BERLİN ziyaretimde, Millî Görüşçü kardeşlerin niçin çalıştıklarını bilen bir “şuur”da olduklarını gördüm. Birlikte yaşadıkları topluma “barış” içinde entegre (uyumlu) olmak istiyorlar; ama o toplum içinde asimile olmak (kaybolup gitmek) istemiyorlar. “ Var olma”, “varlıklarını hissettirme” mücadelesi veriyorlar. Cemiyetler açmış, Saadet Partisi Temsilciliği’ni kurmuşlar. Türkiye ile bağlarını koparmak istemiyorlar.

Berlin’de çok rahat ve zevkli bir çalışma yaptım. Saadet Partili kardeşlerim yaptıkları görevin farkındalar. Bunda Saadet Berlin Başkanı Mevlüt Okumuş’un da büyük rolü var. Erbakan Hocamızın “vazgeçilmez” gördüğü “Temel Esaslarımız” derslerine ilgi duymuş. Bu dersleri fasiküller halinde bir araya getirmiş. Çeşitli vesilelerle “ders” olarak vermiş. Baskıya hazır, “kitaplık çapta” bir çalışması var.
Farklı seviyelerde yaptığım beş ayrı sunumda, kardeşlerimin konulara yabancı olmadıklarını gördüm. Dikkatle dinlediler; bilgilerini pekiştirdiler. Ziyaretlerde Saadet Berlin’in çevrede itibarlı yeri olduğunu gördüm. Saadet Berlin’den geliyoruz, deyince herkesin yüzü gülüyor. Muhabbet etmek, ikramlarda bulunmak istiyorlar. Bu konuda, Bosnalı Yusuf Yusuf’un güler yüzüyle, “Kendimi Saadet Partisi’nde çok iyi hissediyorum” deyişini unutmayacağım.
İGMG Berlin Bölge Başkanı Hasan İstanbul’a yaptığımız ziyaret seviyeli ve “kardeşane” geçti. “Burası sizin eviniz” diyerek bize hizmet mekânlarını gezdirdi. Pırıl pırıl ve hizmete hazır mekânlar… Hizmet etmek isteyen kişi duruşundan belli oluyor. “Baş başa bağlı…”; “tefrika çıkarmamak” ilkelerinde birleştik. Bunlar insana “cihat sevabı” kazandırıyor.
BARIŞÇI OLMALIYIZ
BERLİN ziyaretimde en çok “barış”ı konuştuk. İslâm kelimesi “barış”, “esenlik” gibi anlamlara geliyor. Rabbimiz, “Es-sulhü hayr - Barışta hayır vardır” (Nisa, 112) buyurur. Allah Rasülü (S.A.V.), “barış”ı amaçladığı için “Hudeybiye Anlaşması”nı imzalamakta kararlı davrandı. Hudeybiye Barışı Mekke’nin fethinin kapılarını araladı; İslâm davetinin bütün dünyaya ulaşmasına vesile oldu.
Her Müslüman barış insanıdır. İnsan hem kendisiyle; hem de akrabaları, komşuları, mesai arkadaşları ve yaşadığı toplumla “barışık” olmalıdır. İslâm’da dargınlığın yasaklanması bu yüzden! Dargın olduğunuz kişiye mesajınızı ulaştıramazsınız. Allah Rasülü (S.A.V.) Medine Sözleşmesi”ni yaparak, bizlere en zıt toplumla bile “bir arada” ve “barışçı bir şekilde” yaşamayı öğretti.
Berlin’de “barış” mesajları verdik. Çünkü Müslüman diğer insanların elinden ve dilinden zarar görmediği kimsedir. Müslümanın görevi barış ve huzur dünyasını kurmaktır. Bulunduğu yerleri “yaşanabilir” hale getirmektir. Müslüman yaşadığı her yere hayır, iyilik, rahmet getirir. “Hayra motor, şerre fren” olur.
Millî Gazete Berlin Temsilcisi Durmuş Turgut, Saadet Berlin Başkanı Mevlüt Okumuş ile bir söyleşi yaptı. Çalışmalarını değerlendiren Okumuş, barış ortamına katkı sağlamak için gençler, hanımlar, büyükler ve diğer insanlara yönelik çalışmalar yaptıklarını anlattı. Üyelerine de şu uyarıları yaptı:
1. Teşkilâtımız ile ilgili haberlerde yöneticileriniz ile görüşmeden karar vermeyin. 2. Fâsıkların getirdiği haberleri araştırın. 3. Her duyduğunuz haberi araştırmadan yaymayın.
İYİ Kİ, MİLLÎ GAZETE VAR
BERLİN ziyaretimde Muradiye ve Mimar Sinan camilerinde namaz kılma fırsatı buldum. Türkiye’den geldiğimizi öğrendiklerinde her iki caminin hocası ve cemaati de bizi çay sohbetine davet ettiler. Hasret giderdik. Fikir alış verişi yaptık. Problemlerimizi konuştuk. Kardeşlik duygularımızı pekiştirdik. Mehmet ve Raci hocalarıma, cemaatlerine teşekkür ediyorum.
Berlin’deki bu güzelliğin sağlanmasında, doğru habercilik ve kültürel hizmet olarak Millî Gazete’nin rolüne değinmeliyim. Millî Gazete okuyucusu hemen belli oluyor. Bu anlamda Aksaray kökenli, 43 senedir Berlin’de yaşayan Menderes Singin’in, “Ne öğrendimse bu camiadan; Millî Gazete’den öğrendim” sözünü unutamıyorum.
Millî Gazete Temsilcisi Durmuş Turgut, Millî Gazete’nin kuruluşunun 51. yılında Berlin’de yaşayan bazı Millî Gazete okuyucuları ile görüştü. Her biri, Millî Gazete’nin kamu yararı ve doğru haberciliğine vurgu yaptılar. Baştan beri okuyucusu olduğu, Sakarya kökenli Nazif Uçan, “Millî Gazete bana istikamet gösterdi. Fırtınalı dönemlerde hedefimi kaybetmediğim pusulam oldu. İyi ki varsın Millî Gazetem” sözlerini etti.
Afyonkarahisar’ın Başmakçı ilçesi kökenli Ayhan Kemik ise, “Millî Gazete istikametinden hiç sapmadı. Yalana tevessül etmedi. Herkesin okumasını tavsiye ederim” ifadelerini kullandı.
2,5 günlük Berlin ziyaretim çok yoğun geçti. 2003’te ziyaret ettiğim Mevlâna ve Şehitlik camilerine ziyaret fırsatım olmadı. Her iki camide de değişiklikler olduğunu öğrendim. Görevlilerine hayırlı hizmetler diliyorum. Berlin Saadet’in çalışmalarının artarak sürmesini niyaz ediyorum.