Biz kendilerini eleştirdikçe AKP’li dostlarımız “Hepimiz aynı yolun yolcusuyuz, birbirimizden ne farkımız var ” diye tepkilerini ortaya koyuyorlar!
Onlar “aramızda bir fark yok” sanıyorlar ama aslında “aramızda” çok fark var!
Mesela bizler Milli Görüşçüler olarak “Adil Düzen” diyoruz!
Onlar yani kendilerini Muhafazakâr Demokrat olarak tanımlayanlar “Düzenden asla taviz vermeyiz” diyorlar!
Sırf bu iki söylem bile Milli Görüşçüler ile kendilerini Muhafazakâr Demokrat olarak tanımlayan AKP’liler arasında “dağlar kadar” fark olduğunu ortaya koymaya yetmez mi
Yeter elbette!
Biz yıllardır bu düzenin pek çok kötülüğün ortaya çıkmasında en önemli sebeplerden biri olduğunu söyleyip durduk!
Bizimle beraberken onlar da aynı şeyi söylüyorlardı!
Ama yollar ayrılınca farklı söylemleri kullanmayı tercih eder oldular ve şimdi “düzenden asla taviz vermeyeceklerini” ilan etmiş bulunuyorlar!
Ne diyelim, keyifleri bilir!
Sadece şu kadarını hatırlatmakta yetinelim:
Bu yanlışlıklar üzerine kurulu düzeni “adil düzene” çevirmedikçe problemler asla sona ermeyecektir!
Sorunlar hiç azalmayacak hep artacaktır!
Bugün baş başa kaldığımız doğu ve güney doğu sorununun ortaya çıkmasında en büyük pay mevcut düzenin değil mi
Yıllar boyu duymazdan gelinen sorunlar birike birike bugünkü boyutuna gelmedi mi
Tamam, bugün yaşadığımız olayları çıkaranların da büyük payları var ama mevcut düzeni tamamen masum görmek mümkün mü
Evet, bizlerin yani Milli Görüşçülerin olaylara farklı bir bakış açısı ve yorumlaması var!
Olayları ele alırken Muhafazakâr Demokratlardan bir hayli farklı değerlendirmelerde bulunduğumuz bir gerçek!
Dolayısıyla biz eleştiride bulununca “Hepimiz aynı yolun yolcusuyuz, birbirimizden ne farkımız var ” diye tepki gösterenler fena halde yanılıyorlar!
Öncelikle ifade etmemiz gerekirse hepimiz “aynı yolun yolcusu” değiliz! Ve de birbirimizden “bir hayli” farklıyız!
Hiç “adil düzen” sevdalıları ile mevcut düzenden “asla taviz” verme yanlısı olmadıklarını ilan edenler birbirlerinden farksız olabilir mi
Ne zaman ki yollarını ayırdılar, o zamandan beri aramızda “bir hayli” fark oluştu! Şimdi zaman zaman söylemlerimizin “örtüştüğü” oluyor ama bu demek değildir ki “aynı şeyi” söylüyor ve “aynı şeyi” istiyoruz!
Bakın tezkere meselesinde bile birbirimizden “ne kadar farklı” şeyler söylüyoruz! Bu farklılık nasıl görmezden gelinir