Daha henüz AKP Kongresi toplanmadı.

 Daha henüz AKP Genel Başkanlığı “resmen” el değiştirmedi. Henüz AKP delegeleri oy kullanmadı.

 Daha henüz Recep Tayyip Erdoğan “resmen” Cumhurbaşkanı olmadı.

 Daha henüz, yeni Hükümet için “resmen” start verilmedi, yeni Hükümetin kurulması için görevlendirme yapılmadı.

 Daha henüz yeni Başbakan adayı “resmen” belli değil.

 Daha henüz Hükümet kurulmadı.

 Daha henüz yeni Hükümetin programı bile net değil.

 Daha henüz oluşturulacak yeni Bakanlar Kurulu TBMM’den güvenoyu almadı.

 Daha henüz yeni Başbakan ve yeni Bakanlar Kurulu koltuklarına oturmadı.

***

Ama bakar mısınız

Daha “resmen” hiçbir şey belli değilken farklı kurumlardan öyle açıklamalar yapılıyor ki!

Sanki, yeni Başbakan belli olmuş, yeni Bakanlar Kurulu göreve başlamış gibi…

İşte bir örnek;

Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Salih Bezci, bakın neler dedi;

“Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığında,  Ak Parti iktidarında siyasi ve ekonomik istikrar, Türkiye’yi bölgesinde lider, dünyada güçlü bir ülke konumuna getirirken, kişi başına milli gelirin 11 bin dolar seviyesine yükselmesini sağladı. Bunda dış politikadaki başarısıyla sayın Ahmet Davutoğlu’nun da büyük payı vardı.  Yeni kurulacak hükümetle birlikte Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşma yolunda güçlü bir şekilde ilerleyeceğine inanıyorum”.

Bu ne ya Allah aşkına!

Yoksa ben mi çok safım

AKP dış politikası işte bu kadar başarılı!!!

Biraz da 3 dönem şartından dolayı AKP Genel Başkan adayı ve dolayısıyla Başbakan adayı olarak belirlenen AKP Konya milletvekili, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun özelde, genelde AKP Hükümetlerinin dış politikası ne kadar başarılı

Gerçi görünen köy kılavuz istemez!

Ayrıca güneş, “Son zamanların en popüler PR çalışmaları ile de” örtülemez. Maalesef, gerçeklerin “çıplaklığı” diye de bir realite vardır.

Çok oy alabilirsiniz, seçim/seçimler kazanabilirsiniz ama bu gerçeklerin üzerini kapatmaya yetmez.

***

Ne demek istiyorum;

Türkiye’nin son 12 yıllık dış politikası zafer mi, hezimet mi

Gönderdiği ilginç notlara zaman zaman bu sütunlarda yer verdiğim Yusuf Sadra Özen, AKP’nin 12 yıllık dış politikasını adeta derleyip toparlamış, özetlemiş. Okuyalım mı

***

 Dışişleri Bakanlığı yaptığı sıralarda bir zamanlar ortak Bakanlar Kurulu toplantısı bile yaptığımız, aile dostumuz, komşu ülkemiz Suriye; Arap Baharı safsatasıyla Büyük İsrail uğruna kan gölüne döndü, Müslümanlar yerlerinden yurtlarından oldu, İsrail’in ektiği fitne tohumları Bakanımızın dış politikadaki açıklarıyla’ çok kolay hasat verdi…

 Müslüman Müslümana kurşun sıkar oldu, Müslümanlar Suriye’yi saran fitne ateşinin doğal bir sonucu olarak birbirlerini rahatlıkla ve daha da trajik olanı ve de nasıl oluyorsa “Allah” için öldürür oldu…

 İnsanlar mülteci konumuna düştü, savaşın en ağır faturasını yine çocuklar ödedi… Suriye’yi birkaç saate dümdüz edecek cesaret(!) sahipleri her defasında bölgeye -Irak’ta acı bir şekilde tecrübe edilmesi gereken- Amerikan adaletini(!) çağırdı...

 Hem BM’den (Birleşmiş Milletler) adalet bekleyenlere kızıldı, hem de BM Suriye’ye sahip çıkmaya çağırıldı, “Nato göreve!” denildi... Ve bu acizlik üstün bir dış politika örneği oldu…

 Irak; zaten perişan bir durumdaydı, Amerikan emperyalizminin getirdiği demokrasi pahalıya mâl olmuş, milyonlarca insan şehit olmuş, bir o kadarı yurtlarından sürülmüş ve çocuklar anasız babasız büyümüşlerdi…

 Sayın Bakan Ahmet Davutoğlu, göreve geldiği tarihten bu yana Irak’ta hiçbir olumlu adım atmadı, aksine taraflar arasındaki gerilimde pay sahibi oldu… Bir zamanlar Tayyip Erdoğan’ın farklı tarzda nitelendirdiği Mesut Barzani ülkemizde yabancı devlet başkanı olarak bile ağırlandı, beraber anlaşmalar yapıldı, eller sıkıldı…

 Ve o Ortadoğu’nun çıbanbaşı katil devleti İsrail dünya tarihinde ilk defa uluslararası sularda sivil bir gemiye, Mavi Marmara’ya müdahalede bulundu, 9 vatandaşımızı dünyanın gözü önünde şehit etti… Savaş sebebi olarak sayılacak bu densizliğe tek cevap üç tane yaptırım maddesi oldu, fakat hiçbiri gerçekleşmedi… Adeta oyun içinde oyun oynandı, Türk halkının gözleri boyandı.

 Bangladeş’te; bir kez daha üstün diplomatik başarı örneği gösterip şehit Abdülkadir Molla’yı önce ipten aldı(!),  sonrası zaten herkesçe malumdu…

 Nato kılıfı altındaki haçlı birliklerinin Arap Baharı safsatasıyla Büyük İsrail uğruna Libya’ya girmesine önce sert tepki’ gösterildi, sonra donanma da asker de tam teçhizat Libya’ya gönderildi…

 Mısır’da dünyanın gözü önünde Müslümanların hakkı gasp edildi, sandıktan çıkan Mısır’ın legal Cumhurbaşkanı Mursi’ye askeri darbe yapıldı, haklarını arayan Mısırlı Müslümanlar işkence gördü ve binlerce kişi şehit oldu… Mısır önce milli davamız oldu, Mursi de kardeşimiz… Sonra seçimler yaklaştı; iktidarının bekası adına Mısır unutturuldu, kardeş Mursi hala hapiste ve Firavun Sisi şimdi Cumhurbaşkanı… Ortadoğu’da kendilerinden habersiz kuş dahi uçurtmayan küresel güçlerin çıtı dahi çıkmadı…

 Musul’da diplomatik görevlilerimiz bir terör örgütü tarafından rehin alındı, her şey kontrolümüzde denildi ama her şeye rağmen hiçbir şey yapılamadı…

 Müslüman Aleminin bu mazlum haline ve kâfirlerin zalimliklerine rağmen saf yanlış yerde, zalimden yana tutuldu; Avrupa Birliği, Nato, reel politika, güç... Bütün zırvalar sıralandı, fakat ağzından tek bir defa İSLAM BİRLİĞİ çıkmadı, içimizden biri olarak oyunu en güzel şekilde sürdürdü…

 Komşu ülkelerle “sıfır sorun” hedefinden herkesle kavgalı bir konuma düşüldü.

***

Şimdi tüm bunlardan sonra sormak gerekmiyor mu

- Ya arkadaş! Bunun neresi başarılı diplomasi, neresi başarılı uluslararası ilişkiler

Mühlet…

Her hükümete belli bir mühlet verilmeli…

Bunun sınırı kimilerine göre 3 ay, bazılarına göre de 6 ay.

Bana göre biraz daha fazla…

27 Ağustos 2014 tarihinde AKP Kongresi yapılacak, AKP Genel Başkanlığı el değiştirecek, Recep Tayyip Erdoğan’ın bırakacağı AKP Genel Başkanlığı’na Ahmet Davutoğlu büyük ihtimalle seçilecek.

Bundan sonrası malum; 28 Ağustos 2014’te Cumhurbaşkanlığı görevini resmen devralacak olan Erdoğan, zaman geçmeksizin Ahmet Davutoğlu’nu yeni Hükümeti kurması için görevlendirecek.

Davutoğlu’nun en geç 31 Ağustos 2014 tarihinde yeni Bakanlar Kurulu listesini Köşk’e sunması bekleniyor.

Bütün gözler Başbakan Ahmet Davutoğlu’nda olacak bu noktadan sonra…

Acaba çiçeği burnunda Başbakan Davutoğlu’nun “ilk icraat”ı ne olacak

Mesela, “Emekliler çok çile çekti. Bakanlar Kurulumuz emeklilere yüzde 50 zam yapma kararı aldı” diyebilecek mi, diyemeyecek mi

Bekleyip, göreceğiz…

NOT:  Bugün 24 Ağustos 2014, Pazar… 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!