İşimizle değil kişilerle uğraşmaktayız. Siyasetçilerimizden öğretmenlerimize. Öğrencilerimizden ev hanımlarımıza. İşe odaklanmak, daha güzel üretimler yapmak, daha başarılı olmak dururken.
Kişilerle uğraşmak.
Eltisi yüzünden kanser olduğunu anlatan kadın.
Ya da kayınvalidesi sebebiyle depresyona girdiğini duydum da.
Üniversite öğrencisi kızların yaşadığı, çağın bu yeni sıkıntısı var mıydı bizim zamanımızda diye epey düşündüm.
Öğrenci B. arkadaşlarının kendisini dışlaması yüzünden yakalandığı hastalığı anlattı.
Yetmemiş, onu satmışlar da.
Nasıl satmak dedim.
“Benimle konuşmayı bıraktılar, arkadaşlıklarını kestiler, aldıkları kararları benden gizlediler, gidecekleri kafeleri, yiyecekleri yemekleri benden sakladılar, sosyal medyadan sildiler, arkamdan dedikodumu yapacaklarını anladım.”
Yok daha neler.
Bak düşman üretiyorsunuz, boş verin, Kızılderili atasözü ne der, “Bin dost az, bir düşman fazladır.” Ne demiş atalar, “Düşmanı anan bile doğurur”, iyilik üzere ol, iyi düşün beynin serotin hormonu salgılasın, mutlu olursun.
“Hocam ben zaten iyilikten başımı kaldıramam, C. arkadaşımı o kadar çok destekledim ki, Erasmus yapacak, çok başarılı olursun dedim, işyeri açacakmış, çok iyi olur dedim, ben de Erasmus düşünüyorum babam bana da büro açacak deyince, üçüncü arkadaşım olan F.dedi ki, sen hiçbir şey yapamazsın, ancak C.’nin yalağı olabilirsin.
Bakar mısınız hocam benim iyi niyetim, arkadaşımı motive etmem, ona güven ve destek vermem ve öteki arkadaşım benim gibi davranmayıp ona hasetle diş bilerken, beni de ne ile suçladı. Günlerce ağladım, sinirlerim harab oldu, insanlar niye kötü olurlar”.
Öğrenci o kadar perişandı ki hala yüzü kıpkırmızı hıçkırıyordu.
Oysa elemini restore edecek atalar sözü mevcuttu, “Ayıpsız dost ararsan dostsuz kalırsın.” “Ararsan dost ara, düşman ayağının dibindedir.”
Sosyal medyada eski arkadaşlarımızın kurduğu gruplar hep düşmanlık üzerinden ilerlemekte.
Seküler ya da inançlı kesim bu konuda birbirlerine o kadar benzemekteler ki.
Düşmanlar sarmış her yanı, ülkeyi kurtarmak için en etkili kelimeleri kurşun gibi kullanma yarışı.
Birbirlerinin tezini çürütmek için akla gelmedik cehaletler.
Oysa her iki kesim de enerjilerini birbirlerini utandırmaya, sinirlendirmeye, kızdırmaya harcayacaklarına, biraz daha fazla kitap okusalar cehaletleri ve esaretleri ile yüzleşseler çok yerinde olacak.
Ne güzel söylemiş atalar;
“Akıllı düşman akılsız dosttan hayırlıdır.”
“İnsanlarla öyle iyi geçininiz ki düşmanınız bile ölümünüze ağlasın.” (Hz. Ali)
“Düşmanlarınızın en kuvvetlisi içinizdedir.” (Hz. Muhammed)