Geçtiğimiz hafta sonu İstanbul Kongre Merkezi’nde çok önemli ama sessiz sedasız gerçekleştirilen bir kongre vardı; “1.Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi” (GETAT).

Hilton’da yapılan kapanış yemeğinde ben de vardım.

Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Demircan burada önemsenmesi gereken mesajlar verdi. Bakalım mı;

* “Şu yalan dünyada her birimiz için en önemli şeylerden birisi sağlığımızdır. Allah dara düşürmesin, sağlığımız için veremeyeceğimiz, feda edemeyeceğimiz hiçbir şey yoktur. Cihan sultanı Kanuni Süleyman bile; ‘Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi’ demiyor mu? Sağlıkla yaşayacağımız bir hayat, bahşedilmiş en büyük armağandır bize.”

* “Günümüzde tıp bir hayli gelişmiştir. Nice umutsuz hastalığın tedavisi artık mümkündür. Ancak tıbbın da çaresiz kaldığı durumlar yok değildir. Bu nedenle son yıllarda bütün dünyada geleneksel ve tamamlayıcı tıbba yöneliş vardır.”

* “Geleneksel tıp dendiğinde, kocakarı ilaçlarından bahsediyoruz sanılıp, burun kıvrılmamalıdır. Geleneksel tıp, İbn-i Sina’lardan, İbn-i Batuta’lardan bize intikal eden, insanlığın ortak mirasıdır.”

* “Özellikle vurgulamak istediğimiz husus şudur; geleneksel tıp, modern tıbbın alternatifi değildir. Onun yerine ikame edilmesi düşünülemez. Ancak modern tıbbın yanında tamamlayıcı olarak düzenlendiğinde insan sağlığına hizmet edecektir.”

* “İster modern tıbbın geliştirdiği yeni bir ilaç, yeni bir tedavi yöntemi olsun, ister yerel kültür ürünü olarak etkinliğini sürdüren geleneksel bir tedavi yöntemi olsun, hepsi insanlığın ortak mirası ve ortak değeridir.”

* “Geleneksel ve tamamlayıcı tıp konusunda, kadim medeniyetlerin harman olduğu, İbn-i Sina’ların yetiştiği bu coğrafya zengin ve özgün deneyim ve birikime sahiptir.”

* “Kadim medeniyetimiz ve coğrafyamızın, modern tıpla geleneksel tıp arasında en iyi şekilde köprü vazifesi göreceğine olan inancım tamdır. Kongredeki en önemli paydaşımız olan Dünya Sağlık Örgütü de geleneksel ve tamamlayıcı tıbbı teşvik etmektedir.”

* “Sağlık Bakanlığı olarak dünyadaki trendlere uygun olarak bu alanda birtakım düzenlemeler yaptık. Yaptığımız mevzuat düzenlemeleriyle geleneksel tıp uygulamalarını sağlık sistemimize kanıta dayalı şekilde entegre ettik. Uygulama ve uygulayıcı boyutuyla standartlar oluşturduk. Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarını merdiven altı uygulamalar olmaktan çıkarıyoruz. Hem halkımızın sağlığı açısından, hem de geleneksel tıpla ilgili istismarların son bulması ve algının düzeltilmesi bakımından bu gereklidir.”

* “Türkiye, entegrasyon ve standardizasyon açısından bugün itibariyle örnek bir ilerleme kaydetmiş durumdadır. Geleneksel ve tamamlayıcı tıp konusu, uluslararası katılımlı bu toplantıda bilimsel temelde ele alınacaktır.”

* “Anadolu tıbbının dünyaya tanıtımı da yapılacak ve markalaşması için çalışılacaktır.”

***

Bugüne kadar sağlık bakanları genellikle “geleneksel tıp” alanına “mesafeli” dururlar, bu konuda net konuşmaktan çekinirlerdi. Bu anlamda da, bu kongrenin ve Bakan Demircan’ın açıklamalarının önemli olduğunu düşünüyorum.

KONGREDEN FARKLI NOTLAR…

* Kongrenin Onursal Başkanlığını üstlenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan kapanış yemeğine de iştirak etti.

* Kongrede kimler yoktu ki; iski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun eşi Uzm. Dr. Sare Davutoğlu, Dr. Ender Saraç,  İbrahim Adnan Saraçoğlu, Prof. Dr. Canan Karatay, Doç. Dr. Yavuz Dizdar ve alanında uzman daha birçok isim… Özellikle Canan Karatay’ın salonda büyük ilgi gördüğünü ve katılımcıların Karatay ile fotoğraf çektirmek için sıraya girdiğini söylemeliyim.

* Kongre Başkanlığını Prof. Dr. Eyüp Gümüş üstlendi.

* Kadim dost, Sağlık Bakanlığı Basın Müşaviri Selami Güder de oradaydı. Hasbıhal ettik. Yemekten hemen sonra Bakan Demircan’la da sohbet de ettik. Bakan Demircan, kendisiyle tanışan Bezmialem Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerine geleneksel tıp alanının daha çok “araştırma” alanında yoğunlaşmalarını tavsiye etti.

Benim bu önemli kongreden aktaracaklarım bunlar…

“Sessiz sedasız bir kongre” dedim ama bana öyle geliyor ki sonuçları itibari ile tıp dünyasında hayli yer edinecek bir organizasyon oldu…

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

* Her yıl geleneksel olarak düzenlenen ve bu yıl ikincisi verilecek Erbakan Ödülleri’nin 24 Nisan’da (yarın) Beşiktaş MKM’de sahiplerini bulacağını, Erbakan Ödülleri’nin Bilim, Düşünce, Medya, Sanat, Spor ve Onur Özel Ödülü kategorilerinde verildiğini, MKM’de gerçekleştirilecek törene akademi, sanat, siyaset, iş, spor ve medya camiasından birçok önemli ismin katılmasının beklendiğini, geçtiğimiz yıl ödül alan isimlerin; Bilim Ödülü Yüksek Mühendis Özdemir Bayraktar, Düşünce Ödülü Suriyeli mütefekkir Cevdet Said, Medya Ödülü CNN Türk Ekonomi Editörü Cem Seymen, Sanat Ödülü neyzen Doç. Dr. Süleyman Ergüner, Spor Ödülü kayak sporcusu Ayşe Kader Yavuz ve Onur Özel Ödülü ise Süleyman Arif Emre olduğunu,

* İstanbul Müftülüğü tarafından organize edilen ve camilerde gençlerle sabah namazının ardından ifa edilen, büyük ilgi ve alaka ile karşılanan “Gençlik Buluşmaları” finalinin 13 Mayıs 2018 Pazar günü Fatih Camii’nde gerçekleştirileceğini, programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da davetli olduğunu, biliyor musunuz?

NE OLDU DA BÖYLE OLDU?

Gazeteci Talat Atilla, 16 Mart 2018 günü köşesinde, “Erken seçimi Bahçeli isteyecek” diye yazmıştı. Bu iddia başka gazeteciler tarafından da tekrarlanıp gündemde tutulunca hem MHP hem AK Parti tepki göstermiş, iddiayı yalanlamıştı. Bahçeli ve yardımcısı Prof. Semih Yalçın erken seçim olmayacağı konusunda çok net konuşmuştu.

Peki, sormak gerekmiyor mu, 16 Mart 2018’den, Bahçeli’nin erken seçim çağrısı yaptığı 17 Nisan 2018 tarihine kadar ne değişti ki!

Bu soru hâlâ muallâkta!