“Sarhoş” kelimesini okuyunca hemen akla içki sarhoşu, uyuşturucu bağımlısı gelir.
Halbuki her mesleğin sarhoşluğu vardır.
Bu başlık daha fazla dalgıçlar için kullanılırmış.
Dostlarımdan biri yeminli mali müşavirdir.
Dalgıçlık cemiyetinin üyesi, dağcılık cemiyetinin üyesi, helikopter sürmeyi de öğrendi uçuş yapanların cemiyetinin de üyesi.
Mevsimine göre hobilerini bu üç alanda gerçekleştirir.
Dalgıçlık Sarhoşluğunu ondan dinlemiştim.
“Belirli bir derinliğin altına inen tecrübesiz arkadaşlar, vücutta meydana gelen değişimlerden keyif almaya başlayınca daha derinlere inmeye başlarlar.
Halbuki o keyif gelmeye başladığı an tehlike de başlamış demektir. Hemen ağır ağır yukarıya çıkması lazım, yoksa vurgunu yer.” Diyor.
Her mesleğin sarhoşluğu vardır.
Adam yalnız para kazanma sarhoşudur.
Yemeye ve yedirmeye zamanı yoktur.
Hatta parayı saymaya zamanı yoktur.
Bankadaki hesabın rakamını kabartmakla meşgulken Azrail onu alır götürür.
Kabirde o serveti nerden nasıl ve niçin topladığının hesabını verirken pişmanlık fayda vermezken varisleri o serveti paylaşırken birbirlerini paralamaya devam ederler.
Ölen sarhoş ölmüş, varisler sarhoşluğu devam ettiriyorlar.
Politika sarhoşluğu ayrı bir alem.
Sarhoşun biri il başkanı iken dostlarını toplamış ve yeni kurulan partinin kurucularının yanlışlarını benim burada yazamayacağım bir dille anlatmış.
Sabahleyin Ankara’ya gitmiş ikinci gün akşam haberlerinde o partiye geçiş merasimini vermişler.
Bir hafta sonra aynı evde aynı dostlar sormuşlar “Ne değişti de sen oraya geçtin ” demişler.
“Değişen bir şey yok, ben politikaya fazla dalmışım mesele budur” demiş.
İçkiyi zenginlerimiz ve politikacılarımız içince sarhoşluğu onlara yakıştıramayız ama Sokak Çocuklarına yardım yaparak kendi sarhoşluğumuzu kapatma tarafına gideriz.
Okuma Sarhoşu var bir de.
Emekli olalı yirmi yılı geçmiş, Cuma ve Bayram namazlarının dışında evinden dışarı çıkmadığını, uyku, yemek ve tuvalet zamanlarının dışında hep okuduğunu anlattı bana.
“Sen okuma sarhoşu olmuşsun, denize dalan adamın, esrar içen adamın aldığı keyfi alıyor, aldıkça dalıyorsun” dediğimde “Tatmayan bilmez” dedi ve sarhoşluğuna devam edeceğini bana bildirmiş oldu.
İslam’ın bize öğrettiği İlim, İman ve Ameldir.
Önce neye iman edeceğini bilecek, iman ettikten sonra okuduğu her şeyi amele/eyleme dönüştürecek.
İlim sarhoşu da olmayacak.
Öğrendiğini önce kendisi uygulayacak sonra etrafına öğretip uygulatacak.
Kabirde kafir çocuklarına kimseyi öğretmen yapmazlar. Öğrendiklerimizi bu dünyada günü birlik öğreteceğiz.
Seri katiller, kan görme sarhoşudurlar.
Ülkemizde henüz yok ama batıdan ithal hareketleri devam ediyor, ekonomiye verilen değer, eğitime verilmediği müddetçe çok yakında terör sarhoşu olanlar, seri katil olarak aramızda dolaşabilirler.
Tefsir derslerime devam eden Güneydoğulu bir Müslüman, çok iyi tanıdığım bir semtte çok temiz bir kahvehane açmış.
Kahvehanenin yeri harap bir yerdi.
Bizans’tan kalma mağara gibi yerlerde on kadar sokak çocuğu kalırdı ve benim yolumun üzeriydi.
O harap yeri en güzel ağaçlı, çiçekli bir kapalı ve açık yeri olan kahvehane yapmış.
Bir gün geçerken onu gördüm, birlikte çay içerken o sokak çocukları ne oldu Dedim.
“Onlara her gün sabah kahvaltısı verdim, ellerini yüzlerini yıkamayı öğrettim. Uzun zaman içinde nereli olduklarını hangi mahallede kaldıklarını öğrendim.
Ailelerinin telefon numaralarını da öğrendim.
Hepsinin ailesi İstanbul’da yaşıyor. Rezil de olsa burada özgür yaşama var, onları çeken bu. Burada uyuşturucuya da alışıyorlar.
Ben onları masama alarak konuşuyorum ve onlara uyuşturucunun vereceği keyiften fazlasını ikramlarımla yaşatıyorum.
Babalarını çağırdım, onlarla yalnız konuştum, bir müddet babalarıyla birlikte kahvaltı yaptırdım ve hepsinin arada bir bu kahvehaneye gelmeleri sözünü aldıktan sonra ailelerine teslim ettim” diyor.
İstanbul belediyesinin yetkililerinden biri “Kışın don olduğu günlerde sokakta yaşayanları zorla kapalı, temiz, sıcak mekânlara alırız, en güzel yataklarda yatırır, en tatlı yemekleri veririz ama bir kısmı gece oradan kaçmaya çalışır, onun için biz de onların kaçmasını engellemek için güvenlik görevlileri bırakırız” diyor.
Uyuşturucu sarhoşlarını, okuma sarhoşlarını, politika sarhoşlarını, servet sarhoşlarını ve her türlü sarhoşları onun uyuşturucusundan kurtarmak için kapalı alana hapishane veya hastaneye almak yol değil.
Hastane bile onlara sıkıcı gelir.
Yaptıkları her şeyin helal yoldan keyif alma ameli/eylemi mutlaka vardır.
O gösterilmeli ve ona yönlendirilmeli.