Coğrafya krize doymamakta.

İlgili-ilgisiz aktörlerin refleksine şaşarak bakmaktayız.

Ukrayna- Rusya çekişmesinde, aslında ikisi de aynı halktan gelmekte.

Bölgenin sancısı, Rusya’nın kolay kolay kimseye bağımsızlık vermemesinden kaynaklanmakta.

Kısa süreli bağımsızlıkları da bir yana not edip sonunda yine kendisine bağlamakta.

Sovyetler Birliği 1991’de dağıldığında Ukrayna bağımsızlığını kazanabildi.

Rusya, Çeçenistan’la uğraşırken Ukrayna rahat nefes almış, 1997’de sınırını resmileştirebilmişti.

Çekişme seçimlerde alevlenmiş, Yuşçenko’ya karşı, Rusya’nın adayı Yanukoviç’in seçimi kazandığı ilan edilmişti.

Türk devletlerine uzun yıllardır yaptıkları ve kendi adamlarını başa getirmelerinden bu konu aslında çok tanıdık.

Turuncu Devrim denen protestolar sonunda Yuşçenko galip gelir.

İktidarı döneminde, Rusya iki defa doğalgazı keser.

Üçüncü aktör olarak bölgeye asla geç kalmayan ABD, Ukrayna’nın NATO’ya üye olmasını desteklemiş fakat Rusya’nın itirazıyla karşılaşmıştır.

Rusya, Ukrayna’nın bağımsızlığını tam olarak kabul etmediğini bildirip girişimi engellemiştir.

Ukrayna bu dönemde Batılı ülkelerle AB Ortaklık Anlaşması imzalamayı planlamıştır.

Moskova, Ukrayna’ya ekonomik baskı uygulayıp ithalatını engellemiştir.

İktidara gelen Yanukoviç, anlaşmayı askıya almış, protestolarla Rusya’ya kaçmıştır.

Rusya, Kırım’ı işgal etmiştir.

Bu işgal iki devlet arasında dönüm noktası olmuştur.

Bölge çatışmaları tetiklemiş, yapılan antlaşmalara uyulmamış, Ukrayna Rusya’yı görmek istememekte, AB’den de NATO’dan da yardım beklemektedir.

Ancak Rusya, ABD için Ukrayna’nın bahane asıl hedefin kendisi olduğunu bildiğinden NATO’ya katılmasını asla istememekte.

Batılı ülkeler, Rusya’nın Ukrayna sınırına konuşlandırdığı 100 bin askerini geri çekmesini isterken, ABD bu durumu Rusya’nın yayılması olarak görürken Rusya, NATO’nun Ukrayna’yı ittifaka kabul etmeyerek ve doğuya doğru genişlemesini durdurarak kendisine güvenlik sağlamasını istemekte.

Türkiye, iki ülkeyle siyasi, ekonomik, kültürel askeri konularda yakın ilişkileri olduğunu söyleyip arabulucu olmak istemektedir.

Bununla birlikte Türkiye, Ukrayna’ya silah satışı yapmaktadır.

ABD, baş aktör olarak, “Çıksalın Meydanı”nı boş bırakmamakta, 90 ton silah yardımı göndererek, çıkıp salındığını göstermekte.

İngiltere, silah yardımı yapmakta.

Danimarka, İspanya, Fransa, Hollanda da savaş uçağı, gemisi yollamakta.

Bölgede güç mücadelesi gözlenmekte.

Rusya, Ukrayna’yı işgal edebilme gücüne sahip olduğunu anlatmakta.

Ukrayna’nın NATO’ya girmesini engelleme gücünü test etmekte.

ABD ve AB ülkeleri de, güçlerini Ukrayna ile Rusya’ya karşı sınamaktalar.

Modern dünya, devletlerarası istikrardan mahrum.

Her devlet için kendi bekası önemli, çıkar ve güç yarışı için anarşi genel geçer kural. Ne Batı dünyası ne de Rusya birbirinin güç yarışına tahammül edebilmekte.

Bunu Suriye sahasında aktörlerin olanca hırsında gördük.

Yine de henüz nükleere başvurunun olmayışı, daha dehşet çıksalınları şimdilik engellemekte