“Geçtiğimiz yıllardı. O dönem Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Ortaöğretim Komisyonu Başkanıydım. Telefonum çaldı. Baktım ‘Konut’un telefonu. Arayan Erbakan Hocamızdı. Bursa’da iki liseli genç aralarında tartışırken biri düşüyor ve üzerinden askeri bir araç geçerek hayatını kaybediyor. Erbakan Hocamızın bana sorusu şu oldu; ‘Bu okulda Anadolu Gençlik Derneği Temsilcisi var mı, kim ’ Tabii, araştırdık, okulda AGD Temsilcisi var ama o sınıfın ne yazık ki yok! Sonradan öğrendik ki, kız meselesi yüzünden kavga etmişler. Burada dikkat çekmek istediğim husus şu; Erbakan Hocamız bu gençlerin hangi düşüncede olduğunu bilmiyordu ama görüşüne, düşüncesine, fikirlerine bakmadan, ‘Eğer bu sınıfta AGD Temsilcisi olsaydı böyle bir olay da yaşanmazdı…’ diyerek tüm gençlere sahip çıkılmasını istemişti…”
Yukarıdaki cümleler, Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Genel Başkanı Salih Turhan’a ait…
Bugüne kadar zekice planlanan faaliyetlerini, içten ve samimi icraatlarını takip ettim, zaman zaman da bu köşede paylaştım ama bir toplantı vesilesiyle bir araya geldiğimiz Salih Bey’i daha yakından tanıma imkânı buldum.
Uzun bir sohbetti. Aldığım notlardan bazılarını aktarmak istiyorum;
* “Milli Gazete oksijen çadırı gibidir. Olmazsa nefes alamazsınız.”
* “Gençleri kutuplaştırmak, ötekileştirmek, itmek, uzaklaştırmak en kolayı. Oysa tüm gençleri milli ve manevi değerlerimiz çerçevesinde kapsayıcı bir şekilde toplamamız gerekir. Tüm ayrıştırmalara karşıyız.”
* “Gençler hata da yapabilir, yanlışın içinde de olabilirler. Ama yanlışın sebebi gençler olamaz…”
* “Anadolu Gençlik Derneği (AGD) ve Milli Gençlik Vakfı (MGV) mezunlarını aynı platform altında bir araya getirmek istiyoruz…”
* “AGD ve Genç İstikbal dergilerini birer okul haline getirmek istiyoruz. AGD TV planlanan şekilde çalışmalarını sürdürüyor.”
* “AGD İlçe Başkanlarının yüzde 90’ı üniversite mezunu.”
* “Milli Görüş’ün misyonlarından biri de Türkiye’nin bir ucundaki Türk kardeşimizle diğer ucundaki Kürt kardeşimizin kalplerinin aynı atmasını sağlamaktır…”
* “Cizre’de dolaşırken halk bize ağlayarak sarıldı ve ‘Bu sorunu halletse halletse Erbakan Hoca’nın öğrencileri halleder…’ dedi.”
* “Gençlerimizi kendi öz değerlerimiz çerçevesinde sinemaya, tiyatroya, sanata da yönlendirmemiz lazım…”
***
Salih Bey, zaman zaman, fırsat buldukça bir araya gelme sözü verdi.
Fakat benim bir aklım hâlâ Erzurumlu o Dadaş’ta idi.
Uzun bir süredir, Twitter’dan, “Bir kahve içsek…” diye randevulaştığımız AtikAğdağ’a işte buradan sesleniyorum; yetti gâri!..
10 MADDEDE SALİH TURHAN!
1) Sekmeden, takılmadan konuşuyor.
2) Sonuna kadar dinliyor.
3) Önündeki kâğıda not alıyor, bazılarını anında ilgililere iletiyor.
4) Muhatabına ismiyle hitap ediyor.
5) Ekip çalışmasına ehemmiyet veriyor.
6) Güler yüzlü ve mütebessim.
7) Ayrıntıcı.
8) Saygılı ve belli oranda mesafeli.
9) Saati sağ koluna takıyor.
10) Şık giyiniyor, ekose ceket seviyor.
HER ZAMAN NAZİK, HER DEM AYNI ENDAM!
İstişare toplantısının bir bölümüne Saadet Partisi Genel Sekreteri Tacettin Çetinkaya da katıldı.
Tacettin Bey’i uzun yıllardır takip ederim; her zaman nazik, her dem aynı endamını muhafaza eden bir eğitimci. İstikrarlı bir politikacı.
Bilmiyordum, Milli Gençlik Vakfı (MGV) Yayınları’nın koordinasyonu da Tacettin Bey’in uhdesindeymiş. Bu vesileyle bir anekdotu hemen oracıkta paylaştı;
“Selami Güder’in ‘Hikâyeden Hayatlar’ isimli kitabını bastık, MGV Yayınları’ndan. Büyük ilgi ve alaka gördü. Bir gün telefonum çaldı. Açtım, Malatya’dan bir okul idarecisi. Selami Bey’in bu kitabından sipariş verdi. Gönderdik. Çok memnun kalmışlar. Hatta o kadar ki, bu okul Selami Güder’i Malatya’ya imza gününe davet etti. Benimle de paylaştı; Selami Bey Malatya’dan çok güzel ve olumlu izlenimlerle döndü. Bu ataklarımız devam edecek…”
***
Toplantıdan hemen sonra, Tacettin Çetinkaya bir de, “Geciken teşekkürümü ileteyim istedim” dedi. “Nedir o ” dedim, gayriihtiyarî.
-“1 Kasım seçimleri öncesindeki yazılarınızla Genel Merkez olarak bize de adeta farklı yollar açtınız. Ufuk açıcı yazılarınızdan dolayı teşekkür etmek istedim…”
Ben teşekkür ediyorum, Tacettin Bey…
SELAMET KOĞUŞU’NUN ÇİĞ KÖFTELERİNİ FEHİM ADAK YAPARDI…
“12 Eylül askeri darbesinden hemen sonraki süreç…
İstihbarat Dil Okulu’nda tutuklulara kahvaltı olarak bazen çorba, bazen de ekmek, zeytin ve çay verirlerdi. Milli Görüş’ün önde gelen isimleri bu kahvaltı mönüsüne “pek heves” etmezlerdi.
Şevket Kazan omzuna peçetesini atar, kahvaltı hazırlardı.
Kahvaltı masası Şevket Kazan’ın yatağının üzeriydi. Bu yatağın adını “Şafak Restaurant” koymuşlardı. Kazan’la beraber Erbakan Hoca, Recai Kutan, Fehmi Cumalıoğlu, Süleyman Arif Emre, Lütfü Doğan kahvaltının müdavimi idi…
“Selamet Koğuşu”nun çiğköftelerini Fehim Adak yapardı. Çiğköftenin malzemesini ise Süleyman Arif Emre’nin ailesi getirirdi.
Yatak çarşafı, yastık kılıfı değiştirilmesi; battaniyelerin nevresim içine yerleştirilmesi; Erbakan Hoca’nın, Lütfü Doğan’ın, Tahir Büyükkörükçü’nün yataklarının düzeltilmesi, yemek yenen masanın silinmesi, yemeğin hazır olduğunun bildirilmesi gibi işler ‘Akıncıların akıl hocası’ Temel Karamollaoğlu’na aitti…”
***
Bir not daha...
Fehim Adak anlatıyor; “MSP Koalisyon hükümeti döneminde Süleyman Demirel hacca karayolu ile gidilmesini yasaklamaya çalışıyordu. Bahanesi de kolera salgınıydı. Erbakan Hoca’nın Demirel’e sözü hâlâ aklımda: ‘Bu kolera havadan bulaşmıyor da karadan mı hareket ediyor’ demişti...”
***
Milli Görüş Lideri, önceki Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın kadim yol arkadaşlarından, eski Bakanlardan Fehim Adak dün Hakk’a yürüdü
Az konuşan bir siyasetçiydi... Ama bir o kadar planlamacı ve uygulamacı idi. Refah-Yol Hükümeti’nin en önemli icraatlarından “Havuz Sistemi” için büyük çabaları malum.
Ümmete ve Milli Görüş camiasına başsağlığı diliyorum. Allah (C.C.) rahmet eylesin. (Âmin.)
KOÇ GRUBU’NDAN MESAJ…
Koç Grubu’ndan son derece nazik bir mesaj aldım. Okuyalım mı;
“Sayın Adnan Öksüz,
Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Mustafa V. Koç’u çok zamansız ve erken kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz.
Mustafa Bey’in vefatının ardından kaleme aldığınız köşe yazınız ile başsağlığı dileklerinizi ilettiğiniz ve acımızı paylaştığınız için içtenlikle teşekkür ederken, Koç Ailesi ve Koç Topluluğu adına şükranlarımızı sunuyorum. Saygılarımla, Oya Ünlü Kızıl, Koç Holding Dış İlişkiler ve Kurumsal İletişim Direktörü.”
***
Ben teşekkür ediyorum.
Henüz bu acı tazeliğini korurken bu kez, Rahmi Koç’un diğer evladı, Koç Holding grubuna bağlı Ford Otosan şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı, işadamı Ali Koç’un, düşerek omzunu kırdığını ve ameliyata alındığını öğrendim.
Ali Bey’e de buradan geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.