Hatırlayalım lütfen! İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun adaylık süreci nasıl gelişti? Filmi biraz geriye saralım…
Önce, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylarının, Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olduğunu açıkladı.
Sonra ne oldu?
CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, randevu alarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bu yılın başlarında Beştepe’de görüştü.
50 dakika süren görüşmede İmamoğlu Erdoğan'dan oyunu istedi. Hatta görüşme sırasında Erdoğan-İmamoğlu arasında espriler yapıldı, yumuşak bir siyasi atmosfer hâkim oldu...
Bu görüşmeden hemen sonra Ekrem İmamoğlu’nun kamuoyunda tanınırlığı, bilinirliği neredeyse 3 katına çıktı.
***
Gelelim seçimlerden hemen sonrasına...
Ekrem İmamoğlu önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşme talep etti...
Uzun süre bu talebe Külliye'den cevap gelmedi.
Kamuoyuna, Beştepe koridorlarından şöyle bir görüş, düşünce yansıdı;
“İmamoğlu’nun tek başına Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabulü çok isabetli olmaz! Belki toplu bir kabul olabilir...”
Neticede böyle oldu!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı partilere mensup büyükşehir belediye başkanlarını Külliye’de kabul etti.
İmamoğlu’nun, Tayyip Bey’le görüşme talebi, diğer belediye başkanlarına da Beştepe’nin kapısını açtı.
***
Evet, şu andaki sistem gereği Cumhurbaşkanı aynı zamanda siyasi parti genel başkanı da olabiliyor. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan aynı anda AK Parti Genel Başkanı.
Devletin zirvesindeki isim olarak Cumhurbaşkanı’nın siyasi parti ayrımı gözetmeksizin herkesi kucaklaması; kimseyi dışlamaması, ötekileştirmemesi, kutuplaştırmaması genel beklenti.
Bu zaviyeden bakıldığında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tüm büyükşehir belediye başkanlarını ağırlaması, sorunlarını dinlemesi, bizzat not alması, soru(n)ları bakanları hemen orada cevaplaması olumlu sonuçlar doğuracaktır, şüphesiz…
WHATSAPP GURUBUNDAN İLK KİM AYRILACAK?
Erdoğan'ın büyükşehir belediye başkanlarıyla yaptığı toplantı sonrası ilginç bir karar alındı; 'WhatsApp grubu kurulması'.
Anladığımız kadarıyla, 'WhatsApp grubu’nda büyükşehir belediye başkanları ve bakanlar yer alacak.
Grubun yöneticiliğini ise en genç belediye başkanı olan 44 yaşındaki Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz yapacak.
Merak ettiğim iki husus var;
1) 'WhatsApp grubu’ndan ilk kim ayrılacak!
2) Birbirini engelleyen isimler olacak mı?
KUDÜS’E UYANMAK!
Halis Mutlu…
Gazeteci-basın danışmanı...
Defalarca Kudüs’e gitti ve Kudüs izlenimlerini “Kudüs’e Uyanmak” isimli kitabında topladı.
Eli kulağında, bugün-yarın kitapçı raflarında yerini alacak. Ravza Yayınları’ndan.
Peki, kitapta neyi anlatıyor, Halis Mutlu?
Ben sordum, Halis Mutlu cevapladı. Bir kulak verelim mi;
* Kudüs’e Uyanmak… Niçin böyle bir isim?
-Çünkü Kudüs konusunda derin bir uykudayız. Uyanmak için çabalayanlar da İsrailiyat kaynaklarıyla adeta efsunlanıyor ve “Kudüs üç semavi dinin de…” şeklinde başlayan hiç de İslami olmayan cümleler ile zehirleniyor. Kudüs’e uyanmaktan başka şansımız yok… Çünkü Kudüs hem îmani bir duruş, hem siyasi simge, hem de içtimai kıyam noktasıdır. Bereketin merkezi, küresel siyasetin ise altın oranıdır.
* Kitabı yazmaktaki gayen, hedefin nedir? Nasıl bir mesaj vermek istedin?
-Maalesef Kudüs İslami kaynaklardan ve Müslüman’ca anlatılmıyor. “Yahudi ansiklopedisinde yer alan bilgi, Tevrat’ta yazdığına göre, Yahudi bilginlerin aktardığına göre…” gibi cümlelerle Kudüs Müslümanların idrakine sunuldu bugüne kadar. Bunu yapmak Kudüs’e Yahudi’yi ortak etmekten başka bir şey değildir. Biz, Rabbimizin rızasını kazanmak adına Kudüs’ü Kudüs’çe yani Müslüman’ca anlatmaya gayret ettik. Kitabın mesajı net; Kudüs bizimdir, ihanet eden bizden değildir ve Mescid-i Aksa özgür olduğunda dünya bizim olur…
* Defalarca Kudüs’e gittin. Gördüğün yaşadığın en çarpıcı sahne ne oldu?
-Kudüs’ün bizzat kendisi ve tabii ki Mescid-i Aksa’ya ilk adım. Bunu anlatmak tarif etmek mümkün değil; ama şunu diyebilirim ki Kudüs’e gidenler için hayat Kudüs öncesi ve Kudüs sonrası diye ikiye ayrılır. Tabi bir de orada yaşanan dram var. Kudüslü yiğitlerin cesareti karşısında ümmetin çaresizliği… Ümmetin onurunu omuzlarında taşıyan Kudüslü Müslümanlar hem canlarından hem mallarından geçerken ümmetin çok çok az bir kısmının sadece kalbiyle buğzetmesi ve geri kalanlarının ise Kudüs’e sırtlarını dönmesi! Bunu Kudüs’ün her sokağında ve dahası Mescid-i Aksa’nın kapılarında her an görmek mümkün…
Kudüs’ün batısını Yahudi’ye teslim eden Müslüman doğusu için ne kadar mücadele edebilir ki ya da etse ne, ne anlamı olur ki? Kudüs bir bütün olarak Kudüs’tür ve Filistin topraklarının tamamı işgal altındadır.
* Liselerde, üniversitelerde, yurtlarda Kudüs ile ilgili konferanslar veriyorsun. Gelecek nesillere Kudüs ile ilgili mesajın ne?
-Her konferansımı, “Rabbim gönlünüze Aksa ferahlığı, ömrünüze Kudüs bereketi, zihninize de su berraklığı versin” diye bitiriyorum. Kudüs bizimdir sloganının içini doldurmak ve Kudüs’ün kandillerine yani ümmetin onurunu omuzlarında taşıyan 350 bin Kudüslü Müslüman’a sahip çıkılması gerektiğini, Kudüs’e gidilmesi gerektiğini ve mutlaka ama mutlaka Kudüs’ün Müslüman’ca okunması gerektiğini anlatmaya çalışıyorum.
***
Mutlaka okunması gereken bir kitap, “Kudüs’e Uyanmak” kitabı… Tavsiye ediyorum…
