Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın ‘Evet’ kampanyası kapsamındaki toplantısına izin vermeyen Almanya’ya çatan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun değerlendirmesi son derece dikkat çekiciydi: “Terörist başlarına izin veriyorsunuz, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’na izin vermiyorsunuz. Bunun izah edilir bir yanı yoktur. Bu Alman derin devletinin sistematik uygulaması haline geldi.”

“Derin devlet” uzun yıllardır bizim de gündemimiz değil mi? 

1) Ciddi devletlerin “derin devleti” var mıdır? Vardır. 

2) Türkiye’nin de “derin devleti” olmalı mıdır? Olmalıdır. 

3) “Derin devlet” gerektiğinde “darbe” hazırlığı, “illegal işler” yapmalı mıdır? Hayır, kesinlikle böyle kirli işlere tevessül etmemelidir. 

4) Bu “derin devlet” ne için çalışmalıdır? Milletin yüksek menfaatleri için çalışmalıdır. “Derin devlet” özellikle dışarıda ve içerde “hain”, “alçak” güçlere karşı önlem almalıdır. 

5) “Derin devlet”e mensup olanlar, “Ben derin devletim, astığım astık, kestiğim kestik” demeli midir? Hayır, dememelidir. 

6) Olması gereken bu “derin devlet”, ülkeyi yönetenlerin emrinde, milletin meşru hizmetinde bulunmalıdır… 

DERİN DEVLET NEDİR NE DEĞİLDİR?

DERİN devlet, esasen Anayasa’da belirlenmiş devlet yapısı dışında oluşturulan devlet yapısını ifade eden siyasi terim. Derin devlet kavramı politikacıların da uzun yıllar gündeminde yer aldı. Siyasetçiler, bu konuda neler dediler geçmişte, bir bakalım mı?   

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanlığı döneminde, AGOS gazetesi Genel Yayın Yönetmeni HrantDink’in öldürülmesinin ardından, 26 Ocak 2007 tarihinde Kanal 7’de yayınlanan İskele Sancak adlı programda şu sözleri dile getirdi: “Derin devletin varlığına katılmıyorum diye

bir şey yok, katılmıyorum olur mu, neden olmasın. O her zaman olmuş. Türkiye Cumhuriyeti döneminde başlamış bir şey de değil. Ta Osmanlı’dan. Bu gelenekten gelen bir şey zaten. Ama bunu minimize etmek, mümkünse yok etmek, bunu başarmak gerek.”

Eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener: “Derin devlet öteden beri polemiklere konu olmuştur. Bir takım güvenlik birimleri, kamu sıfatına sahip kişiler kendilerine görev ve yetki biçiyor. Yasaya dayanmıyorsa, yapılan işi devlete ait bir iş olarak görmüyorum.” 

Süleyman Demirel: “Derin devlet, devletin kendisidir. Askerdir, derin devlet. Cumhuriyet’i kuran askerler, devletin yıkılmasından daima korku duyar… Derin devlet şu anda devrede değil. Derin devlet, kanaatlerime göre, devleti yıkılma sınırına getirmediğiniz sürece hareket halinde değildir.

Onlar ayrı bir devlet değil, ama devlete el koydukları zaman derin devlet olurlar.”

Kenan Evren: “Sayın Demirel doğru söylüyor. Derin devlet biziz. Devlet zaafa uğradığında el koyarız. 1980’de Demirel’in suçu yoktu. Daha yeni gelmişti, ne yapalım onun dönemine rastlamıştı.”

Bülent Ecevit, 26 Eylül 1974’te, Giresun’da yaptığı bir konuşmada şu ifadeyi kullandı: “12 Mart sonrası dönemde adı sanı ortaya çıkan ve tedbirlerin ve hatta soruşturmaların hukukiliğine ve insaniliğine gölge düşüren Kontrgerilla adlı örgütün, bu resmi görüntülü fakat gayri resmi örgütün

niteliği ve amacı üzerindeki örtü kaldırılamamıştır.”

Eski MİT mensubu, Mahir Kaynak: “Derin devletin ülkenin geleceğini planlayan ve bunu gerçekleştirmek için politikalar üreten bir akıl olarak tanımladım.” 

***

Devletin en tepe noktasında yer alan isimler, “Evet, derin devlet var...” demekte. 

O zaman yapılması gereken bu “derin devlet”i milletin yararına kullanmaktır…

Öyle değil mi?

HAYRET! BU YOLDA ARAÇLAR TERSTEN İLERLİYOR!

Selamünaleyküm Adnan Bey…

Bendeniz Kayaşehir 1. Bölge’de ikamet eden bir vatandaşım. Kayaşehir’e taşınalı 5 yıl oldu. 5 yıldır sıfırdan şehir kuranların ne kadar kötü bir şehir yaptıklarını yaşayarak görüyoruz. Mesele şu; Bulvar İstanbul Evleri’nin önündeki yol 5. yılda 5. defa kazılıyor. İki şerit olan yer,  tek şeride

düşüyor ve 100 bin kişinin yaşadığı şehirde başka da çıkış yolu yapılmadığı için sabahları işe gitmek tam bir işkenceye dönüyor. Ki bu yol yanlış yapıldığı için burada insanlar öldü. Bu kadar yani…

Aslında tam da sorun burada başlıyor. Çünkü bazı aklıevveller, kul hakkı tanımazlar ve utanmazlar 17. Bölge’den dolaşıp yola tersten girip cadde, dükkânların önünden tersten giderek büyük bir tehlikeye de davetiye çıkarıyor.  Topkapı Okulları’nın önünden karşı şeride geçerek düzgünce

yolundan gidenlerin de önüne geçip öyle gidiyorlar. Tabii buna gitmek denirse! Hatta dün bir dolmuşa denk geldim, Plakası 34 M …7 idi. Taa nereden, ters yola girip karşıdan araçlar gele gele yoluna devam etti. Burası Teksas mı Adnan Bey! Bu nasıl bir trafik nasıl bir yönetim, nasıl bir

Oda? Nerede bu devlet? Bu mesele ile ilgili belediyeyi ve polis karakolunu aramama rağmen bir çözüm nedense bulunmadı. Sanırım bir kaza olup Allah korusun biri ölünce çözüm bulacaklar... Böyle olur mu ama! İlla ki birinin daha ölmesi mi gerekiyor!

Kısa ve tez zamanda belediye, ilgili taraflar ve trafiğin konuya el atmasını rica ediyorum. 

Selam ve saygılarımla… (Mustafa CANITEZ)

MESAJ PANOSU

BURDUR Bucak’tan emekli imam hatip İsmail Bedir aradı. Şunları söyledi; 

“Promosyon, promosyon diye bu milleti canından bezdirdiler. İlçedeki devlet bankasına gittik hanımla birlikte, bu promosyonu almak için. Aman ya Rabbi! Yok faturadır, yok şu işlemdir, yok bu işlemdir, o kamu kurumundan bu kamu kurumuna bizimle top gibi oynadılar. Yaşlı insanlarız.

Verdikleri zaten üç kuruş. Yazık değil mi bizimle bu şekilde oynanmasına? Bu devlet bu hükümet yıllarca hizmet eden emeklisine neden yeteri kadar sahip çıkmıyor? Neden emekliye yetecek kadar maaş vermiyor, ben bunu anlamakta zorlanıyorum.” Yetkililere duyurulur…  

NOT:

Bugün, 6 Mart 2017, Pazartesi 1) Emekliler hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibarıyla asgari ücretli “nasıl geçineceğim” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi

döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlık’a bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Dubakalinolacak!