Bildiğiniz hikâye, kurt kuzuyu yemeye karar vermiş. Kuzuya, “Seni yiyecem” demiş.

Kuzu, ilk defa bir kurt gördüğünden, yenme denen şeyi bilmediğinden, ancak otun yenileceğini bilen kuzu, “Neden beni yiyeceksin?” der.

Kurt, “Suyumu bulandırıyorsun” der.

Kuzu, “Ben derenin alt tarafındayım, sense yukarı tarafındasın; ben nasıl senin suyunu bulandırayım?” der.

Kurt, “Uzatma, ben seni yiyecem” der.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, Tacikistan’dan Yugoslavya’ya kadar yirmi devleti komünist baskısı altına alıncaya kadar öldürdükleri insan sayısı on milyonlarcadır.

Yirmi devletten meydana gelen bu birlik, 1979’da Afganistan’a girdi, 1989 yılına kadar Afgan Müslümanlarını öldürmeye devam ettiler.

On yıl istilasız yaşadılar ama 2001 yılında Amerikalı Hıristiyan askerler yine Afganistan’a demokrasi götürmek için önce Afganistan’da insan bırakmayalım ve onların değerli elementlerini demokrasi kabına katıp gidelim dediler ve 2021 yılına kadar öldürmeye devam ederken kendilerinden de ölümler çoğalınca bir gece Afganlı hainler yataklarında yatarken ABD’li askerler kaçtılar.

1917’den 1991 yılına kadar süren komünist zulmü sona erdi ama bu sefer de Batı’nın inkâr fırtınasına tutuldular.

SSCB ile ABD değirmen taşı gibi ister altta olsun, ister üstte olsun, öğüttükleri insan cesedidir, özellikle de Müslüman cesedidir.

Irak’ta zalim Saddam’ın 30 yılda öldürdüğü insan sayısı otuz bin civarında iken “Atom bombası arama” bahanesiyle ülkeyi işgal ederken bir milyonun üzerinde seçme Müslümanları şehit ettiler.

ABD, Rusya devlet, Çin birbirleriyle ekmek kavgası yaparlar ama Müslüman’ın ölmesi söz konusu ise şartlı anlaşmalarla biri diğerine göz yumarak yardım ederler.

Mafya lideri, iş adamının bürosuna giriyor, patronun karşısına geçiyor ve bu dört cesur adam, senin bu kurumu koruyacaklar, aylıkları da şu kadar dolar” diyor ve çekip gidiyor.

Bu Birleşmiş Devletler’in belalı beşlisinin yaptığı da bu değil mi?

Donald Trump, atom bombası ve demokrasi bahanesiyle gelip savaşta sıkışınca kaçmanın yollarını ararken, “Korsan olduk, bedava petrole el koyuyoruz parayla satıyoruz” demedi mi?

Bugünlerde 242 milyonluk nüfusun yüzde 56’sı Müslüman olan Nijerya’daki İslami gelişmelerden rahatsız olan ABD, Nijerya’ya tehditlerine ve askeri yığımlarına başlamış durumda.

Çin ise Afrika’nın yollarından, yolunu bulmaya çalışıyor.

Bizim Müslüman halkımız iyidir. Mayası sağlamdır.

Esen rüzgârlar nedeniyle kendini, makamını, servetini, şöhretini korumak için bazı akımlara kapıldıysa da içindeki imanını korumasını bilmiştir.

Bu akımlara katılan insanlarımızın bir araya gelebildiği tek yer camiler ve özellikle de cuma namazıdır.

Değerli vaizlerimizin birçoğu va’zını bitirirken üç defa kelime-i şehadeti toplu halde yüksek sesle getirtir, üçüncüsünü söyleteceğinde “Aşk ile bir daha ‘EŞHEDÜ EN LA İLAHE İLLALLAH VE EŞHEDÜ ENNE MUHAMMEDEN ABDÜHÜ VE RASÜLÜHÜ/ Ben şahitlik yaparım ki, Allah’tan başka ilah yani yaratan yaşatan, yöneten, donatan yoktur” dedirtir.

Dedirtmeyen vaizlerimiz bu cuma günü ve her cuma günü bu kelimeyi üç defa coşkulu bir şekilde dedirtiniz ve her cuma namazı öncesi söyletmeye devam ediniz.

Hanımlar ve cumaya gidemeyecek kadar özrü olanlar, siz de ezanı okunurken müezzinin söylediği o en değerli cümleleri tekrarlayınız.

Bizim dirliğimiz için birliğimize ihtiyaç, kan kaybından ölmek üzere olan hastanın kana ihtiyacından daha fazla, İslam dini etrafında kenetlenmeye ihtiyacımız vardır.

1996-1998 yılları arasında, Boğaz’da şık bir salonda 30-50 arasında rakamın değiştiği öğretim üyelerine İslami sohbetler yapardım.

O sohbetlerde tanıdığım bir maden profesörü anlattı: Üniversitemizde ateist diye tanına ve kendisinin de ifade ettiği işittiğim bir profesörümüz, Amerika’ya dersler vermek için gittiğinden üniversitenin hazırladığı bir toplantıda onun konuşmasını ve Orta Doğu’da nelerin olup olmadığını açıklamasını isterler.

Kendisinden dinledim, “Konuşmama başlarken ateist olduğumu bir şekilde duyurdum. Konumu yine materyalist bakış açısından anlattım, sorular bölümünde, “Siz Müslümanlara göre şu konu nasıl çözülür?” diyorlar.

Ben Müslümanlıktan çıktım, ateistim diyorum, soru yine, “Siz Müslümanlara göre…” diyorlar.

Adın Müslüman adı mı sen ne desen inanmıyorlar. Ben bir kelimeyi şehadet getireyim de salıma döneyim” dedi Müslümanlığı iyi yaşamaya başladı” demişti.

Sinemanın ünlü bayan artistlerinden biri Amerika’da birçok artistin bile ulaşamayacağı yere çıktığında, Amerikan basını kendisine, “Afganistan’daki teröristler, Amerikan askerlerini neden öldürürler?” diye sorarlar.

Bayan artistimiz, “Amerikan askerleri Afganistan’da ne ararlarmış?” demiş, o kadar.

Yarın, mayamızın sağlam olmasının sebeplerini yazacağım.