Araştırmalar, cinsel istismara uğrayan çocukların
sayılarının hızla arttığını gösteriyor. Dünyanın neresinde olursa olsun
çocukları korumak ve kollamak görevimizdir. O yüzden çocukların maddi, manevi
ya da cinsel olarak sömürülmesi durumunda kanatlarımızı sonuna kadar açmalı ve
kalkan olmalıyız.
Ülkemizde onlarca çocuk sokaklarda yaşıyor, dileniyor,
sözlü ya da fiziki tacize maruz kalıyor. Bu çocukların büyük çoğunluğu çeşitli
suç unsurlarına bulaşıp, toplumdan intikam almaya çalışıyor. Sokağa atılan,
suça itilen ve mahrum bırakılan her çocuktan sorumluyuz bunu unutmayalım.
Madem ki çocuklar hepimizin, öyleyse onların güvenliğini
ve masumiyetini korumak zorundayız. Kulaklarımıza çarpan çocuk çığlıklarına
duyarsız kalamayız.
Son yıllarda, internet ve cep telefonları aracılığıyla
gayri ahlaki görüntülere ulaşımın kolaylaşması, ahlak ve maneviyatın
zayıflaması, fertlerin kapitalist ahlakı sorgulamadan içselleştirmeleri çocuk
istismarlarının artmasına neden olmuştur. Zira İslam kültüründen uzak yaşayan
bireylerin tek hedefleri nefislerinin tatminidir. Vicdan, ahlak, adalet ve
şefkat gibi değerlerden tamamen uzak yaşayan bu kimseler çocuklarımız için
büyük bir tehlikedir.
Çocuklara yapılan cinsel tacizlerin kayda değer bir kısmı
ailenin yakınları tarafından gerçekleştiriliyor. Anne baba nasıl olsa akrabalık
bağlarımız var diye düşünüp çocuğu rahat bırakıyorlar. Oysa yazılı ve görsel
medya aracılığıyla aile içi tacizler sık sık dile getiriliyor. Uzmanlar bu
konuda anne babalara tavsiyelerde bulunuyorlar.
İçeriği ne olursa olsun cinsel istismar çocuk üzerinde
olumsuz etkiler bırakır. Bu durum çocuğun psiko-sosyal gelişimini büyük oranda
etkiler. Çocuğun dünyaya karşı güveni sarsılmıştır, artık kendisiyle ve
çevresiyle ilgili olumsuz düşüncelere sahiptir. Kendini çevreden soyutlar,
akranları ile ilişkilerinde başarısız olur, insanlarla güven merkezli ilişkiler
kuramaz. Bir yetişkin tarafından cinsel istismara uğrayan çocuğun güven duygusu
zedelenmiştir. Çocuk kendisini koruması gereken bir büyüğün bu tavrını
anlamlandıramaz. Çocukta ilerleyen yaşlarında düşük benlik algısı ve depresyon
gelişebilir.
Anne babalar çocuğu belli konularda bilgilendirmeli ve
kendilerini nasıl koruyabileceklerini izah etmelidirler. Çocuğun güvenliğini
merkeze almalı ve risk taşıyan durumlardan kaçınmalıdırlar. Çocuğa istismarı
çağrıştıracak davranışlara maruz kaldığında bunu anne baba ile paylaşması
gerektiğini belirtmelidirler. Eğer çocuk cinsel istismara maruz kalmışsa da,
mutlaka bir psikiyatriste gidip yardım almalıdırlar.