Böyle derlerdi eskiler, bekledikleri gibi bir gelişme

meydana geldiğinde...  Yani tahmin

ettikleri gibi ortaya çıkmıştı her şey!

Evet, siz MHK olarak daha dün aynı statta aynı takımların

maçını tatil eden hakemi görevlendirirseniz, tek taraflı seyirci ile oynanacak

aynı tip maçın süt liman geçmesi beklenemezdi. Peki, bu tayini kimler

yapıyordu Yardımcısının kafasına maç öncesi taş yağdırılan ve kanlar içindeki

kafaya altı dikiş atılmasına rağmen maçı, 50 bir seyirci vardı, o yüzden

oynatmak zorundaydım gibi hiç bir hakemin ağzından çıkmayacak bir yorum yapan

adam yapıyor. Hem de o sıralarda üç yıldızlı emniyet amiri olmasına rağmen...

Peki, o hakeme saldırıp yerde döven kişiye ne ceza verilecektir 6222 den bir

kaç yıl maç izlememe cezası mı Asla! O sözüm ona seyirciye, resmi giysili bir

devlet memurunu (asker, polis gibi)  ulu

orta dövmek suçundan bir ceza kesilmelidir. Saha mı En az on maç

kapatılmalıdır. Devamı mı Bu federasyon ve tabii ki kurulları acilen görevden

alınmalı, ya da onlar istifa etmelidirler. Ama yeni genel kurul aynı isimlerden

oluşacağı için yeni gelecek federasyonun da bundan çok farklı olmayacağına

bahse girerim.  Sonuç mu Bizdeki adalet

temsilcisi kadının gözlerindeki bant şeffaftır ve her yeri görür. Dolayısıyla

da terazi bir türlü dengede kalamaz.

Gelelim maça... En az 3-0 Fenerbahçe nin galibiyeti ile

biter dedim. Hele hele Trabzonspor takımının sahaya çıkacak kadrosunu gördükten

sonra görüşüm şu oldu: Şayet Fenerbahçe, olay falan çıkmadan, sonuna kadar

oynama hırsı gösterirse en az yarım düzine farkla kazanır. Neden mi Yahu, hem

Muhammed, hem Cardozo var takımda... Özer, Okay ve Ekici de orta alanda... Sağ

arkada Salih, sol arkada yarım porsiyon kalmış bir Güray... Daha da beteri. İki

aydır oynamayan, ameliyat izleri bile henüz geçmemiş Onur kalede... Bravo Hami!

Sen kiminle dans ettiğinin farkına varamazsan, böyle harcanır gidersin.

Fenerbahçe mi Geçen yazımda da değindiğim gibi Pereira,

Markoviç in sakatlanmış olmasına dua etmelidir. Etmelidir ki, Volkan banko adam

oldu. Diego nun sağa sola yalpasını da nihayet fark ederek Alper de takıma

girdi. Arka taraf zaten malumdu. Bu takım karşısında yukarıda mazeretleriyle

birlikte sıraladığım Trabzonspor u ayda bile oynasa farklı yenerdi. Fenerbahçe...

Hatta 11 e 8 bile... Hatta Ömer Üründül le her maç öncesi yaptığım telefon

görüşmesinde aynen şunları söyledim: Trabzonspor bu maçta rakibine gol atmak,

pozisyona girmek şöyle dursun, ceza alanına bile giremez... Notlarıma baktım,

ilk ceza alanına giriş o da eften püften 35. dakikada olmuş... 

Parça parça gidelim... Trabzonspor başkanı maç sonrası

demeç verdi. Ben bir şey anlamadım. Provokasyon dedi. Bence alakası yok. Çizgi

hakeminin 2-0 iken hakemi uyararak verdirmediği penaltı için oldu o iş...

Ayrıca aynı başkana sormak isterim... Hem ekonomik sıkıntıdan söz edeceksiniz,

battık diyeceksiniz ve üçüncü sınıf Muhammed için bonservis bedeli olarak 2

milyon 750 bin avro ödeyeceksiniz. Siz önce aynayla hesaplaşın sayın başkan!

Fenerbahçe sahadaki futbolculara müsabaka içinde

gösterdikleri tavırları sebebiyle teşekkür etmiş. Hakemlere geçmiş olsun demiş

ve onları da kutlamış. İyi güzel de bu hakem de kaşarlanmışlardan değil

miydi Kıs kıs gülüyorsunuz değil mi  

Emniyet güçleri saha içinde yeteri kadar önlem almışlar

mıydı, bu tarafı da var işin... Ama maçın kaşarlanmış hakeminin o müessif olay

meydana gelmeden maçı çoktan durdurması gerekirdi. En azından emniyet güçlerine

o kale arkası tribünün daha ciddi biçimde tedbirlerle donatılmasını istemesi

gerekirdi. Sonrasında da beş hakemi de kenarda bekleyip önce onları soyunma

odasına yönlendirmeli, en son da kendisi çıkmalıydı. Ama önce kendi depar attı.

Neyse, ben şampiyonluk için bir numaralı adayımın

Fenerbahçe olduğunu bu ülkede herkesten çok önce yazmış bir kişi olarak haklı

çıkıyor gibi olma doğrusuna yaklaştığımı görüyorum.

Çok şey söylendi, çok şey yazıldı. Ama bence bu maçın en

önemli yanı, herkese ders olacak bölümü neresi idi biliyor musunuz Trabzonspor

kaptanı kaleci Onur un maçın tatil edilmiş olmasını öğrendikten sonra saha

kenarına gelip, formasını ve eldivenlerini çimene bırakması idi. Hem de hocası

Hami ve bazı yöneticilerin önünde... Aman Onur sakın ola ki kararından dönme...

Çünkü dönersen hem kendine yazık edersin, hem de her türlü fairplay ödülüne

layık olduktan sonra hepsini kaybedersin. Yıllarca örnek bir sporcu olarak

anılmaktan kendini engelleme!