Türk siyaseti, çarpık ötesi bir seçim sistemi ve iyiden

iyiye kirlenen, gerilim ve kamplaşmanın kıskacındaki bir kısır siyasi anlayışla

cebelleşiyor. Halk, seçimde istediği parti yerine kerhen bir yerlere yönelmek

durumunda kalıyor. Yüzde 10 gibi hakkaniyete zerre uymayan bir seçim barajı,

halkın gerçek iradesine tam anlamıyla bir ipotek koyuyor.

Siyasetteki sert ve kaba dil, saygı ve müsamahanın yerine

körü körüne bir düşmanlık dili ve tavrının yaygınlaşması gibi bir sorunu var

Türk siyasetinin. Bu sorunu da, özellikle iktidar partisinin bilhassa

kamplaşmayı arttırıp safları sıklaştırma tavrına bağlamak mümkün. Bu körü

körüne ve bilinçsizce kamplaşma, hem toplumun farklı kesimlerini birbirine

düşman edip birbirlerini dinleme ve anlama imkanını ortadan kaldırıyor, hem de

halkın dilediği partiyle temsil edilmesini (barajın da marifetiyle) ortadan

kaldırıyor.

Seçilme ve temsilde ortaya çıkan adaletsizlik de çarpık

siyasi sistemin tuzu biberi tabi. Yüzde 40 oy alıp, yüzde 70 çoğunluk elde

etmek, kendisine oy vermeyenlerin iradesini gasp etmek değil mi Her şeyden

önemlisi, hak etmediğini alıp bir de bunla hükmetmek Hak tan reva mı

Son dönemlerde ayyuka çıkan yolsuzluk, rüşvet

suçlamaları, siyasetin toplumu giderek geren, gücün halkı iyice ezen

pervasızlığı ve şımarıklığı, artık bir şefkat tokadı nı, bir dostça uyarı yı

hak etmiyor mu

Her önüne geleni, sırf kendisinden yana değil veya

kendisini eleştiriyor diye her dönem birtakım yaftalarla, suçlamalarla,

ithamlarla yargısız, sorgusuz sualsiz infaz eden bir siyasetin, gücün verdiği

şımarıklık ve büyüklenmeden arınması gerekmiyor mu artık

Yapılan her şeyi, söylenen her sözü, yanlışlığı ve

uygunsuzluğu ortada olmasına rağmen sırf güç elden gitmesin korkusuyla

savunup, doğruları sırf Hak aşkıyla söyleyenleri düşman belleyenlere dur da

bir soluklan demek bir vazife değil midir

Türk toplumu, bu seçimde bu sınavı verecek. Sıradan,

namuslu, dürüst, harama bulaşmamış vatandaş, kendi iradesini, içinden geçenleri

bu seçimde söylemeyecek de ne zaman söyleyecek Allah aşkına Konulan yapay ve

adaletsiz barajlar, yıkılmaya mahkumdur. Halk, bu bilinçle, kerhen veya

birileri gelir türünden saçma sapan korkularla değil, inanarak ve Allah a

güvenerek oy atacak artık. Atmalıdır.

Milli İttifak, halkın gasp edilen hakkını teslim etmek

üzeredir. İnsafsızca elinden alınan hakkını, bir şeylerin korkusuyla zorla

yönlendirildiği adreslere artık gitmeyeceğinin garantisidir. Milli İttifak,

doğruları, her şart ve durumda, hiç kimselerin kınamasına aldırmadan

söyleyebilmenin tezahürüdür.

Ey vatandaş! Artık, kirli siyasete, gerilime,

kamplaşmaya, düşmanlığa değil de; doğrulara, Hakkın yanında olmayı güce tercih

edenlere yönelmenin vakti değil midir

Barajlar yıkılmak içindir. Ve yıkılacaktır Allah ın

izniyle