Ali Nar Hoca’nın hayat mücadelesi, iki temel üzerine oturmuştur: “Birisi din, diğeri edebiyat”. Hocamız “İslâmî Edebiyat” kavramı üzerinde ısrarla durmuş, İslâmî Edebiyat’ı İslâm dinini anlatmak için bir araç olarak görmüştür. Bu tutumu “telkin” anlayışıdır ve bu yönüyle Lebid’e, Hassan bin Sabit’e, Züheyr’e, Ebu’l-Hasen en-Nedvi’ye ve Necip Fazıl’a benzer.
Yazdığı piyes, hikâye, roman ve denemelerinde “ahlakî telkin” anlayışı hâkimdir. Bu anlayışını şöyle ifade eder: “İslâmî Edebiyat, İslâmî duygu ve düşünceyle yapılan bir söz sanatıdır. İslâm’dan ve onun kutsallarından direkt söz etmeseniz de onun ruhuna uygun olarak Müslüman ediplerin yaptığı edebî faaliyetlerin tümü İslâmî edebiyat kavramının içine girer. İslâm’a aykırı olmayan ve İslâm’ın kutsallarını rencide etmeyen eserleri bu kategoride değerlendirebiliriz. Özellikle altını çizmek gereken bir nokta genel ahlaka aykırı olamamaktır. Bizim geleneğimizde var olan münacat, naat, büyükleri medih ve kötülere yergi, ahlakî telkin taşıyan türler tepe noktasını tutar. Aslında bize göre ideal olan da budur”.
Hocanın edebiyatta ideal olanın “tebliğ” değil, “ahlakî telkin” olduğu inancı eserlerine de yansımıştır. “Tebliğ”in din adamları tarafından da yapılabileceğini ancak edebiyatçının dini anlatırken “ahlakî telkin” metoduyla hareket etmek suretiyle daha geniş kitlelere sesini duyurabileceğini; telkin metoduyla dini düşünceleri, edebi türlerin içine daha ustalıkla yerleştirilebileceğini düşünen Ali Nar Hoca, yazdığı “piyes”, “hikâye” ve “roman (bilim kurgu-ütopik)’larında telkinî bir metod takip etmiştir. Ancak yazdığı “Ezan Donanması” ve “Sığamadığım Dünya” şiir kitaplarında ve denemelerinde “tebliğ” ve “telkin”i birlikte kullandığı görülür.
İslâmî Edebiyat ve Ali Nar Hoca, birbirini tamamlar. Zira, Ali Nar Hoca, İslâmî Edebiyat’ın üstadı ve Türkiye’deki temsilcisidir. İslâmî Edebiyatı Türkiye’de tanıtan, kurduğu vakıfla, çıkarttığı İslâmî Edebiyat dergisiyle, yazdığı makalelerle, yaptığı sohbetlerle, konferanslarla, radyo ve televizyon konuşmalarıyla, kitap ve makale çevirileriyle gündeme getiren Ali Nar Hocadır.
Rahmetli Ali Nar Hocamız hayattayken bize İslâmî İlimler, Kültür ve Edebiyat Vakfı (İSEV), İslâmî Edebiyat dergisi ve yazdığı kitapları devam ettirmemiz hususunu vasiyet etmiş, vefat etmeden önce de vasiyetnamesini yazılı olarak hazırlayarak bunu ne kadar önemsediğini göstermişti. Biz de hocamız hayattayken verdiğimiz söze ve vasiyetnamesine uyacağımıza söz vermiştik.
Bundan mülhem, Hocamızın eserlerini yayınlamaya devam ediyoruz. “İslâm İnancı, Uzay Çiftçileri, Arılar Ülkesi ve Akaid Risâleleri”ni yayına hazırlayarak baskısını yaptık. Hocamızın hayatı ve görüşlerini anlattığımız “Ali Nar Hoca ve Düşünce Yapısı” kitabını da yayınladık. Yine Ali Nar Hocamızın adının literatüre girmesi için bir edebiyat öğrencisinin “Ali Nar ve İslâmî Edebiyat Düşüncesine Yönelik Çalışmaları” adlı yüksek lisans tezine yardımcı olduk. Ali Nar Hocamızı anma toplantıları yaptık. Gayretlerimizle ismi İstanbul’da iki İmam Hatip Ortaokulu ve Lisesi’nde yaşamaktadır.
Bir taraftan Ali Nar Hocamızın eserlerini yayınlarken bir taraftan da Ali Nar Hoca’nın tüm eserlerini külliyat halinde yayınlama gayreti içindeyiz. Külliyat çalışmasına temel olacak; hocamızın edebi görüşlerinin toplu olarak bir araya getirildiği “Ali Nar Hoca ve İslâmî Edebiyat” adlı eseri hazırladık.
Eser, gerek “İslâmî Edebiyat” dergisindeki yazıları, gerekse “Edebiyatın İslâmcası” eseri ile değişik dergilerde yayınlanmış veyahut hiç yayınlanmamış makalelerinden oluşmaktadır. Böylece bu çalışma, Ali Nar Hocamızın edebi görüşlerinin tümünü muhtevi önemli bir eser hüviyetini kazandı. Bu önemli eseri yakın bir gelecekte yayınlayacağız İnşallah.
Allah-u Teâlâ, Ali Nar Hocamıza rahmet etsin.
Duyuru: Rahmetli Ali Nar Hocamızın vefatının sene-i devriyesinde kabri başında yâd edeceğiz. 16 Temmuz 2023 Pazar günü, saat 18.00’de Edirnekapı Şehitliği’ndeki (15 Temmuz Şehitliği’nin yakınında) kabri başında hocamızı dualarla anacağız. Tüm dostlarımızı bekliyoruz.