Son günlerde yaşanan “fon krizi” nedeniyle suçlanan pek çok isim var. Bunlar arasında “iktidara yakın” isimler de bulunuyor.

Suçlanan isimlerle ilgili bir yargı kararı olmadığı için onlardan söz ederken elbette “FBSK suç örgütü” gibi bir tanımlama yapılamaz.

Onlar için şimdilik belki “FBSK fon örgütü” denilebilir.

Kamuoyu “yatırılan cüzi bir miktar” paranın kısa zamanda “çekilen devasa bir meblağa” nasıl dönüştüğünü ya da dönüştürüldüğünü meraktan kendini alamıyor.

Zira dünyanın hiçbir yerinde bu kadar kısa bir zamanda böylesine devasa bir meblağın kazanılmasının mümkün olmadığı aşikâr!

“Yatırılan cüzi bir miktardaki” para milyonlarla ifade edilirken “çekilen devasa bir meblağ” ise milyarlar olarak dile getiriliyor.

Yani “milyon yatırıp” bunu “milyar olarak geri alma” hiç kimsenin aklına yatmıyor.

Bir de “yatırılan cüzi bir miktardaki” paranın nereden ve nasıl kazanıldığı merak konusu oluyor.

Söz konusu isim “burslu öğrencilik” yapmış bir isim!

“Belediye bursu ile yurt dışında eğitim” almaya gitmiş bir isim.

Yurda dönünce de siyasete atılmış ve kendisini TBMM çatısı altında bulmuş bir isim!

Yatırılan paradan her ne kadar “cüzi miktar” diye söz ettiysek de bu da “milyonlarla” ifade edilen bir rakam!

O paranın nereden bulunduğu da sorgulanıyor.

Söz konusu isme sorulsa Allah-u âlem, “Birkaç bin liramız vardı fona yatırdık milyon oldu” cevabı alınacak.

Evet, karşımızda tam anlamıyla bir fon örgütü var.

Fonlardan nasıl para kazanılacağını çok iyi bilenler var.

Yani bin koyup milyon almanın, milyon koyup milyar almanın formülünü bilenler var.

Bize kalırsa böylesine yetenekler suçlanmak yerine örnek alınmalı ve onların bilgilerinden istifade edilmelidir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı böylesi üç beş yetenekli elemanla çalışsa hazine açığı tez zamanda kapanır mı kapanmaz mı?

Ülke ekonomisine yön verenler bu konuda kafa yorsalar hiç fena olmaz diyoruz.

Siz ne dersiniz?