Hacı Kazım Ozan, 1985 yılında Bolu’nun Kıbrısçık ilçesi Kızık köyünde doğdu.

Ailenin üç kızla birlikte tek erkek çocuğuydu.

Annesi Neriman Hanım, babası İzzet Ozan Bey’dir.

Kazım Ozan, sevgi ve kardeşliğin teminatı Anadolu Gençlik Derneği’nde (AGD) yetişmiş ve burada yetişen her genç gibi vatan ve millet sevdasıyla her türlü fedakârlığa hazırdı.

İmam olmayı çok istemiş ve görev verilmesini beklemekteydi.

Nihayet ataması gerçekleşti ve ilk görev yeri Mardin’in Mazıdağı ilçesi Bilge köyü oldu.

Anne ve babası biricik oğullarını Bilge köyüne yerleştirdikten sonra Ankara Beypazarı’na döndüler. Kazım Ozan Bilge köyüne gelir gelmez köy camisine tadilat yaptırtmış, Kürtçe öğrenmiş ve kısa zamanda küçük büyük tüm köylünün sevgisini kazanmayı başarmıştı.

Köylü, bu sıra dışı imama çoluk-çocuk her şeylerini emanet ediyordu.  Hacı Kazım Ozan, Bilge köy halkını çok seviyordu.

***

Fedakâr, vefakâr, yardımsever ve çalışkanlığı ile ön plana çıkan Hacı Kazım Ozan, iki yıl görev yaptığı Bilge köyünde bir nişan törenine davet edildiği akşam cemaati ile birlikte katledildi.

Nişan bitiminde caminin nişan evine uzak olması hasebiyle yatsı namazı nişan evinde kılınmak istenmişti. Bu sırada maskeli bir grup, husumetli oldukları aileye karşı bir saldırı düzenlemiş ve Kazım Ozan ile birlikte 44 kişiyi oracıkta vahşice katletti.

4 Mayıs 2009 günü yatsı namazı sonrası dua esnasında şehid edilen imam Kazım Ozan’ın cenazesi Ankara’nın Beypazarı ilçesinde toprağa verildi.

Allah (c.c.) rahmeti ile muamele etsin inşallah, yiğit imam…

***

Yukarıdaki satırları, Maaile Dergisi’nin Mayıs 2019 sayısından aldım.

Maaile’deki ilginç dosyalarından da aşina olduğunuz Nazmiye Gülbaş, Maaile’de bir süredir ‘Farklı Kronoloji’ şablonuyla o ayın olaylarını, öne çıkan hadiselerini son derece çarpıcı ve gerçekten ‘farklı’ bir yaklaşımla ele alıyor.

Şehid Hacı Kazım Ozan dosyasını da Nazmiye Gülbaş’ın bu dosyasından aldım.

***

Bugün 3 Mayıs 2019…

Yarın 4 Mayıs 2019…

Yarın, merhum Hacı Kazım Ozan’ın şehadetinin onuncu yılı…

Allah’tan (C.C.) rahmet diliyorum…

“BU DERGİ BENİM EVİME GİRECEK!”

Safiye Gül…

Hak davası âşığı bir hanımefendi…

Almanya/Berlin’de yaşıyor.

İyiye, doğruya, güzele dair çalışma ve faaliyetlerin içinde. Tam bir Milli Görüşçü.

Millî Gazete’nin okurlarına her ay sunduğu Maaile Dergisi ile de yakından ilgileniyor.

Safiye Gül’ün dosyalarını Maaile’de okuyorsunuz. Özellikle ‘seyahat’ notları büyük ilgiyle karşılanıyor.

Maaile’nin, Mart ve Nisan 2019 sayılarında yer alan ‘Fas Notları’nı bir solukta okudum.

***

Safiye Gül geçenlerde bir kısa not yolladı, Berlin’den...

Not şöyle: “Maaile Dergisi’nin Berlin’de abone sayısı her ay hızla artıyor. Dergi büyük bir ilgi ile karşılanıyor. Şu an Berlin dışı bir abonemiz de oldu. Bir beyefendi ısrarla bizi aramayı bırakmadı, “Bu dergi benim evime ille de girecek!” diye. Abone yapmaya mecbur kaldık…”

Nedense bu satırlar beni çok etkiledi.

Bir kişi ısrarla arıyor ve Maaile’nin mutlaka evine girmesini istiyor.

Bu kişiyi gerçekten çok merak ettim. Hangi saiklerle bu ısrarını sürdürdü;

* Gittikçe bozulan aile yapımız mı?

* Artık çocuklarımıza neredeyse ulaşamaz hale gelişimizden mi?

* Nesillerin karanlık bir çukura doğru hızla sürüklenişi sebebiyle mi?

* Mahalle kültürünün hemen hemen yok olması nedeniyle mi?

* Komşuluk, yardımlaşma ve dayanışma geleneğinin tamamen yok olma tehlikesinden mi? Zira, aynı apartmanda hatta aynı katta oturan aileler değil yardımlaşma, birbirlerini tanımıyorlar bile, artık. Ne yazık ki öyle…

uuu

Maaile Dergisi, toplumun en temel yapısı olan ailenin korunması için büyük bir çaba içinde.

Çocukların ‘ahlak ve maneviyat’ prensipleri içinde, anne-babalarına, çevresine saygılı bireyler olması için dosyalar hazırlıyor.

Türkiye’de olduğu kadar Avrupa’da ve dünyanın öteki noktalarında da ilgiyle karşılanıyor ve okunuyor, Maaile.

Yoksa siz hâlâ abone olmadınız mi?

KARINCA KARARINCA KATKI

Köksal Eser…

Yıllardan bu yana İstanbul/Şile’de Millî Gazete dağıtıyor.  Geçenlerde gazeteye geldi, sohbet ettik.  İlginç bir anısını anlattı:  “Geçenlerde Şile’de gazete dağıtıyordum. Elimde Millî Gazete vardı,  birisi yaklaştı ve bana 100 TL uzattı.  “Nedir bu para?” dedim.  “Saadet Partisi, Genel Merkez binası için kampanya düzenlemiş. Ben Saadet Partili değilim ama karınca kararınca bir katkım olsun istiyorum…” dedi.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

Ekrem Hakkı Ayverdi, hayatını Türk geleneksel hat sanatının örneklerini bir araya getirmeye adamış ünlü mimar ve sanat tarihçisi. Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı’nın da kurucusu. Ayverdi’nin, Osmanlı dönemi hat sanatının eşsiz örneklerinden oluşan koleksiyonunun, Yıldız Holding’in katkılarıyla Ramazan ayı boyunca Yıldız Holding (Ülker) Çamlıca Seminer ve Sergi Salonu’nda sergileneceğini, biliyor musunuz?