BENDENİZ vali, kaymakam, belediye başkanı, müdür olsam

ofisimi nasıl döşerim

1. Lüks ve şatafatlı olmasın ama mutlaka sanatlı,

estetik, güzel olsun, bilen gözleri okşasın.

2. Masamın yazıhanemin üzerinde sanatlı birkaç obje

olmalıdır. Kütahya çinisi bir kalemlik Sanatlı bir şekerlik Bulabilirsem

Tophane işi bir sakızlık Çok zarif bir abajur Çeşmibülbül bir sürahi veya

vazo

3. Kullanmasam bile eski bir hokka takımı

4. Duvarlardaki görsel objeler çok önemlidir. Şehrin

tarihî ve sanatlı birkaç fotoğrafı Çiçekli bir ebru Hüsnihat asmama belki

izin vermezler ama geometrik bir kufî hat koyabilirim Osmanlıca bilmeyen

câhiller onu okuyup anlayamaz, hendesî süs sanır

5. Pahalı olmasa bile yerde kesinlikle el dokuması küçük

bir halı.

6. Duvara dayalı bir vitrinde veya kütüphanede birkaç

eski kitap Ciltleri meşin olmalı

7. Para bulabilirsen Süleymaniye işi damgalı sarı

madenden bir mangal

8. Ne yapıp yapar, görülecek bir yere bir bonsai

yerleştiririm.

9. Dikdörtgen bir sehpanın üzerinde Türkçe ve yabancı

dillerde birkaç sanat ve fikir dergisi

Ofisime giren, kültürlü ve sanattan anlayan birinin

gözleri bayram yapmalıdır dekorasyonu görünce.

Vali, kaymakam, belediye başkanı olduğum şehirde

geleneksel millî sanatlarımızı teşvik ederim. Hat, ebru, tezhib, tesbih ve

takı, yazma, el dokuması kumaş, çömlekçilik, ağaç oyma sanatı

Sanatkarlar bir ağacın çiçeklerine benzer On bin kişilik

bir şehirde on sanatkar olsa, bunlar ürün verseler ağaç ve şehir çiçeklenmiş

olur. Çiçekli ağaç güzel olur, meyve verir.

Yeterli miktarda çiçek olmasa bile az da olsa mutlaka

olmalıdır. Olmaması büyük eksikliktir.

Sinop un Saraydüzü ilçesi kaymakamı Yusuf Özbey beyefendi

hem hattatmış, hem de aruzla şiir yazıyormuş

Valilerimizin, kaymakamlarımızın, belediye başkanlarımızın

çoğunun bir güzel sanatı bilmesi, ürün vermesi, yüksek edebî kültürü ve boyutu

olması gerekir. Onlar sadece devletimizi temsil etmiyor, medeniyet ve yüksek

kültürümüzün de mümessilleridir.

Ofisini göreyim, senin kim olduğunu söylerim

Yazıhanenin üzerindeki objeleri göreyim

Duvarlardaki görsel malzemeyi göreyim

Valilerin, Kaymakamların, Belediye başkanlarının sonsuz

hürriyeti, imkanı yoktur ama olanlarını sonuna kadar ilim, sanat ve kültür için

kullanmalıdır.

Basit bir örnek vereyim:

Sönük bir ilçe Az miktarda bal üretiliyor. Üreticilerle

görüşülüyor, onlardan balın halis (yüzde yüz saf, şekersiz, orijinal) olacağına

dair garanti alınıyor ve kaymakam ve belediye başkanı beyler el ele verip

harika küçük kavanozlar, harika etiketler hazırlatıyorlar. Ballar hediyelik

eşya olarak halka ve turistlere satılıyor.

Yazı masamın üzerinde ABD Arizona dan gelmiş 50 gramlık

minik bir bal kavanozu bulunuyor, çöl balı Kıyıp da açıp yiyemiyorum. Süs

eşyası, mücevher gibi bir şey

Bu hizmet sanatsız, zevksiz olmaz. Etiketi, kavanozu

mutlaka güzel olmalı. Bal halis ise başka özellik ve şart istemez. Çünkü halis

bal şifadır, ilaçtır

Artık küçük şehirlerimizde liseler, meslek liseleri,

İmam-Hatipler var. Kaymakam ve Belediye başkanı beyefendilerin buralarda okuyan

zeki, istidatlı, kabiliyetli, vasıflı, cevherli çocukları seçip onları

alternatif bir eğitimle yetiştirmek için bir şeyler yapmaları gerekir. Nedir bu

bir şeyler .. Adam Olmak İsteyen Gence başlıklı küçük yazım, internetten

indirilip okunursa bazı fikirler elde edilebilir

Vali beyler, Kaymakam beyler, belediye başkanı beyler,

vilayet ve ilçelerindeki cevherli gençlerin sevgili ve muhterem ağabeyleri

olmalıdır.

Edebiyatı, sanatları, kültürü himaye ve teşvik

etmelidirler.

Bu hizmetleri yapanların ve yapacakların ellerinden

öperim.

26.04.2016