıları da hiçbir tepki vermeden, karşı koymadan teslim oluyor.

Bu milletin ekmeğiyle oynanıyor. Tütün kotası, pamuk, şeker pancarı, afyon kotaları birer dayatmadır. Bunlar kabullenildi. Bir tarım ülkesi olan Türkiye çoraklaştı. Küresel sermayenin şekerini, sigarasını ve sağlık gereçlerini tüketiyor. Artık ülkemizde doğru dürüst bir üretim alanı yok.

Bir dönem tavuklar kuş gribi nedeniyle imha edildi. O gün bugündür, tavuk besleme, yumurta üretimi sadece sermayeye bırakıldı. Köylerde ve kasabalarda insanlar artık tavuk beslemiyor. Her tarafa açılan marketlerden bu gereksinimlerini karşılıyor. Günlük tüketimlerini artık yerine getirmiyor. Hayvan beslemek, tereyağını, peynirini, çökeleğini, kavurmasını yapacak faaliyetleri kalmadı. Gençler, sıradan bir eğitim çarkında bir sürüye dönüştürüldü. Onlar diplomalı bilgisizler, sıradanlıklarla meydana salındı. Onlar da haklı. Kapı gibi diplomalarıyla ortalıkta ne iş beğendi, ne üretime katkıda bulundu. Modern araçlara sahip olmak adına her türlü yollara yöneldi.

Günümüz cinayetlerinin, gasplarının, talanlarının küçüğüne mahkûm edildiler. Asıl sorun büyük sermayenin, bankaların ve insanları iliklerine kadar sömürenlere teslim olundu.

Emperyalizmin gölgesinde kendini armaya kalkışma talihsizliğini yaşıyor.

Şimdi de ideolojiler adına birbirini yiyor. Kimi Kemalizm adına, kimi sağ, sol ve din, milliyetçilik, ırkçılık adına bu çarkın içinde yer alıyor. Öğütüldüğünün farkına bile varamıyor.

Medeniyetsiz, kültürsüz, birikimsiz ve sıradan bir yığına dönüşülüyor.

Müslümanların yeniden bir bilinç ile Hakikat medeniyetinin farkına varması, asıl düşüncesini ortaya koyması gerekmektedir. Ortak düşünüş alanlarında buluşması, birbirine tahammül etmesi, kusurları görmezden gelmesi gerekmektedir.

İnsanlığın İslâm’a ve sahih Müslümanlara ihtiyacı var. Kapitalizmin, emperyalizmin tuzağına düşmeden özünde olması bir zorunluluk. İnsanlık ve Müslümanlar adına. Emperyalizm ve kapitalizm insanlığı sömürmeye, kendi olmaktan çıkarmaya devam eder.