Günümüzde savaşlar, sadece mazlum halkların bedenlerini

hedef almıyor, insanların duygu ve zihin dünyaları medya silahı ile uyuşturulup

edilgen hale getiriliyor. Sömürge baronları, mazlum halkların zihinlerine nüfuz

ederek, onları istenilen kalıplara sokuyor ve köleleştiriyorlar. Bilinci

körelen insanlar kendilerine empoze edilen karanlık düşünceleri kendilerinden

bilip savunuculuğuna yapmaya kalkıyorlar.

Yoksul ve mazlum halkların topraklarından önce zihinleri

işgal edilmiş, bilinçleri körelmiş ve düşünce ve davranışları başkalaşmıştır.

Bu durum İslam toplumlarında kimlik karmaşasına ve zihinsel boşluğa neden

olmuştur. Müslüman bir toplumda doğup büyüyen çocuklar inandıklarının aksini

savunmaya başlamış ve bu düşüncenin kendilerine ait olup olmadığını ayırt

edemez hale gelmişlerdir. Tarih boyunca zihinsel işgal hep maskelerle gelmiş ve

çoğu zaman hedefine ulaşmıştır. Müslüman evlatları neleri kaybettiklerinin

farkına dahi varamamış, esareti özgürlük zannetmişlerdir. Zira düşman oyununu o

kadar mahir oynuyor ki, en yakınınızı dahi düşman olarak ilan edip, bunu size

inandırıyor. Eğer aklınızı kullanmaktan vazgeçip, sürüleşmişseniz bundan

etkileniyor ve aka kara karaya ak demeye başlıyorsunuz.

Sömürge odakları algı operasyonları ile fertlerin

düşünme, akletme ve karar verme mekanizmalarını çökertiyor, bir nevi

mankurtlaşmaya neden oluyor. Bugün yaşadığımız Türk-Kürk, Sünni-Şii

çatışmalarının temelinde de bu gerçek yatmaktadır. Zihinleri ve kalpleri işgal

edilen nesiller, öz kardeşlerini düşman ilan edip düşmanın ekmeğine yağ

sürebiliyorlar.

Küresel zihniyetin propagandalarında kullandığı en etkin

araç medyadır. Yapılan propagandalar aracılığıyla mankurtlaşan insan kitlenin

kimliğinde kayboluyor, bana ait diyebileceği bir şey bulamıyor. Bu oldukça

tehlikeli bir durumdur. Zira İslam birey ve toplumlardan bilinci ayakta tutmayı

emretmiştir. Zira bilinçli bir kişinin zihni uyanıktır, olayları doğru yanlış

süzgecinden geçirmeden içselleştirmez. Bilinçli bir kişi, kendisine dayatılan

propagandaların, algı operasyonlarının tesirinde kalmaz, bulunduğu şartlar ne

olursa olsun siyahla beyazı ayırt edebilir.