Yaşadığımız son olaylar “Başbakan ile yol arkadaşlığı” yapmanın ne denli “zor iş” olduğu bir kez daha ortaya koymuş bulunuyor!

Başbakanın “kızlı-erkekli” kullanılan “öğrenci evleri” hakkında yaptığı açıklama kimi yol arkadaşları tarafından “sakıncalı” bulunmuş olacaktı ki hemen “düzeltme” yoluna gitmişlerdi!

“Başbakanın böyle bir açıklaması yok, öyle demek istemedi böyle demek istedi” gibi bir şeyler söylemeye çabalamışlardı!

Yani geçmişte Başbakanın basın danışmanı gazeteci Akif Beki’nin yaptığını yapmaya uğraştılar!

Ama Akif Beki’nin başına gelenlerin aynısı onların başına gelmekte hiç gecikmedi!

Ve daha söylediklerinin “mürekkebi kurumadan” yaptıkları bu açıklamalar Başbakan tarafından yalanlandı!

Başbakan “Ben sözlerinin ardında duran biriyim, dedim ne olacak” edasında konuşarak yani yol arkadaşlarının “tekziplerini tekzip ederek” onları açığa düşürmekte bir sakınca görmedi!

Üstelik bunu ilk kez de yapmıyordu!

Daha önce de benzer açıklamalar yapmış, yakın mesai arkadaşları tarafından yapılan açıklamaların tam zıddını söylemişti!

İşte bu nedenle Başbakanla “yol arkadaşlığı yapmanın çok zor bir iş” olduğunu söylüyoruz!

Başbakanla “yol arkadaşlığı” yapmanın zorluğu sadece yaptıkları açıklamaların Başbakan tarafından yalanlaması değil tabii ki!

Bir de bu yalanlamanın ardından “Başbakanın haklı olduğunu” ifade etme zarureti var!        

Ne yalan söyleyelim böylesine bir yükü biz taşıyamayız!

Biraz da Başbakanı yaptığı açıklamanın doğuracağı tepkilerden kurtarmak için yapılan bu tür gayretkeşliklerin “teşekkür almasını” bekler iken adeta “fırça yer” duruma düşmek katlanılabilir gibi değil!

Ama onlar katlanıyorlar! Bir türlü “Yeter artık” diyemiyorlar!

“Gülü seven dikenine katlanır” deyip ne kadar tekzip yerlerse yesinler hiçbir şey olmamış gibi yola devam ediyorlar!

Başbakan “yol arkadaşlarının” hiçbir şeye itiraz edemeyeceğini iyi bildiğinden olsa gerek lafını “hiç esirgemeden” söylüyor!

O lafını hiç esirgemiyor, ötekiler de hiç itiraz edemiyor!

İtiraz etmek bir yana adeta Başbakanın hiç esirgemeden söylediği laflar için “tevil etme yarışı” başlıyor!

“Ben öyle düşünüyorum, o böyle düşünüyor, farklı düşünmemiz normal” türünden laflar ediliyor!

Oysa olay “farklı düşünme” olayı değil ki!

Ortada bir “yalanlanma” yani “tekzip edilme” olayı var!

Onlar akılları sıra Başbakanı “gereksiz bir tartışmanın” dışına çekmeye çalışıyor ama Başbakan ”Ben lafımın ardındayım” diyerek onları gerçek dışı beyanları ile baş başa bırakıveriyor!

Bu yükü kaldırmak her babayiğidin harcı olmasa gerek!