İçinde bulunduğumuz karışık, kaotik dönem, içinden

çıkılamaz bir hâl oluşturmuş bulunuyor. Her şeyin ayan beyan olduğu zaman şu

zamanda hemen her durum ve olay öylesine karışık, öylesine karmaşık ki içinden

çıkılamaz bir hale bürünüyor. Günümüzün bir tarzı da olayları karmaşık hâle

getirmek. Aydınlık ve her şeyin ayan beyan olduğu düşünülen bir zamanda hiçbir

şey sağlıklı olarak değerlendirilemiyor ve sonuçları da sağlıklı olmuyor.

Medya ve reklâm çok şeyin üstünü örtüyor. Korkunç bir

manipülasyon var, yani çarpıtma ve yönlendirmeye dönük.

Günümüzün önemli yöntemlerinden biri de bir olay ve

duruma bilinçli hazırlık yapmak, koşulları oluşturmak ardından da süreci

işletmek. Belki de bu yüzyılın en önemli özelliği desek yeridir.

Bölgemize, ülkemize ve çevremize baktığımızda olayların

geçmişi adım adım izlenirse varılan sonuçların neye hizmet etmeye dönük olduğu

anlaşılacak. Ne yazık ki insanlık öylesine şeylerle meşgul ediliyor veya hedef

şaşırtıyor ki bırakın geçmiş üzerine kafa yormayı sağlıklı düşünmeyi de engelliyor.

Ülkemizde darbelerle büyük sendromlar oluşturdu. Her

darbe sonrasında belli kesimlerde ya ülke bütününde bir yılgınlık ve

yenilmişlik duygusu oluşturuldu. Bilinçli ve sağlıklı düşünüşün önüne geçildi.

Gergin dönemlerde ise tam bir kaos oluşturuluyor. Bu

durumda da içinden çıkılamaz bir ortam oluşturuluyor.

Propagandanın etkisiyle kesimler ve karşıtlar birbirine

düşman edildi, çatışmalar oluşturuldu geçmişten günümüze. Düşmanlık ve gerilim

her geçen gün tırmandırıldı. Artık bir araya gelinemez bir psikoloji

oluşturuldu. Komşular, arkadaşlar ve hatta akrabalar birbirlerinin gözlerine

bile bakamaz oldular. Bugün için kesimler karşı cephe oluşturuyor. Bunlar

arasında akıl almaz bir şekilde dedikodu, yalan ve manipülatif eylemler başını

almış gidiyor. En olmadık yalanlar ile insanların zihinleri bulandırılıyor.

Gerilimler öylesine tırmandırılıyor ki bir çılgının, bir

provakatörün küçük bir eylemi bir kıvılcımı büyük yangınlara neden olabiliyor.

Gerilim ortamında çok bunalmış bir zavallının eylemi de süreci başlatmaya neden

olabiliyor. Bunlar büyük savaşların başlamasına bile neden olabiliyorlar.

Görsel medya ise insanı içinde çıkılamaz bir ortama

sürüklüyor.

Okuma, düşünme ve yorum yapabilme ortamında değiliz.

Zaten kimsenin okuduğu ettiği yok. Farklı düşünceleri karşılaştırma şansından

yoksun. Tarihi süreçten habersiz, kültür ve düşünceden uzak olanların ise hemen

hiçbir şansı yok. Merkezde konuları iyi değerlendiren bilgelerin olmayışı da

başlıca sorunlardan.

Siyasa ve çığırtkanları ortamı buluyor. Onlar sadece

iktidarlarını ve çıkarlarını düşünürler. Sonuçlar ve gelecek onları çok da

ilgilendirmiyor, umurlarında da değil. Zaten siyasi tarihe ve adamlarına

bakılırsa yüzbinleri bulan insanın geçmişin karanlığında yitip gitti görülecek

veya bilinecek.

Asıl sorun günümüz ve yaşananlar. İnsanların düşünceden

uzaklaşmaları ve yoksunlaşmaları. Belki de hiç düşünmemeleri.

Tabiî eylem asıl entelektüellere düşüyor. Onlar da

ortalıkta yoklar. Kendilerine sunulan imkân ve kimi kırıntılar ile avunuyorlar.

Çünkü asıl üzünülecek durum bu. İnsanlığı aydınlatan, yönlendiren ve hatta yol

gösterenler onlar.

Karmaşık düzen yüzyılın asıl özelliğini oluşturuyor.

Zor bir zaman ve durum.