Adana Otistik çocuklar Eğitim ve Sağlık başkanının

otistik çocukların doğuştan ateist olduğu yönündeki açıklamalarını okuduğumda,

bu açıklamaların kime ne katkı sağlayabileceğini düşündüm. Ve bu sözlerin, hem

çocukları hem de ailelerini özellikle de anneleri ciddi anlamda incittiğini

hissettim Zira engelli annesi olmak gücünüzün iki katı bir yükü sevgi ile

taşımak ve bütün zorluklara katlanmak demektir. Anne bir yandan aile yakınları

ve toplum tarafından dışlanmakta diğer yandan bir ömür büyümeyen bir çocuğun,

eli, gözü, kulağı, ayağı olmaktadır. Çocuğun, kendisinin bir hatası ya da

günahı nedeniyle dünyaya geldiğini iddia eden yakınlara ve çevrenin

dedikodularına göğüs germek anneyi yormakta ve yalnız bırakmaktadır. Bu zor

günlerinde anneyi dirençli kılan ve onu hayata bağlayan tek şey vardır o da

sevgidir. İş hayatımda bu çocukların anneleriyle birlikte çalışma şansım oldu.

Bu kadınlara Yüce Yaratıcı nın büyük bir sevgi ve sabır bahşettiğini ve

yüreklerindeki bu sevgi ile yaşadıkları imtihanı daha rahat atlattıklarını

gördüm. Onların çocukları ile ilgili meselelerde ne kadar hassas olduklarını

bildiğimden, otizm ile ateizmin yan yana telaffuz edilmesinin açtığı yarayı

bütün benliğimde hissettim.

Bilindiği üzere, Otizm bir rahatsızlıktır ve bu çocuklar

rahatsızlığın derecesine göre çevre ile iletişim kurmakta konuşmakta güçlük

çekmekte ve desteğe ihtiyaç duymaktadırlar. Ancak otizmi ağır olmayan

çocukların pek çoğu da eğitim hayatlarını sürdürmekte ve ibadetlerini

yapabilmektedirler. Ağır durumlarda ise zaten kişi böyle bir sorumluluktan muaf

tutulmuştur.

Aklı ve iradesi yerindeyken akıllarını kullanmayanlar bir

tür otizm vakası gibi tanımlanabilir ama hiçbir kimse doğuştan ateist değildir.

Aklı iradesi yerindeyken akıllarını kullanmayanlar ateisttir ve bunu kendileri

tercih etmişlerdir.

Allah beyninin bazı lopları gelişmeyen ve bu duruma bağlı

olarak aklını kullanamayanları mazur görülmüş insanlar olarak kabul ediyor ve

onlardan mesuliyeti kaldırıyor. Akıl verdiği halde Allah ı hakkıyla yad

edemeyen insanlara ise Ey Akılsızlar! diye hitap ediyor Çünkü ateistler,

maneviyat alanını tamamen devre dışı bırakarak yaşayan birer nesneye

dönüşmüşlerdir. Bir insan Allah ın dünyaya ve kainata serptiği delilleri

göremiyor, Allah a ulaşamıyorsa kendi tercihi ile beyninin bir kısmını devre

dışı bırakıyor demektir. Yani kendi isteği, kendi tercihi ile bitkisel bir

hayat seçmekte ve gerçeği görmezden gelmektedir. Kimse anasından ateist olarak

doğmaz. Çünkü fıtri olarak Allah insanın DNA larına İslam ı koymuştur. Ateizm bilinçli

bir tercihtir ve kişinin aklı olduğu halde aklını inkar etmek gibi bir şeydir.

Bir insan bir hastalığa bile bile yakalanmak istemez ama ateistler bilerek ve

isteyerek böyle bir akıl tutulmasına yakalanıyor ve bunun savunuculuğunu

yapıyorlar. Bu kimseler akılla hakikat arasına ideolojilerini soktuklarından,

güneşe bakıp güneşi göremeyen kişinin durumuna düşüyor ve kör karanlığı

aydınlık zannediyorlar