Yaşımız seksene merdiven dayadı!

Bu ömrün oldukça uzun sayılabilecek dönemi “sıkıyönetim altındaki idarelerde” geçti diyebiliriz.

Darbe yapanların ilk işi hep sıkıyönetim ilan etmek oldu!

Sıkıyönetimlerin temel niteliği vatandaşların ülke yönetimine el koyanların arzu ettikleri biçimde yaşanmalarıydı!

Her şey konuşulmamalıydı! Her şey yazılmamalıydı! Ve her şey yapılmamalıydı!

Darbe yapanlar bir süre ülkeyi kafalarına göre idare ettikten sonra tekrar normal düzene geçmek zorunda kalırlardı.

Ancak ne var ki geçilen normal düzenler fazla uzun ömürlü olmazdı! Bir ara her on yılda bir darbe yapılır olmuştu!

Bütün bunları şimdi niye mi yazıyoruz.

AKP yönetimi bakanlara kendilerine sorulan sorulara cevap vermeme uyarısında bulunduğu için yazıyoruz.

Evet, AKP yönetiminin kendi bakanlarına sorulan sorulara cevap vermeyin uyarısında bulunması bizim geçmişe doğru bir yolculuk yapmamıza vesile oldu.

Sanırız AKP yönetimi parti içinde söylem birliğini sağlayabilmek için herhangi bir konuda Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan konuşmadan önce kabine üyelerinin yani bakanların açıklama yapmamaları konusunda uyarıda bulunuyor.

Bakanlara getirilen bu açıklama yapmama yani konuşma yasağı, bize uzun süre yaşamak zorunda kaldığımız sıkıyönetim günlerini hatırlattı.

Ve şimdi sıkıyönetim dönemini bakanlar yaşayacak diye düşündük.

Bu dönem sıkıyönetim olarak anılabileceği gibi sımsıkı yönetim dönemi olarak da hatırlanabilir.

Böyle dar kapsamlı bir sıkıyönetime ilk kez şahit oluyoruz.

Bakanlar dışında herkes her soruya cevap verebilecekken sadece bakanlar bu yasağın kapsamı içinde olunca sımsıkı yönetim tanımlaması daha doğru olur dedik. Dileriz yasağın kapsama alanı daha da genişletilmez.

Gerçi böyle açıklama yapmayın uyarısı ile bakanlara soru sorulmasının önüne de geçilmiş oluyor ama söz konusu yasağın uzun ömürlü olacağına ihtimal vermiyoruz.

Nasıl sıkıyönetim günlerinden sonra normal yönetimlere geçilmiş ise sımsıkı yönetimlerin ardından da mutlaka normal günlere dönülür diye düşünüyoruz.