Toplumsal meseleler konuşulurken hep kadın odağında konuşulur. Değişimin de problemlerin de çözümlerinde odak noktasına hep kadın meselesi oturtulur. Siyasiler de -izm’ler de söylemlerini üretirken “kadın” meselesi üzerinden üretir.
Kadın kurtulursa tüm insanlığın kurtulacağı söylenir.
Kadının güçlü olduğu vurgulanır. Değilse, eziliyorsa, şiddete maruz kalıyorsa, hak ettiğini yaşayamıyorsa güçlendirilmesi gerektiği konuşulur... Nasıl güçlendirileceği üzerine politikalar üretilmeye çalışılır.
Hele kadın hakları dendiği zaman akan sular durur.
Kimse toz konduramaz bu konunun üzerine.
Bu kadar çok konuşulmasına, bu kadar çok dertlenilmesine rağmen en çok kadınlar sömürülür. Zaten kadını istismar etmenin bir başka yoludur, bu kadar çok konuşmak. Çok konuşulan konunun genellikle uygulamada karşılığı olmaz neticede.
Yine de en çok kadındır köle olan…
Batı’nın kadınları da Doğu’nun kadınları da sömürü düzeninin bir parçasıdır. Haliyle tüm insanlar da köle olarak yetişir.
Bu sömürüye boyun eğmeyen dünyada tek bir yer vardır…
Kadın başta olmak üzere tüm insanlığın üstüne karanlık gibi çöken o sinsi gücün sömüremediği öyle bir coğrafya vardır ki… En özgür insanlar orada yaşar. Çünkü bu coğrafyanın kadınları dünyanın en özgür kadınlarıdır. Ve o kadınların yetiştirdiği evlatlar, asla boyun eğmezler hiçbir tahakküme.
Elbette dünyanın en özgür coğrafyası Filistin’dir… Ve Filistinli kadınlar, dünyanın en özgür kadınlarıdır.
Medya, siyasiler, -izm’ler, kadın hakları savunucuları Filistinli kadınları hiçbir zaman görmezler.
Filistinli kadınların, kadın hakları diye bir söyleme de ihtiyacı yoktur, güçlendirilmeye de!
Coğrafyalarında yaşanan onca acıya rağmen en özgür insanlardır onlar. Çünkü küresel güçlere de küresel söylemlere de boyun eğmez onlar.
Tırnakları kırıldı, son moda eşyalara sahip olamadılar, çocukları diğer çocuklardan daha üstün başarıya sahip olamadı diye depresyona girmezler.
Kaç fonksiyonlu airfryer’ı olmadığı için üzülen kadınların aksine onlar gaz olmadığı için elleriyle kerpiç fırınlar yapan ve mücahitlerini doyuran kadınlardır.
Dünyalık makam ve mevkilere gelsinler diye çocuklarını yarıştıran annelerin aksine şehit olsun diye büyütür onlar çocuklarını…
Sunduğu imkânlara göre eşine değer veren kadınların aksine her sabah şehit olsun diye uğurlar onlar eşlerini…
Biz dünya onların başına yıkıldı sanarken onlar bizim yok sandığımız varlıklar içinde üretmeye ve mücadele etmeye devam ederler.
Çünkü onlar, dünyanın en özgür ve en cesur kadınlarıdır.