ÖNCE kısa bir künye; Millî Gazete, 12 Ocak 1973 tarihinde, Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın önderliğinde, İstanbul’un Cağaloğlu semtinde kiralık bir binada Hasan Aksay tarafından yayın hayatına başladı.

Kendi matbaası olmadığı için baskısını bir süre diğer gazetelerin tesislerinde sürdürdü.

1978 yılında Topkapı’da kendi tesislerini kurarak yayınına buradan devam etti. 1999 yılında Sefaköy’deki tesislerine taşınan gazete yayınını halen 40.000 metrekarelik arazi üzerine kurulmuş olan bu tesislerden sürdürmektedir.

***

Geçtiğimiz Ocak ayında, Milli Gazete gecesinde şunları dile getirdim;

“Bir güvercin havalandı, bundan yıllarca önce,

İlk bakışta hemen ayrılıyordu, diğerlerinden,

Lekesiz, bembeyaz bir güvercin.

Tek bir amacı vardı.

Bu ülkede göz ardı edilen gerçekleri ortaya çıkarmak,

Tek bir amacı vardı.

Ötelenen inanmış kitleleri öz benliklerine kavuşturmak,

Tek bir amacı vardı.

Nehirleri asıl yataklarına yöneltmek,

Tek bir amacı vardı.

Genç dimağları zehirlenmekten kurtarmak,

Tek bir amacı vardı.

Ahlâk, maneviyat, yatırım, sanayi hamlesi, fabrikalar, istihdam,

Tek bir amacı vardı.

İyiye, doğruya, güzele giden yolları döşemek…

Ve evet tek bir amacı vardı

Sadece ve sadece Allah’ın (C.C.) rızasını kazanmak…

O güvercin hâlâ lekesiz…

Bembeyaz bir güvercin,

Hemen yanınızda, sağınızda, solunuzda, üzerinizde…

Uçmaya devam ediyor…

Bilmem farkında mısınız ”

***

Yarın, 12 Ocak 2016…

Milli Gazete’nin kuruluş yıldönümü…

Yarım asra yaklaşan zikzaksız, “ama”sız, savunduğu düşünce ve fikirleri dimdik ifade eden, herkes giderken o “gelen” bir çizgi…

Nice yıllara inşallah…

İKİ BAKAN’A İKİ FİLM ÖNERİSİ!

Geçtiğimiz Temmuz ayında ebediyete uğurladığımız İslam dünyasında ilk bilim kurgu romanı “Uzay Çiftçileri” ve ilk ütopik roman “Arılar Ülkesi”nin yazarı Ali Nar Hoca’yla alakalı “Ali Nar Hoca ve Düşünce Yapısı” kitabı ile “İslâmî Edebiyat” dergisi “Ali Nar Hoca Özel Sayısı’nın Türkçe ve Arapça olarak” yayınlandığını bu köşede duyurmuştuk.

Şimdi yeni bir faaliyetten söz etmek istiyorum; ÖNDER, İmam Hatip Okulları Mezunları ve Mensupları Derneği, Ali Nar hocanın bir şiiri ve düşüncelerini poster yapıp tüm İmam Hatip Liselerine dağıttı. Güzel bir çalışma.

Ama bir temennimi de burada dile getirmek istiyorum; Milli Eğitim Bakanlığı, benzer ve daha kapsamlı bir çalışma yapsa bunu sadece İmam Hatip Liselerine değil, tüm liselere dağıtsa…

***

İslami İlimler Kültür ve Edebiyat Vakfı Başkanı Siyami Akyel geçtiğimiz gün Milli Gazete’ye ziyarete geldi. Sohbet etme imkânımız oldu. Şunları anlattı: “Ali Nar Hocamızın bize bıraktığı mirası gelecek nesillere en iyi şekilde aktarmak ve anlatmak için elimizden gelen çaba ve gayreti göstereceğiz. Ali Nar’ın 70 kadar kitabının yeniden basımı için bir çalışma içindeyiz. İnşallah Fatih’te, Feyzullah Efendi Sokak’ta bulunan vakıf merkezimizde periyodik sohbetler başlatma niyetindeyiz…”

Peki, mesela, İslam dünyasında ilk bilim kurgu romanı “Uzay Çiftçileri” ve ilk ütopik roman “Arılar Ülkesi” eserleri filme alınamaz mı Kültür Bakanlığı’nın destek verdiği filmlere bakıyorum da “ne alakası var” dedirten o kadar çalışma var ki! Yürekli bir yapımcı çıksa bu iki eseri beyaz perdeye aktarsa, bakanlık da bu projeye destek olsa iyi olmaz mı Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ile Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal baş başa verip konuyu pekâlâ çözebilir.  

Ne diyelim, hayırlı olur inşallah…

7 BİNİN ÜZERİNDE GAZETECİ İŞSİZ!

Dün, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü idi. Gelen bazı mesajları iletiyorum;

*  “Gazetecilerimizin daha iyi haber yapmak dışında hiçbir kaygı taşımadığı bir ülkeye ulaşmak temennisiyle Çalışan Gazeteciler Günü’nüzü tebrik ederim” (Muhammet Gürlü, Saadet Partisi Üsküdar İlçe Başkanı).

*  “Gazeteci arkadaş! İşin çok zor, biliyorum... Bugün 10 Ocak... Çalışan Gazeteciler Günü. 7 binin üzerinde gazeteci işsiz. 234 gazeteci haber yaptığı için yargılanıyor. 50’nin üzerinde gazeteci cezaevinde tutuklu. 10’larca gazeteci haber yaptığı için gözaltında.

Gazetecilerin sendikalaşma ve örgütlenme özgürlüğü yok. Gazetelerin büroları bir bir kapatılıyor. Medyada çok seslilik kalmadı. İş güvencesi patronun iki dudağında.

Meslekte baskılar, işten atmalar, otosansür var. Gazeteciler çok düşük ücrete mahkûm ediliyor. Açıkçası dostlar, medyada tablo çok karanlık. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün, bu karanlık tabloyu aydınlığa çıkaracak günler getirmesini dilerim” (Mustafa MOROĞLU, 24. Dönem CHP İzmir Milletvekili).

*  “Açık bir toplumun oluşumuna önemli katkılar sunan basın mensupları aynı zamanda herkesin kendi düşüncesini kolayca ve rahatça belirtmesine, her fikrin açıkça toplumda yer bulmasına, insan hakları ve daha birçok önemli konuda toplumun bilinçlenmesine vesile olmaktadır.

Gelişmiş ve açık bir toplumun tüm kuralları ve kurumlarıyla işlerlik kazanmasında basının yeri yadsınamaz bir gerçektir. 

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor, sağlık ve başarılar dileyerek, görevlerini yaparken hayatlarını kaybeden basın çalışanlarını da rahmetle anıyoruz” (Abdullah Keskin- Saadet Partisi Van Gençlik Kolları Başkanı).

UNUTULAN KELİMELER

KONUŞURKEN, yazarken kullandığımız kelime sayısı zaten sınırlı. Buna bir de abuk sabuk kelimeleri eklediğinizde, garip bir “yazı-konuşma dilimiz” çıktı ortaya. 

Banu ve Onur Ertuğrul’un kitap çalışması belki bu kısırdöngüyü kıracak türden.

İkili, kelimelere sevdalı iki kişi. İkisi de reklâm kökenli. Banu tasarım, Onur strateji odaklı çalışıyor. Biri 35, diğeri 34 yaşında.

Bu ikili, yılın ilk günü Twitter, Instagram ve Facebook üzerinden bir projeye başladılar: Lûgat 365; “Bazı kelimeler çok güzel” sloganıyla her güne bir ‘güzel kelime’ paylaşmak için yola çıktılar. Kelimeler hikâyeleri, geçmişleri, ezgileri, anlam derinlikleri ve tüm güzellikleriyle yitip giderken, bu ikili unutulmaya yüz tutan kavramları gün yüzüne çıkardılar.

Bazı gün “hissikablelvuku”, “namütenahi”, “safderun” veya “şikemperver” gibi günlük hayatta kullanımdan nerdeyse kalkan bir kelimeyi, bazı gün “vefa”, “vuslat”, “aşk” veya “vicdan” gibi, günümüzde manaları unutulmuş kelimeleri paylaştılar.

Geçtiğimiz hafta Can Yayınları’ndan çıkan ‘Lûgat 365 / bazı kelimeler çok güzel’ kitabı, bütün bir yılın güzel kelimelerinin derlendiği bir eser.

Kullanmaya kullanmaya “sedir altı” ettiğimiz o kelimelerden bazılarını burada hatırlatıyoruz; “Hissikablelvuku”, “hemdem”, “eyvallah”, “gıybet”, “namütenahi”, “şikemperver”, “kalendermeşrep”, “tahayyül”, “ümitvâr”, “müşkülpesent”, “tahammülfersa”, “perdebîrun”, “şekerrenk”…

Güzel bir çalışma olmuş. Banu ve Onur Ertuğrul ikilisini tebrikler…

NOT: Bugün, 11 Ocak 2016, Pazartesi. 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!