Referandumda benimsenen “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”nde seçim barajının artık bir anlamı yok; zira, bakanlar direkt cumhurbaşkanı tarafından atanacağı için Meclis Genel Kurulu’nda güven oylaması da olmayacak.
Dolayısıyla seçim barajından umulan “yönetimde istikrar” beklentisi de kendiliğinden düşmüş oluyor.
Önümüzdeki dönem barajın tamamen sıfırlanması beklentisi toplumda bu yüzden oldukça yüksek…
***
Baraj deyip geçmeyin; geçmişte neler yaşandı neler, bu alanda.
Hangi siyasi parti genel başkanları baraja nasıl takıldılar?
12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Meclis’e giren siyasi partilerin 6 genel başkanı, partileri yüzde 10 barajının altında kaldığı için istifa etmek zorunda kaldı. Bunlardan ikisi daha sonra yeniden partilerinin başına geçti. Bakalım mı?
* Deniz Baykal - 1999 seçimleri (Deniz Baykal’ın genel başkanı olduğu CHP , 22 Nisan 1999 seçimlerinde yüzde 8,7 oy oranı ile Meclis dışında kaldı ve Baykal istifa etti. Baykal, Eylül 2000’de yapılan 11. Olağanüstü Kongre’de yeniden aday oldu ve seçildi.)
* Tansu Çiller - 2002 seçimleri (Genel Başkan Tansu Çiller, DYP, 3 Kasım 2002 seçimlerinde yüzde 9,5 oy alınca Meclis dışında kaldı ve partisinden istifa etti.)
* Mesut Yılmaz - 2002 seçimleri (ANAP, 3 Kasım 2002 seçimlerinde yüzde 5,13 oy oranı ile Meclis dışında kaldı. Genel Başkan Mesut Yılmaz istifa etti. Bu arada Yılmaz, 2007’de Rize’den bağımsız milletvekili olarak seçildi ve TBMM ’ye girdi.)
* Bülent Ecevit - 2002 seçimleri (DSP, 3 Kasım 2002 seçimlerinde yüzde 1,22 oy oranı ile TBMM dışında kaldı. DSP, bir önceki seçimden yüzde 22,19 oy oranı ile birinci olarak çıkmıştı. Ecevit 2002 seçimi sonrası DSP genel başkanlığından ayrılma kararını açıkladı.)
* İstifa etmeyenler de oldu, Devlet Bahçeli örneğinde olduğu gibi… Devlet Bahçeli liderliğindeki MHP , 3 Kasım 2002 seçimlerinde yüzde 8,36 oy oranı ile baraja takılarak TBMM dışında kaldı. MHP 1999 seçimlerinden yüzde 17,98 oy oranı ile ikinci parti olarak çıkmıştı. Bahçeli, 2002 seçimleri ardından istifa etse de kongrede yeniden aday oldu ve MHP genel başkanlığına seçildi.)
* Doğru Yol Partisi (DYP) 2007 seçimlerinde yüzde 9,54 oy oranı ile yine TBMM dışında kaldı. Bu sonuç, önceki genel başkan Tansu Çiller liderliğinde DYP’nin aldığı oy oranı ile aynıydı. DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, partisinin barajı aşamayacağını gördüğünde, henüz tüm sandıklar açılmamışken görevinden ayrılma kararı aldı.)
ERBAKAN HOCA NE DEDİ?
SEÇİM barajının ne kadar “harcayan” bir mekanizma olduğu apaçık ortada.
Milli Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan her zaman barajlara karşı durdu. Aşağıdaki cümleler Erbakan Hoca’ya ait;
“En büyük kabahat ANAP’tadır. Şereften bahsediyor, hangi şeref? ANAP Seçim Kanunu’nu değiştirdi. Bütün antidemokratik tahkikatları yaptı. Bütün hileleri koyan bu ANAP’tır. Allah’ın büyüklüğüne bakın ki, kendi koydukları barajlarda kendileri boğuluyor. Çırpınıp duruyorlar. Kim hile yaptıysa, sonunda kendi yaptığı hileden kendisi perişan olmuştur. Siz her hafta 30 tane Rotary Kulübü, Mason locası kuruyorsunuz. İki insan birlikte dua ederse hapse giriyorsunuz. Hangi özgürlükten, hangi düşünce özgürlüğünden bahsediyorsunuz, nedir sizin şu haliniz!”
TBMM MİLLİ SARAYLAR VE SULTAN MEHMED REŞAD HAN
TBMM Milli Saraylar tarafından düzenlenen “Sultan V. MehmedReşad ve Dönemi Uluslararası Sempozyumu” hemen her kesimin ilgiyle takip ettiği bir etkinlikti.
Milli Saraylar, bu sempozyumu da içeren kitap seti hazırladı. “Külliyat” kapsamında ve değerinde…
İçlerinde en önemlisi kuşkusuz, Lütfi Semâvî’nin kaleme aldığı, Dr. Fatih Akyüz ile Dr. Fatih Tetik’in birlikte hazırladıkları, “Sultan MehmedReşad Han’ın ve Halefinin Sarayında Gördüklerim” isimli 3 ciltlik eser.
Lütfi Simavi’nin, Sultan MehmedReşad Han’ın ve Halefinin Sarayında Gördüklerim başlıklı kitabı, başmâbeyn olarak bulunduğu saray günlerinin notlarını içeriyor. Osmanlı Devleti’nin son dönemleri hakkında bilgi veren önemli bir kaynak eser. “Amaç edindiğim gaye, Sultan MehmedReşad Han’ın ve sonradan Sultan Vahdettin’in başmâbeyncisi sıfatıyla müşahedelerimi ve o vakit cereyan eden olayları haleflere bildirmektir.” kaygısıyla yazılan bir kitap. İlk baskısı, 1924 tarihinde Matbaa-i Osmaniye’de Osmanlıca olarak basılmış.
***
Milli Saraylar, kültürel ve tarihi mirası ortaya çıkaracak çok önemli çalışmalara imza atıyor.
Milli Saraylar’ın bağlı olduğu TBMM Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Yasin Yıldız ve ekibi, bu anlamda her geçen gün yeni faaliyetlerin içinde.
İŞTE MİLLÎ GAZETE FARKI!
- Malatya Uluslararası Film Festivali’ni bizim Yüksel Akça izledi. Haberlerini Millî Gazete’de okudunuz.
Muhabirler, festivalde ödül alan ve bu hafta içinde (24 Kasım’da) vizyona girmesi beklenen “Buğday” filminin yönetmeni Semih Kaplanoğlu’nun peşindeydi. Şöyle bir kulis yayıldı, festival ortamında: “Semih Bey kimseye röportaj vermiyor...”
Böyle bir ortamda Yüksel Akça, ünlü yönetmen Semih Kaplanoğlu ile karşılaştı:
- Merhabalar Semih Bey, nasılsınız?
- Teşekkür ederim…
- Sizinle röportaj yapmak isterim…
- Hangi gazetedensiniz…
- Millî Gazete’den.
- Ne demek, elbette, memnuniyetle…
***
Yüksel Akça, röportaj nadasına yatan yönetmen Semih Kaplanoğlu ile İstanbul’da röportaj yapmak üzere sözleşti…
Hemen oracıkta bulunan ve sohbete tanıklık eden bir başka misafirin ağzından tek cümle döküldü:
- İşte Millî Gazete farkı…