Açılım yapalım derken acıklı olaylara sebep olmayalım.

Aç adama açılım dan bahsetmeden önce açlığı giderilmeli.

Aç insanları doyururken aç ile açgözlüyü ayırt etmeli.

Otuz yılda harcanan üç yüz milyar doların birçoğu

açgözlülerin eline geçtiği söylenir.

Açılım alnı açık insanların yapacağı iştir.

Açgözlülerle ağzı açıkları doyurmak mümkün değildir.

Açılım yaparken geçmişten söz edilmez.

Açma kutuyu, söyletme kötüyü demişler.

Açık sözlerle açılım yapılır.

Beni yanlış anladınız dedirtecek kapalı, kinayeli,

mecazlı, istiareli kelimelerden kaçınılmalı.

Bu açılımın olursa olur olmazsa dönülür mantığı içinde

Fal açmak olmadığı bilinmeli.

İşin Gönül açma işi olduğu, Ferhad ın dağı delip su

akıtmasından daha zor olduğu bilinmeli ve gönül dağlarına el ve dil balyozuyla

vururken kuyumcudan daha hassas davranmalı.

Rabbimiz, katı yürekleri anlatırken onun taşlardan daha

katı olduğunu anlatır:

Sonra bunun (mu cizenin) arkasından kalpleriniz

katılaştı. Onlar taş gibi hatta daha da katı. Çünkü nice taşlar var ki, içinden

ırmaklar kaynar, niceleri de var ki, çatlar da ondan su çıkar. Ve niceleri de

var ki, Allah korkusuyla yukarıdan aşağıya yuvarlanır. Allah yaptıklarınızdan

habersiz değildir. (Bakara süresi ayet 74)

Gönül açmak oruç açmak gibi kolay değildir.

Gönlün açılması için gözlerin açılması gerekir.

Gözlerin ve gönüllerin açılması da irfanla olur.

Şair Hadi Abdüsselim zade, kime bir buğday danesi kadar

irfan bağışladın. Sızlanma, şikâyet etme, irfan verdiğin konusunda elinde

delilin var mı Anlamında şöyle diyor:

Kime bahşeyledin bir habbe irfan

Acıklanma elinde var mı bürhan

İrfan verdiğim konusunda elindeki üniversite diploması

delilimdir demeyin.

Adamları delirten diplomadır o.

Gönlünü ve gözünü açanlar açılım yapabilirler.

Açılım yapanlar kendileri de açılırlar.

Derdini açanın ağzını kapatırsanız acıların selinde

boğulursunuz.

Evlerde, meydanlarda, okullarda sözle, pankartla derdini

anlatanları, hastanede acıdan feryat eden adam gibi görünüz ve doktor gibi

kulak verip ciğerinden dinleyiniz.

Derdini açanların derdine derman olmak varken yarasına

tuz-biber ekilmez, copla yaralar deşilmez.

Açılımı hep karşıdan bekleyenler bilsinler ki eğer

kendileri de açılım yapmazlarsa yine kendileri zarar görürler.

Aç gözünü açarlar gözünü demişler.

Her şeyi karşıdan bekleyip el açmak yerine açıkgöz

olmadan gözünü açmalı.

Açılımı kadınlarımızın başını açmakla başlatan zorbaların

yerinde yeller esiyor. Kaybolmasınlar, daha sonra gelenlere örnek olsunlar diye

daha hayatlarında iken tarih müzesine kaldırıldılar.

Ayrı bayrak açmakla açılım yapılmaz.

Kapıları hep açık bırakmak gerekir.

Açılımdan hiçbir zaman ümit kesmemeli.

Çiftçi güz ve kış mevsiminde gördüğü ağaçlarının kuruluğundan

ümit kesmez ve baharın çiçek açtıran havalarını bekler.

Yenişehirli Avni bunu çok güzel dile getirmiş.

Kişi elbet açılır kuru ağaç olsa bile

Bu havalarda bu mevsimde ne mümkin aram (Aram:

dinlenmek)

Kuru ağaçların bile açılımını beklediğimiz bu günlerde

biz, çorak gönüllerimize Rahim olan Allah ın rahmet ayetlerini, rahmet

peygamberinin merhametini, rahmet ümmeti olarak Nisan yağmurları gibi yağdırıp

Mayıs çiçekleri gibi açılalım.

Not:16/11/2009/Pazartesi/ tarihli Milli Gazetedeki

makalemdir.