Ülke ekonomisine yön verenler iş başı yaptıktan bir yıl sonra(!) israfın önüne geçme iddiası ile tasarruf genelgesi yayınladılar.

         Peki, yayınlanan genelge ile israfın önüne geçilebilecek mi?

         Bu hususta pek iyimser sayılmayız!

         Çünkü inanıyoruz ki israfın önüne geçebilmek için tasarruf konusunda bir bakış açısı gerekir!

         Böyle bir bakış açısını taşımayanların israfın önüne geçmesini beklemek aşırı iyimserlik olur!

         Kendilerine israfın önüne geçmek için tasarruf yapmaları gerektiği hatırlatıldığı zaman bu hatırlatma ile akılları sıra dalga geçen ve “sizin bu israf dedikleriniz çerez parası çerez” diyen bir anlayış ile israfın önüne nasıl geçilebilir?

         Yine yurt içinden karşılanması mümkün olan malların ithal edilmesinin doğru olmadığını söyleyenlere “paramız var ki ithal ediyoruz” diye meydan okuyan bir anlayış ile israfın önüne geçmek elbette mümkün değildir.    

        Hele hele “itibardan tasarruf olmayacağına” inanan bir anlayış ile israfın önüne geçilmesi kolay değildir.

        Bu saydığımız özelliklerin hepsi de tasarruf genelgesi yayınlayan ekip tarafından daha önce dile getirilen özellikler.

        Endişemiz bugüne kadar pek çok tasarruf genelgesinin başına gelenlerin bu genelgenin de başına gelme riskinin bulunmasındandır!

        Yani genelgede yer alan maddelerin lafta kalmasındandır.

        Yıllardır ülke ekonomisine yön verenler hep uyarıldılar!

        Yapılan israfa dikkat çekilerek tasarrufa riayet edilmesi istendi!

        Ama uyarılar hiç dikkati nazara alınmadı.

        Hatta uyarı yapanlar yatırmalara karşılarmış gibi vizyonsuzlukla suçlandılar.

        Netice itibarıyla pek çok gereksiz harcama yapılmış oldu!

        Şimdi yayınladıkları tasarruf genelgesi ile geçmişte yapılan israfı onlar da kabul etmiş oluyorlar.

        Bol bol harcamaya alışmış olanların kısıtlı bütçelerle yetinmeleri bize pek inandırıcı gelmiyor.                     

        Bu nedenle “israfın önüne geçilebilir mi” diye sorma ihtiyacını hissediyoruz.

        Ve bu konuda iyimser olamıyoruz.

        En samimi dileğimiz yanılan kişi olmamız!

        Zira ülke ekonomisinin gerçekten oldukça zor günlerden geçtiğini biliyoruz.