18 Mart ülkemizde şehitler günü olarak kutlanmaktadır. Bu

vatanın her tarafından toprağa şehit düşmüştür. Sinop İli Dikmen ilçemizde

Çanakkale de kurtuluş savaşında birçok şehit vermiştir. Çanakkale de birçok

köyden şehit yatmaktadır. Kurtuluş Savaşı nda köyde ve çevresinde yoğun

faaliyet yapılmış ve Teşkilatı Mahsusa ya çok faydalı oldukları söylenmektedir.

O zamanlar Sinop ve dikmen nahiyesi Kastamonu ya bağlıymış. Sinop ve ilçeleri

Kurtuluş Savaşı nda çok faydalı olmuşlardır. Ve Atatürk ün takdirini aldıkları

söylenmektedir. Bu toprak için şehit olmuş o Mehmetçiklerin torunları, bugün

kahvehane köşelerinde dedikodu yapmaktadırlar. Dikmen halkı,1990 yılından beri

Dikmen e belediye başkanı seçmektedir. Ama ne hikmetse Allah yolunda olan

birini belediye başkanı yapmaları akıllarına gelmedi. Bugün gelinen nokta,

gırtlağına kadar borca batmış belediye, gelişmemiş bir ilçe ve meclis üyeliği

yapmış iki belediye başkan adayı. Bunca olumsuzluğa karşı sadece Allah ın

rızasını kazanmak için burada bulunuyor ve halka iyiyi, doğruyu, güzeli ve

adaleti anlatmaya çalışıyorum. Dikmen halkı bu ilçeyi kapatmaya kararlı sanki.

Bir halk düşünün ki, yanlışta ısrar ediyor. Rabbim yanlış adaylara oy vermenin

sonucunda yaşadıklarını gözler önüne koyuyor, fakat Dikmen halkımız bunu da

anlamıyor.

İstihdama dayalı bir belediyecilik yapamadıklarında,

Dikmen bir ilçe değil, bir köy haline gelecektir. Halkın olmadığı yerde ekonomi

olmaz. Bugün yeterli halk ve yeterli ekonomi olmadığından, devlet memurları

ancak mesailerinin iki saatini çalışabilmektedirler. Akşama kadar mesaiyi

doldurmak için oturmaktadırlar. Devlet ne zamana kadar bu şekilde burada memur

çalıştıracaktır. PTT masrafı kurtarmayacak duruma gelince o da gidecektir.

Zaten banka da gelmemektedir. Memurların çoğu dışarıda ikamet ettiklerinden,

ilçeye maddi katkı sağlayamamaktadırlar. Herkes aklını başına almak

durumundadır. Eğer Dikmen benim memleketim, memleketimin bu şekilde perişan

olmasını istemem diyorsanız adres Saadet Partisi dir. İster sev ister sevme

ama gerçek budur! Kurtuluşun iktidar partisinde değil. Öyle olsaydı. AKP

belediyesi değil miydi Dikmen belediyesi Hizmet olmadığı gibi, yaklaşık altı

milyon trilyon- lira borcu bulunmaktadır. Demek iktidar olmakla olmuyor. Allah

korkusu olacak bir insanda. İmam-ı Gazali ne güzel söylemiş; Zavallı

insanoğlu! Eğer fakirlikten korktuğu kadar cehennemden de korksa ikisinden de

kurtulurdu.. Eğer zenginlik peşinde koştuğu kadar cennetin de peşinden koşsaydı

ikisini de kazanırdı. Davranışlarıyla insanlardan çekindiği kadar kalbi ile

Allah tan da korksa hem dünyada hem de ahrette mesut oluyordu. Herkes bilir

Çanakkale de şehit olan Yozgatlı Hasan ın hikâyesidir. Yozgatlı Hasan ın lakabı

da Kınalı Hasan olmuş Çanakkale de. Hasan ın annesi mektupta kuzusunun başına

neden kına sürdüğünü şu şekilde açıklamaktadır: Kumandanın saçındaki kınayı

sormuş. Bunda bilmeyecek ne varmış ki yavrum Bizim burada Allah için kurban

seçilen koçların başını kına ile süslerler. Ben de dört kardeşin içerisinde en

çok seni sevdiğim için seni Hz. İsmail e kardeş seçtim. O da kurban edilmek

istendiğinde kınalanmamış mıydı Yavrum, kıyamet günü, mahşer yerinde, o kına

senin işaretin olacak, o kalabalıkta seni kolayca bulacağım. Aha işte benim

kınalı kuzum da burada deyip seni bağrına basacağım.

Böyle Allah korkusuyla büyüyen, maneviyat yüklü o

insanların torunları bugün geleceğini üç beş kuruşa satmaktadır. Oy namustur ve

asla satılmamalıdır. Bizim dinimizde Rüşvet alan da veren de melundur Nerede

kaldı o Çanakkale ruhu Bu olayı kime anlatsam bana, küçük yerlerde hep böyle

olur diyorlar. Normalmiş gibi anlatılmakta ve karşılanmakta. Ben mi yanlışım

yoksa onlar mı Büyükşehirde belediye parasıyla hovardalık yapan belediye başkanı

olursa, burada oy unu satan normal mi diyeceğiz. Biri bu insanlara bu

seçimlerin yarış olduğunu ve dürüstçe yapılması gerektiğini anlatmalı. Bu

insanların bir gün öleceği ve Allah a hesap verecekleri anlatılmalı. Bildikleri

halde bıkmadan, usanmadan anlatılmalı. Anlamıyorlarsa da kendi hallerine

bırakılmalı. Bir musibet bin nasihatten iyidir demiş atalarımız. Nasılsa bir

gün anlarlar.