Ana muhalefet partisi CHP çatısı altında yaşanan gelişmeler bize mahkeme kararına karşı direnişten kabullenişe doğru bir geçiş süreci yaşandığını gösteriyor.

Mutlak butlan kararının açıklamasından sonra göreve döndürülen Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibine karşı başlangıçta sergilenen direniş giderek bir kabullenişe dönüyor.

Artık mahkeme kararını tanımıyoruz açıklamaları yapılmıyor.

Artık genel merkezi terk etmeyiz açıklamaları yapılmıyor.

Artık meydanlara çıkın açıklamaları yapılmıyor.

Artık sokaklara dökülün açıklamaları yapılmıyor.

Peki, ana muhalefet partisi CHP çatısı altında kendilerine yer bulamayanlar bugünlerde ne yapıyorlar?

CHP ruhunu taşıma hazırlıkları yapıyorlar.

Yani kurulacak yeni bir partiye taşınma hazırlıkları içindeler.

İlk günlerdeki o anlamsız direniş çağrılarının yerini şimdi daha aklı başında düşünceler almış bulunuyor.

Biraz da bundan sonra başlarına gelmesi muhtemel olaylar üzerinde kafa yoruyorlar.

Mesela Ekrem İmamoğlu’ndan sonra Özgür Özel de tutuklanırsa ne yapacaklarını şimdiden planlamaya çabalıyorlar.

Sanki pabucun pahalı olduğu anlaşılmış gibi bir hava esiyor.

Yeni kurulacak bir partiye CHP ruhunu taşımaya uğraşıyorlar ama bugün CHP çatısı altında yaşanan kavga gürültünün yeni partiye de taşınmış olma riski gözlerini korkutuyor.

Tek partili dönem sonrasında ülkemizde kurulan pek çok partinin CHP’den ayrılan isimler tarafından kurulmuş olduğu hatırlanınca bugün yaşanan gelişmeleri anlamak kolaylaşıyor.

CHP belli zaman aralıkları ile yeni bir partinin kuruluşuna vesile olmazsa sanki huzursuz oluyor.

Bugünlerde yine benzer bir huzursuzluk dönemi yaşıyorlar!

Yeni bir parti kurulacak ve taraflardan biri o parti çatısı altında toplanacak. Ondan sonra da hangisinin gerçek CHP olduğu tartışmaları yaşanmaya başlayacak.

Bütün bunların yerine ana muhalefet partisi CHP’nin kapısına bir kilit asılsa ve bizden bu kadar denilse sanırız daha sağlıklı ve mantıklı bir iş yapılmış olur.