Lafa çok bilindik bir ifadeyle başlayalım!
Ve diyelim ki:
Biz bizi bildik bileli Avrupa Birliği nin kapısında
bekleyip duruyoruz! Yuvarlak bir hesapla yarım asırdır Avrupa Birliği nin
kapısında içeri girmek umudu ile bekleşip duranlarımız var!
Avrupa Birliği bizden sonra müracaat eden nice ülkeyi
üyeliğe kabul etti! Ama bize gelince hep bir mazeret ürettiler!
Aslında aralarında Müslüman bir ülkeyi görmek
istemiyorlar ama bunu açıkça dile getiremedikleri için de sudan bahaneler
üretip hep hayır diyorlar!
Son olarak ileri sürdükleri gerekçe de Böyle bir
başbakana sahip olduğunuz sürece Avrupa Birliği ne asla giremezsiniz demeye
başladılar! Ne kadar geçersiz bir gerekçe bu!
Sanki böyle bir başbakanı olmasa Türkiye yi hemen Avrupa
Birliği ne alacaklarmış gibi konuşuyorlar!
Yahu, Türkiye yarım asırdır o kapıda bekliyor!
Erdoğan ise şunun şurasında dokuz on yıldır Başbakan!
O başbakan olmadan önce Türkiye yi niye bağırlarına
basmadılar(!) dersiniz
Başbakan Erdoğan a bakış açımız belli! İlk günden beri
muhalifiz! Şimdi de O nun avukatlığını yapacak halimiz yok!
Başbakan Erdoğan a ne kadar muhalif isek Avrupa
Birliği ne katılmaya da bir o kadar muhalifiz! Bu nedenle de Avrupa Birliği nin
ikiyüzlülüğünü suratlarına vurmak için bu satırları kaleme alıyoruz!
Yoksa meramımız Erdoğan a arka çıkmak ve savunmak değil!
Avrupalılar tarafından bugün adeta istenmeyen adam ilan
edilen Erdoğan da Avrupa Birliği ne girebilmek için maalesef epey gayret sarf
etmiş bir siyasi!
Avrupa Birliği nin gönlünü kazanabilmek için neler yaptı
neler ama yaptıklarının hiçbiri Avrupa Birliği ne bir türlü Evet dedirtemedi!
Mesela faize bakış yumuşatılıp çağır realitesi olarak
ilan edildi, zina suç olmaktan çıkarıldı, idam cezası kaldırıldı!
Ne var ki Avrupa Birliği bir türlü ikna edilemedi!
Bugün ise aralarına almama gerekçesi olarak bizatihi
Başbakan Erdoğan ın varlığı gösteriliyor! Erdoğan onlar için neler yaptı neler
ama istedikleri bir şey olmayınca nasıl çirkefleşiyorlar hep birlikte gördük!
Umarız bu çirkeflik Erdoğan a da ders olur!