İki Ateş Arasında -III-

Yakın dönem olayların tırmanışı, çözülme sürecinin etkileri ve bunları besleyen unsurlar çok yönlü bir seyir izliyor. Diyarbakır sembolünden yola çıkarak üzerinde durduğumuz süreçle ilgili önemli gelişmelerden söz etmek daha doğru ve gerçekçi olur.

Siyasal boyutuyla Millî Görüş geleneğinin bölgede karşılık bulması düşünce geleneğiyle doğrudan ilgilidir. Bu ilgi, zaman zaman çıkış ve inişler de yaşıyor.

Kürt milliyetçiliğinin varlığından söz edilmediği zamanlarda, sadece sol eksenli bir Kürt milliyetçiliğinden söz edilebilir. Bölge halkının, Türkiye genelinde olduğu gibi; sola, özellikle komünizme tepkisi burada da belirgindir. Sol kisveli Kürt milliyetçiliği bu bölgede de bir varlık gösterememiş, solcu Kürt aydınlar da etkili olamamışlar, etkileri sınırlı kalmıştır. Solcu aydınların Kürt milliyetçiliği CHP ya da diğer sol partiler içinde oluşu bir başka paradoks. Ne ki, bu bölge halkının mütedeyyinliği, İslâm a bağlılığı ile bir çatışma ve gerilime neden oluyor.

Millî Görüş ün bölgenin nerdeyse bütün illerinde sürekli olarak milletvekili çıkarması belli bir döneme kadardır. Bu hareketin bölgede inişe geçişinin ve bir kırılma yaşamasının da nedenleri bellidir. Türküçülük hareketinin bölgede tepkiyle karşılanması ve bu hareketin temsilcilerinin verdiği rahatsızlık öteden beri biliniyor. MNP, MSP ve RP belli dönemlerde bölgede çok güçlüyken ve 1. sıradayken nasıl oluyor da birden bir inişe geçiyor ve bundan sonra onun yerine Kürt milliyetçiliğini temsil eden siyasal bir hareket yükselişe geçiyor. Bunlar da birbiriyle bağlantılıdır. Veya, Millî Görüş geleneğinin bölgede çökertilmesiyle Kürt milliyetçiliği tırmanışa geçiyor. RP, bir seçimde, Diyarbakır da 78 bin oy alıyor, Türkiye genelinde barajı geçemediğinden milletvekili çıkaramıyor. Barajı aşsa, 6 milletvekilinden 5 ini alacak. Bir sonraki seçimde RP, MHP, IDP ittifakında önemli bir tedirginlik yaşanıyor. Diyarbakır da miting yapılmaması, eğer Alpaslan Türkeş gelirse olaylar çıkacağı söylentileri yayılıyor. Bunun üzerine Diyarbakır mitinginden bir hafta önce partili gençler, hafta boyunca arabalarla kentte tur atıyorlar, varlıklarını ve güçlerini gösteriyorlar. Mitinge yalnız Erbakan Hoca katılıyor, miting olaysız sona eriyor. Bu seçimde oy miktarı 18 bine düşüyor. Bu üçlü ittifak ve sonrasında Orta Anadolu ve Batı da bir yükselişe geçilirken, Güneydoğu ve Doğu Anadolu da düşüş başlıyor. Bir sonraki seçimde Diyarbakır da yeniden oy miktarı 58 bini buluyorsa da bu son yükseliş dönemi oluyor.

Bölgede yükselen Kürt milliyetçiliği ve terör olaylarının önü alınamıyor. Gerek tim, gerek silahlı güçler kontrolu elinden kaçırınca bazı din kisveli kuruluşların içinde örgütlenen Abede ve Mossad Hizbullahı ilim kanadı cinayetler serisine başlıyor. Bu olaylarda faili meçhul cinayetlerın ardı arkası kesilmiyor. Bu süreç tam bir yıl sürüyor. Bu durum, karşı tarafın ekmeğine katık oluyor. Hem Hizbullah ismi, hem İslâmi sıfatlı grubun terörü ve cinayetleri Kürt milliyetçiliğinin tırmanışını da sağlıyor. Burada bir taşla bir kaç kuş birden vuruluyor. Hizbullah Kürtlere karşı kullanılır ve terör çökertilirken, bölge halkı hem Millî Görüş geleneğinden uzaklaştırılıyor hem de İslâmi duyarlılık ve gelenek çökertiliyor. Medreselerin çökertilmesi, tarikat gruplarının gözden düşmesi de bir başka neden. Bu süreçte, RP, FP ve SP sürecinde istenilen, arzu edilen yükseliş grafiğini yakalayamıyor. Batı da ve Orta Anadolu da yükselen grafikle birlikte Millî Görüş geleneğinin bütüncül ve medeniyet eksenli bakışına Türkçü söylemler karışıyor. Bazen istenilmeden de olsa resmi ideolojinin söylemlerinin etkisi de belirginleşiyor. AKP ayrışması da Türkçü söylemin bir diğer sonucudur.

Zaten duyarlı olan bölge halkı bu gibi küçük ayrıntılarla giderek Millî Görüş hareketinden de uzaklaşıyor.

Millî Görüş, medeniyet eksenli ve İslâmî bakışlı bir hareket. Böyle olmasına karşın Millî kavramının İslâm milleti eksenli ve bakışlı olmasına karşın, Millî Görüş ulusalcı bakışla özdeşleştiriliyor. Hatta bu propaganda etkisini de gösteriyor. Millî Gazete adı, Millî Görüş kavramı İslâm medeniyeti ve düşüncesi dışında algılanıyor. Oysa ki Kur an-ı Kerim de ifadesini bulan "Milletî İbrahim" İbrahim milleti ve İslâm milleti özü ve ruhunu taşıyor Millî Görüş kavramı.