14 Mayıs 2023 seçimlerine gidilirken, milletvekili aday listeleri yavaş yavaş netleşiyor, siyasi partilerde.
Çok farklı isimlerden bahsediliyor.
Mevcut hükümette yer alan bakanların, milletvekili adayı olarak gösterilecek olmaları başlı başına konuşulması gereken bir husus.
Biliyorsunuz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde, bakan olanlar vekilse istifa etmek zorunda. Bu durumda, mevcut bakanların bir daha bakanlığa atanamaması gibi bir tablo da söz konusu. Çünkü Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde milletvekili seçilen bir ismi bakan olarak atadığınızda Parlamento’da bir eksik çalışmak zorundasınız, bir koltuk eksiliyor.
Ama farklı bir konudan bahsetmek istiyorum…
Bürokratlar…
Yani, devlet görevlileri…
Yani, atama ile göreve gelenler…
Yani, devlet kurumlarının yüksek mevkilerinde çalışan üst düzey yöneticiler…
Yani, genel müdürler, kurul üyeleri, büyükelçiler, konsoloslar, ataşeler, müsteşarlar (şimdiki sistemde yok), valiler, kaymakamlar, KİT yöneticileri, daire başkanları, il sağlık müdürleri, il emniyet müdürleri, il millî eğitim müdürleri, müşavirler vb.
Yani, bazen de devlet kurumlarındaki resmî işleri, kırtasiyecilikle ve işlemleri uzatma yoluyla yapanlar…
Bürokrat, bürokrasi denilince ilk akla gelenler bunlar…
Şimdi…
Bürokratlar her dönem olduğu kadar bu seçim döneminde iktidar partisine meyil etmediler, vekil adayı olmak için istifa etmek istemediler?
Peki ama neden? Bu soru önemli? Bu soruyu cepte tutalım, döneceğiz…
Bir başka soruyla devam edelim… Bir bürokrat iktidar partisinden vekil aday adayı olmak için neden istifa etmek ister?
Bunun farklı sebepleri olabilir?
Birincisi, bürokrat tıpkı milletvekili gibi bugününü değil, yarınını düşünen ve adımlarını buna göre atan devlet görevlisidir.
Bürokrat, seçimlerden sonra kurulacak hükümette bir üst makamda görev almak istiyorsa, devlet kademesinde ilerlemek arzusundaysa CV’sine, “milletvekili aday adayı” yazılmasını ister.
Velev ki vekil adayı olamayacağını, kendisine sıra gelmeyeceğini bile bile bunu yapar!
Ki bu yolla devlet kademelerinde ilerleyen, devletten ihale alan çok sayıda “milletvekili aday adayı” olduğu gözlendi.
Bürokratların milletvekili adayı olmak istemesinde bir başka etken de şudur; bürokrat şayet görevli olduğu dönemde alengirli işlere imza koyduysa ya da imza atmak zorunda kaldıysa, seçim sonrası gelecek muhtemel başka bir hükümet döneminde yargı önünde hesap vermemek için “dokunulmazlık zırhına bu yolla bürünmek” isteyebilir!
Şöyle bir düşündüğümüzde böyle örneklerin de olduğu görülüyor.
Şimdi gelelim, en başta sorduğumuz asıl soruya;
“Bürokratlar her dönem olduğu kadar bu seçim döneminde iktidar partisine neden meyil etmediler, vekil adayı olmak için neden istifa etmek istemediler?”
Havayı en iyi koklayan, gidişatın nereye doğru olduğunu en iyi tahmin eden kesimler hiç şüphesiz bürokratlar. Zira, işleyişin içindeler, halkla muhatap olanlar onlar.
Dolayısıyla yarının nereye evrileceğini en iyi tahmin eden, en isabetli gören bürokratların iktidar partisinden milletvekili adayı olmak için istifa etmeyi düşünmemesi bu bağlamda anlamlıdır, önemlidir!
Peki ya sizce?
Sizce bu dönem bürokratlar neden her dönem olduğu sayıda milletvekili olmak için istifa yolunu tercih etmedi?
EMEKLİLERLE İLGİLİ MERAK EDİLEN SORU!
AK Parti Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NTV canlı yayınında, “En düşük emekli aylığını 7 bin 500 liraya yükseltme kararı aldık. Milletimize, tüm emeklilerimize hayırlı ve uğurlu olsun” ifadelerinde bulundu.
Buna göre; SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin alacağı en düşük maaş tutarı 5.500 TL’den 7 bin 500 TL’ye yükseldi.
Bu rakam bile hâlihazırda 8.500 TL olan asgari ücretin altında. Bu ayrı bir konu!
Ama esas merak edilen husus şudur; diğer milyonlarca emeklinin zam oranı ne olacak?
Yani, bugüne kadar 5.500 TL’den yüksek emekli maaşı alan milyonlarca emeklinin zam oranı ne olacak?
An itibarıyla 6 bin TL, 7 bin TL, 8 bin TL… Ya da daha yüksek emekli maaşı alan insanlarımız ne zaman ve ne kadar zam alacak?
Bu sorular cevabını ne zaman bulacak?
AGD’NİN HAYIRLI HİZMETLERİ
Millî Görüş Kuruluşları (MİL-KO) deprem bölgesinde başından bu yana, depremin ilk saatlerinden beri büyük bir gayret ve çabanın içerisinde. Saadet Partisi, Cansuyu, Anadolu Gençlik Derneği (AGD), YENİAD ve tüm Millî Görüş kuruluşları, devlet kuruluşları ve diğer STK’larla iş birliği içinde depremin yaralarını sarmak, bölge insanının acısını paylaşmak için çalışıyor.
Depremin ilk gününden itibaren deprem bölgesinde çalışmalarını sürdüren, arama kurtarma çalışmalarına dâhil olan, yardım malzemeleri temin eden AGD’nin hayırlı hizmetleriyle ilgili birkaç rakam vermek isterim:
* Bini (1.000) aşkın TIR, kamyon, minibüs ve araç bölgeye gönderildi.
* 80 bin battaniye.
* 100 binin üzerinde kıyafet.
* 4 binin üzerinde bölgede aktif olarak çalışan ortaokul, lise ve üniversite komisyonundan teşkilat mensubu.
* 11 adet aşevi.
* 12 adet lojistik merkezi.
* 110 adet de seyyar tuvalet.
***
Not: Bütün bu rakamları Millî Gazete muhabiri Mehmet Fahri Özkan’ın haberinden aldım. Teşekkürler.
GEL EY SAADET!
Geçti uzun bir müddet
Neredesin, gel ey Saadet!
Artık kararlarınla hükmet,
Hükümet organlarında.
***
Çünkü elem verdi bu fetret.
Sofralarda ne ot, ne et
Kalmadı hiç bereket,
Memleket topraklarında.
(Abdullah Kara)

