Öyle bir sürece girdik ki!
Başbakan Erdoğan Birleşmiş Milletler e, Avrupa
Birliği ne, Avrupa Parlamentosu na, kısmen ABD ye ve faiz lobisi adı altında
ülkemizi yıllardır sömüren rantiyecilere meydan okumaya, onları ve kararlarını
alenen reddetmeye başladı. El altından aldığımız sinyallere göre de yalnız
kaldığını, geçmiş dönemlerde yaptığı bazı yanlışlar yüzünden bazı şeyleri
yapmak veya yapmamak için olağanüstü baskılara uğradığını, kurtulmak için
çırpındığını ima eder tavır ve davranışlarda bulunuyor. Zaten de son günlerdeki
söylem ve duruşları bunu açıkça belli ediyor.
Üzülerek ifade etmeliyiz ki, partisi içindeki Haçlı
çevrelerinin borazanı olan egemen kişiler, Başbakan ın çırpınışlarını boşa
çıkarırcasına hâlâ her fırsatta, Avrupa Birliği ne yalvarma sürecinin bundan
etkilenmeyeceğini ve o yolda süratle ilerlenmesi gerektiğini ifade etme
garabetinde bulunabiliyorlar.
Başbakan zor bir dönemece girmiş bulunuyor. Ama bundan
önceki hata veya zorlamalar neticesinde gelinmiş olan noktada bu dönüş
sinyallerinin hayata geçmesi çok zor görünüyor. Çünkü Haçlı iliğimize kadar
girmiş. Gerek içimize soktukları adamları, gerek koynumuza kadar yığdıkları
silah, teçhizat ve askeri üsleri ve gerek yıpratılan ordumuz ile bu adımların
atılması zor görünüyor. Türkiye nin rotasının doğru yöne çevrilme ihtimalini
gören Haçlı ve Siyonist çevrelerinin temsilcilerinin, iki de bir AK Parti ye
veya resmi makamlara gelerek olağan dışı nezaket görüşmelerinde bulunmaları
aba altından sopa göstermekten başka ne ile açıklanabilir ki
En çok hayret edilen nedir biliyor musunuz AK Parti
milletvekillerinin ve yetkililerinin hiç seslerinin çıkmıyor olması.
Hatırlayalım tezkere olayından sonra hizaya sokulan
milletvekilleri, iktidarlarının yaptığı tüm yanlışları, karşı durmak bir tarafa
alkışlarla tasvip ettiler. Haçlı işgal ve zulümlerine yapılan destekler, kardeş
İslam ülkelerinin işgali ve sömürülmesine fiilen yardım edilmesi, D-8 in önünün
kesilmesi, stratejik önemdeki sanayi ve haberleşme tesislerinin ve
arazilerimizin potansiyel düşman çevrelerine satılması. Üstüne üstlük bu
çevrelerin silah, haberleşme tesisleri ve askeri üslerinin topraklarımıza
konuşlandırılması, bu silahların tetiklerinin de kendilerine verilmesi. Daha da
vahimi, bu tesislerin ve silahların kullanımı için yabancı askerler ve onların
arasında bulunduğuna kesin olarak inanılan ajan ve provokatörlerin yurdumuza
kabul edilmesi. Hem de TBMM kararı olmaksızın. Komşularla aramızın açılması,
mezhep savaşına gidecek vanaların açılmaya kalkışılması Fahiş hataları sayıp
listeyi uzatmak mümkün
Bütün bu hatalar işlenirken hiçbir milletvekilinin ya da
il başkanının sesinin çıktığını biz hatırlamıyoruz. Muhalefet partileri de
susarak tasvip ettiler bu yanlışları. Bir tek Saadet Partisi ve Milli Görüş
camiası bütün gücü ile bu yanlışları haykırmış, meydanları patlatırcasına
protesto etmiş ve çarenin bunlar değil, İslam Birliği nin kurulması olduğunu,
sağır sultanların bile işitebileceği ses seviyesi ile dünyaya duyurmuş.
Şimdi milletvekilleri, il başkanları ve diğer AK Parti li
yetkililerine seslenmek istiyoruz:
Görmüyor musunuz, Sayın Başbakan zor durumda! Haçlı ve
Siyonist çevreler tehdit üstüne tehdit savuruyorlar! Siz ise Başbakan ı
yapayalnız bıraktınız! Sadece alkışlamakla yetiniyorsunuz! Nerede fikir
üretimi, nerede meydanlara ve basın yayın kuruluşlarına gidip işin doğrusunu
haykırmak Nerede ülkeyi ve Başbakan ı gerçekten sevmek Başbakan tek başına
yedi başlı deve karşı mücadele ediyor görmüyor musunuz Suskunluğunuz yetmez
mi Başbakan çaresizlikten başka partilerin desteğini talep eder vaziyete
düşmüş! Neden içinizdeki Haçlı sözcülerini susturacak fikirler gelmiyor sizden
Sadece milletvekili olmak için mi oradasınız
İçinizden bazıları sızlanıyor:
Biz parmak kaldırıp indirmekten başka bir işe yaramıyoruz
diye! Haydi silkinin, Başbakan a destek verin! Sadece alkış değil eyleme geçin,
ayağa kalkın! Haçlı ve Siyonist e hak ettikleri dersleri verin! Gerçek
çözümleri artık savunmaya başlayın! Zararı yok gerçek çözümün adına Milli
Görüş ün çözümleri demeyin! Ama doğru olan, ülkemizi ve tüm İslam âlemini kurtuluşa kavuşturacak olan
bu çözümleri siz hayata geçirmeye çabalayın! Haçlı yı durdurun, Siyonist e
gerekli tokatları indirin! O zaman en hararetli destekçilerinizin Milli
Görüşçüler olduğunu göreceksiniz!
İstifa edip gitmeye ve partinizi bölmeye hazırlandığınızı
duyuyoruz!
Bunu ancak çoluk, çocuk zihniyetliler yapar. Önce
yanlışlarınızı düzeltin! Düzeltmeden giderseniz, Allah indindeki sorumluluğunuz
size ait, ama İslam tarihi sizi hiç de hoş olmayan sıfatlarla anacaktır!
Gidilen yolun ucu yok, görmüyor musunuz
Başbakan ı ibrik otu tuzağından kurtarın!
Aslınıza dönün!
ÇIKMAZ YOL
İzlediğin yol değilse Hakk,
Tıkanırsın bir gün muhakkak!