Adam kıtlığında adam gibi yaşamak zor iş. Hırsızlar semtinde dürüst olmak, fahişeler sokağında iffetli yaşamak zor. Dönekler diyarında sözünün eri olmak enayilik sayılsa da en iyi şekilde yoluna devam etmek, döneklere dönüp bakmadan, gözlerini de kirletmeden yüze hedeflere doğru çok çok zor.
İnsanların yırtıcılıkta sırtlanları geçtiği bir zamanda, sırtlanlar sürüsüne karşı durmak ve dişsiz ve de güçsüz insanları korumaya kalkmak, dağları yerinden söküp bir başka yere koymak kadar zor.
Kimselerin çözemediği Gordion düğümünü İskender çözmeye çalışmamış, bir kılıç darbesiyle ortadan kesip atmış. Ama hem ipe hem insana ihtiyaç varsa bizim işimiz yine zor. Herkesin kalbine giden yolu bulmak ve kalbine atılan inkâr düğümlerini çözmek, ipin ilmeğini bulmaktan daha zor ama bizim işimiz de Bush un, Putin in ve diğer inkârcıların gönlü üzerine atılan inkâr düğümlerini çözmektir. Kesip atamazsınız.
Çıbanbaşı insanların çıbanını patlatamazsınız. Patlatırsanız, hem yarası artar, hem kokusundan iyi insanlar da rahatsız olurlar, hem de adamın size kızgınlığı artar. Çıbanı kendi haline de bırakamazsınız. Bembeyaz, yumuşacık pamukla saracaksınız, sonra verdiğiniz ilaçlarla çıbanı kurutacaksınız, etrafa yayılmasını, mikrop saçmasını engelleyeceksiniz.
Pirincin taşını ayıklamanın ne kadar zor olduğunu eski gelinler bilir. Ama sevgili eşinin ve ciğerparesi çocuklarının dişlerine taş gelmesin düşüncelerine dalınca pirincin taşını ayıklamanın da kendine göre bir keyfi vardır.
Toplumun dişine dokunan bu insanları ayıklamak zor, zor ama zarar gören insanlarımızın huzurunu düşününce zorluklara katlanmak da bal yemek gibi tatlanabilir.
Normal zamanlarda çareler üretemeyen beynimiz, iki ateş arasında kaldığında, çıkmazlara girdiğinde heyecan ve korkunun doruğa ulaştığında Rabbimizin bize yeni ufuklar açtığını ve açacağını tarihi örneklerden biliyoruz.
Biz, görevimizi yaparız. Bizden yüzlerce sene sonra gelecek insanların ayağına diken batmasın, arabası çukura düşmesin diye de yolları temizleriz. Sonucu görmekten mutlu oluruz ama, eğer görememişsek görevimizi yapmanın mutluluğunu yaşarız. Geceyi gündüze katarak, canla başla çalışacağız. Allah ın kitabı Kur an-ı Kerimi öğrenmeye öğretmeye dört elle sarılacağız.
Kırda veya bir dere kanarında açan bir çiçek "Ya beni koklayan olmazsa" diye düşünmez. O açar, görevini yapar ve dünyanın kokusuna koku katar. Her gülün binlerce dikeni, her çalışkanın binlerce kıskananı olur. Aldırma ve yoluna yürü. Yoluna kurulan tuzaklar konusunda Rabbimiz bir çıkış yolu verir. Din O nun, tuzak O nun, tuzağı kuran O nundur.
Biz, O na güvenerek, O nun çizdiği yoldan, sevgili peygamberimizi örnek alarak yürümeye devam edeceğiz ve böylece zoru göğüslemeye çalışacağız.