ÖYLE anlaşılıyor ki CHP’liler “dine karşı bir parti” gibi gösterilmekten fevkalade rahatsızlık duyuyorlar!
Genel Başkanları Kılıçdaroğlu, “Bizi bazı çevreler dinsiz parti olarak göstermeye çalışıyor” diye yakınıyor!
Vatandaşlardan bu haksız ithamlara(!) inanmamalarını isteyen Kılıçdaroğlu şöyle diyor: “Kurumların dini olmaz. Merkez Bankası’nın dini var mı? Maliye Bakanlığı’nın dini var mı? Bu tür haksız ithamlara inanmayın!”
Tamam, kurumların dini olmaz diyelim de kimse niye Merkez Bankası’nı “dinsiz banka” gibi göstermeye çalışmıyor!
Ya da kimse niye Maliye Bakanlığı’nı “dinsiz bakanlık” gibi gösterme gayreti içinde değil?
CHP bazı çevrelerin kendilerini “dinsiz parti” gibi göstermesinden rahatsız ise önce geçmiş yıllardaki icraatlarına bir bakmak zorundalar!
Böyle bir suçlama durduk yerde çıkmış değil ki! CHP liderinin “bazı çevreler” diye tanımlamaya uğraştığı kesim “milletin ta kendisinden” başka bir şey değil!
Millet CHP’yi iyi tanıyor!
Çektiği çileleri henüz unutmuş değil!
CHP’lilerin dini konulardaki “mesafeli duruşları” hatta zaman zaman “karşı duruşları” hala hafızalarda olanca canlılığı ile duruyor!
Bize kalırsa CHP’liler “dine karşı bir parti gibi” gösterilme iddiasından vazgeçerek geçmişte verdikleri bu görüntüden dolayı milletten özür dilemeliler!
“Biz kurumuz, kurumların dini olmaz” gibi bir savunma kendilerini temize çıkarmaz!
Partiler kurumsa öteki partiler de kurum! Hangisi hakkında böyle bir suçlama söz konusu?
Demek ki kurum olma dışında başka problemler var!
CHP, “Merkez Bankasının dini var mı? Maliye Bakanlığının dini var mı?” diye sorma yerine, “Bizi niye böyle suçluyorlar, nerede yanlış yaptık?” sorusuna cevap aramalılar!
CHP açısından yaşanan tek olumlu gelişme, eskiden böyle suçlamaları dert etmezlerdi, şimdi ise dert ediyorlar!
Dert ediniyorlar ama ortaya sürdükleri gerekçeler tutarlı gerekçeler değil!
Özetlersek “dine karşı söylemlerden ve eylemlerden” vazgeçmedikçe bu tür suçlamaların muhatabı olmaya devam edecekler demektir!
“Ama biz kurumuz” deyip milleti susturamazlar!