Son dönemde Abdullah Gül cenahından gelen haberler son derece çarpıcı.
İki yeni gelişmeden sizleri de haberdar etmek istiyorum;
Birincisi şu; emekli olan ya da emekli olması istenen bazı üst düzey bürokratların Abdullah Gül ekibine dâhil oldukları, bu isimlerin bundan böyle Gül için çalışacakları haberleri geliyor. Bu çerçevede bazı isimler de telaffuz ediliyor… Bu gelişmeyi, şu aşamada çok fazla dillendirilmese de “geleceğe yönelik” bir hazırlığın ipuçları olarak değerlendirmek gerekir mi, gerekmez mi
İkincisi de, bazı illerde Abdullah Gül’e yakın kimi isimlerin olası “il başkanlığı” için yoklama, nabız tutma çalışmaları yapması… Burada da somut örneklerden bahsediliyor…
***
Abdullah Gül, AKP’nin önde gelen isimlerindendi.
Bu parti bünyesinde, Başbakanlık, Bakanlık yaptı. Cumhurbaşkanı seçildi. Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra 2. isim olarak anıldı, hep!
Cumhurbaşkanlığı süresinin hemen bitiminde gerçekleştirilen Olağanüstü Kongre, Gül’ün AKP’nin başına gelmemesi için planlı bir atraksiyon olarak algılandı, kamuoyunda...
Gözler önünde yaşandı; bundan sonraki süreç de esasen ilginçti; Abdullah Bey, ziyaret ettiği illerde AKP İl Başkanlıklarına hiç uğramadı, yorum da yapmadı. Partinin davetlerine de hep mesafeli durdu.
***
Son dönemde AKP’nin kuruluşundaki çekirdek kadroda yer alan, aralarında Bülent Arınç, Hüseyin Çelik’in de bulunduğu isimlerin, Abdullah Gül’le dirsek temasları sır değil!
Bütün bu satırlardan yola çıkarak, “Abdullah Gül yeni parti kuruyor” demek her ne kadar “zorlama” bir yorum olsa da o cenahta ilginç bazı kıpırdanmaların olduğunu/olabileceğini de ifade etmek gerekir.
PES DOĞRUSU!
Bu köşede telefon dolandırıcıları hakkında sık sık uyarılarda bulundum, bulunmaya da devam edeceğim. Zira bu yolla ünlü kişiler de dâhil binlerce vatandaşımız mağdur edildi/edilmeye de devam ediyor.
***
Bir arkadaşım, yakın zamanda başından geçen bir dolandırıcılık olayını paylaştı.
“Yaşadığım bir olay, dikkatli olalım!” uyarısıyla şunları aktardı. Okuyalım;
“Dolandırıcılar şimdi de bankaların bilinen numaraları ile aramaya başladılar.
İşten eve giderken hesabımın olduğu bankanın kendi orijinal numarasından arama geldi. Arayan kişi bankanın internet güvenlik biriminden aradığını ve kredi kartımla alışveriş yapılmaya çalışıldığını ve bunu benim yapıp yapmadığımı sordu.
Bende tabii ki bu alışverişi yapmadığımı söyledim. Bunun üzerine kredi kartı bilgilerimin ele geçirilmiş olabileceğini alışveriş yapılmasını engellemek için kredi kartımın ve diğer hesapların bloke edilmesi gerektiğini söyleyerek kimlik bilgilerimi saymaya başladı; adımı soyadımı, TC kimlik numaramı, adresimi, anne ve baba adımı harfiyen tek tek söyledi.
Telefonuma gelen mesajdaki kodu telefona tuşlamamı istedi. (Telefonun tuşlama sesinden hangi numaraya basıldığını anlayabiliyorlar. İki kere 4’e bastın dedi!) Gelen mesajın sonunda, bilgileri banka personeli dâhil kimse ile paylaşmayın diye yazıyor, bu yazının yazdığını ve paylaşamayacağımı söyledim.
Bunun üzerine “kredi kartının arka tarafında yazan müşteri hizmetleri numarasına bakın” dedi. Gerçekten de aradıkları numara bankanın numarasıyla bire bir aynı numara. (Bu insana çok inandırıcı, güven verici geliyor.) Arkasında birkaç mesaj daha gönderip gelen kodu sordular.
Konuşma devam ederken bu arada eve gelip bilgisayarın başına geçtim vakit kazanmaya çalıştım ve aradıkları numarayı, mesaj gönderdikleri numarayı araştırmaya başladım.
Aradıkları numara bankanın internet sitesinde de yazan aynı numara.
Ama yinede içime bir şüphe düştü ve telefonu kapatıp onu tekrar arayacağımı söyledim.
Telefonu kapatıp tekrar aynı numarayı aradığımda bu sefer gerçek Finansbank müşteri hizmetleri çıktı. Hemen kredi kartımı ve hesaplarımı bloke ettirdim.
Kredi kartımla nakit avans çekilmeye çalışıldığını ve hızlı kredi başvurusu yapıldığını söylediler. Hemen bu işlemleri de iptal ettirdim.
Gerçekten dolandırıcılar çok profesyonel bir şekilde ve koordineli olarak çalışıyorlar.
Ben kendimi bilişim ve teknoloji konusunda bilinçli olduğumu zannederdim. Resmen direkten döndüm. Dolandırıcıların yöntemleri çok gelişti. Başta 50 milyon kişinin kimlik bilgilerinin sızdırılması skandalı ve bankanın hizmet numarasını birebir kopyalamış olmaları onlara çok iyi bir avantaj sağlıyor. Herkes çok dikkatli olsun…”
KİTAP NOTU/YUSUF ALİ’NİN MACERALARI
“Yusuf Ali’nin maceraları: BİR KAHRAMAN DOĞUYOR”, eğitimci-yazar Hamit Yolcu’nun, aynı adla sürdüreceği serinin ilk kitabı…
Aden Yayınları’ndan çıkan ve 112 sayfalık içeriği ile dikkat çeken kitap, içerisinde birbirinden ilginç hikâyeleri barındırmasının yanında çocukları bilinçaltına manevi değerlerimizi de yerleştirmeyi hedefliyor.
Kitabın arka kapağında yer alan açıklama, içeriğin özeti mahiyetinde:
“Eski, yıkılmış bir kilisenin enkazı üzerinde; birimiz Haçlı askeri, birimiz Fatih oluyor; kılıçlarımızla savaşıyorduk. Kılıç dedimse gerçek sanmayın! Tahtadan yaptığımız şeyler. Ama o tahta parçası, bizim gözümüzde Hazreti Ali’nin Zülfikar isimli kılıcı oluveriyordu.
Yasin bana kızıyor, her seferinde ben düşman askeri oluyorum bu sefer de sen ol diyerek isyan ediyordu.”
Yazar hakkında da bilgi vermek istiyorum; Hamit Yolcu, 1973 Niğde doğumlu. Ahıskalı muhacir bir ailenin en küçük çocuğu. İmam-hatip olan babası farklı şehirlerde görev aldığı için, Bolu Atatürk İlkokulunda başlayan eğitim hayatı Bolu İmam Hatip Lisesi, İstanbul (Fatih) İmam Hatip Lisesi, Pendik İmam Hatip Lisesi ile devam etti. Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi’nden mezun.
Kartal Anadolu Gençlik Derneğinde (AGD) üç yıl gençlik üzerine çalışmalar yaptı. Özel Birikim Eğitim Kurumlarında öğretmen ve idareci olarak on yıl görev yaptıktan sonra Milli Eğitim bünyesinde öğretmenliğe geçti. Şarkışla İHL, Bağcılar Ahi Evren İHL, Orhangazi İHL’de İHL meslek dersi öğretmeni olarak görev ifa etti.
Halen İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü AR-GE biriminde yerel ve uluslararası projeler yazmakta ve yönetmekte. Evli ve iki çocuk babasıdır.
Çalışmasının devamını temenni ediyorum...
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ
ESKİ Başbakanlardan Mesut Yılmaz’ın eşi Berna Yılmaz’ın, mütevelli heyeti başkanı olduğu Engelsiz Eğitim Vakfı’na (ENEV) ait İstanbul Kent Üniversitesi’nin YÖK’ten onay aldığını, üniversiteyi CFS Eğitim ve Kültür Hizmetleri Anonim Şirketi, Berna Yılmaz ve Ceren Yılmaz’ın finanse ettiğini, üniversitenin Kurucu Rektörlüğüne, Türkiye İş Kadınları Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak’ın getirildiğini, Mütevelli heyette eski TBMM Başkanı Köksal Toptan’ın eşi Saime Toptan, Mesut Yılmaz’ın eski özel kalem müdürü Gülcan Erten, işadamı Vedat Aşıcıoğlu’nun gelini İrem Aşçıoğlu’nun da yer aldığını, Genel Sekreterliği’ne ise Mesut-Berna Yılmaz’ın oğlu Yavuz Yılmaz’ın getirildiğini, biliyor musunuz
NOT: Bugün, 11 Nisan 2016, Pazartesi 1) Emekliler hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Du bakali nolacak!