Muhterem Müslümanlar!
Peygamber Efendimizin (S.A.V.) hicreti başlangıç alınarak yapılan hicret takviminin birinci ayı olan Muharrem ayının içinde bulunuyoruz. Bu takvimin sırasıyla diğer ayları: Muharrem, Safer, Rebiülevvel, Rebiülâhir, Cemaziyelevvel, Cemâziyelâhir, Recep, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkâde, Zilhicce aylarıdır.
Hicri yıl müddeti 354 gün 10 saat 12 dakika olduğundan dolayı miladi takvime göre hicri takvim her yıl 11 gün önce gelir ve mevsimler içinde dolaşarak 33 yılda bir miladi yıl içindeki dönüşümünü tamamlar.
Muhterem Müslümanlar!
Muharrem ayının ilk on günü ve hassaten onuncu (aşûre) günü pek kıymetlidir. Rivayete göre bugün birçok önemli olaylara sahne olmuştur.
Muharrem’in 10’uncu günü aşûre olarak biliniyor. Bu kutlu ayın diğerleri arasında ayrı bir yeri olduğu gibi aşûre gününün de diğer günler içinde bereketli bir yeri var. Muharremin ilk on gününün Allah katındaki seçkin yerini Fecr Sûresi’nin ikinci âyetinde geçen “On geceye yemin olsun” ifadelerinden anlıyoruz. Bu ayın önemi Peygamber Efendimizin (S.A.V.) şu hadisinden de anlaşılmaktadır;
“Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur.”
Muhterem Müslümanlar!
Hz. Ali (R.A.)’den şöyle rivayet edilir:
Bir gün biri Resulûllaha (S.A.V.) şöyle sordu:
Ya Resulûllah! Ramazan ayından sonra hangi ayda oruç tutmamı emir buyurursunuz Efendimiz (S.A.V.) şu cevabı verdi:
Eğer Ramazan ayından sonra oruç tutacaksan Muharrem ayında tut. Zira o, Allah’a ait bir aydır. Onda bir gün vardır ki, bir kavmin tövbesini Allah o günde kabul buyurdu. Başka kavimlerin de tövbe ve niyazlarını o günde kabul buyurur.
“Ramazan ayı orucundan sonra en faziletli oruç, Allah’ın değer verdiği ay olan Muharrem ayında tutulan aşûre orucudur.” (Müslim, Sıyam 38. Tirmizi: 3/276. Tac: 2/81.)
“Aşûre gününde aile efradına bolluk gösterenin bütün senesinde Allah bolluk ihsan eder.” (Tirmizi: 2/83)
Muharrem ayının onuncu (aşûre) günü ev halkına ziyafet vermesini de Efendimiz (S.A.V.) tavsiye etmiştir.
Muharrem ayının 9.10.11’nci günleri oruç tutulması da Peygamberimizin tavsiyesidir.
Hz. Aişe (r.anha)’den rivayet edildiğine göre, İslâm öncesinde Mekke halkı aşûre gününde oruç tutuyordu. Peygamberimiz Medine’ye hicret edince de bu orucu tutmuş ve mü’minlere de tutulmasını tavsiye etmiştir. (Buhari, Savm 69. Müslim, Siyam 19.)
Ramazan ayı orucu farz olunca da bu oruç tutulmaya devam edilmiştir. (Buhari, Savm 69)
Bu oruçta sünnet olan; aşûre gününü bir öncesi veya sonrası ile oruçlu geçirmektir. (Tirmizi, Savm 50)