İktidar sözcüleri döviz fiyatları düştü diye zevkten dört köşeler ama bu keyifleri uzun süreli olmayacak gibi görünüyor.

Zira sadece döviz fiyatlarının düşmesi sıkıntı içindeki vatandaşın derdine derman olmuyor.

Çiftçi “mazot fiyatı düşmedi” diye ağlaşıyor.

Besici “yem fiyatlarının yüksekliğinden” yakınıyor.

Toptancı hal esnafı “mazot fiyatı düşmeden hiç kimse indirim beklemesin” diye açıklama yapıyor.

Yani sadece döviz fiyatının düşmüş olması sokaktaki vatandaşın içinde yaşadığı sıkıntıları aşmasına yetmiyor.

Hazine ve Maliye Bakanı ise fiyatların nasıl hızla yükseldiyse öyle hızla düşmesi gerektiği yolunda açıklamalar yapıyor.

Ama bu açıklamalar bir temenni olmaktan öteye geçemiyor.

Yetkililer mazot fiyatlarında indirime gidildiğini açıklarken pompaya yansıyacak miktarın beş kuruş olacağını ilan ediyorlar.

Sanki mazot fiyatının yüksekliğinden yakınan toptancı hal esnafı ve çiftçi ile dalga geçer gibi açıklamalar yapıyorlar.

Ve bu arada yine yastık altındaki altınlardan söz ediyorlar.

Belli ki gözlerini oraya dikmişler.

“Yastık altında beş bin ton altın var” diyerek hayallere dalıyorlar. 

Yıllardır her gün devamlı artan döviz fiyatları bir kez düşünce kerameti kendilerinden bilenler ekonominin geleceği ile ilgili iyimser tablolar çizmeye başladılar.

Onlar iyimser tablolar çiziyorlar ama sokaktaki vatandaş aynı şeyleri söylemiyor.

Başka tellerden çalıyorlar.

Mesela:

Bu gidişle ne et ne de süt üretebiliriz diyorlar.

Ya da bu gidişle devletin tanzim satışı yapmak için bile ürün bulamayacağını dile getiriyorlar.

Özetle ifade etmek gerekirse iktidar sözcüleri tarafından oluşturulmak istenen olumlu hava tabandan gelen açıklamalarla yerini olumsuz havaya terk ediyor.

Vatandaş derdine çözüm aradıkça karşılarındaki yetkililer kendilerine güvenilmesini tavsiye ediyorlar.

Tamam, vatandaş onlara güvensin güvenmesine de yirmi yıldır iktidardalar ve gelinen nokta ortada.

Böyle bir ortamda kim kime nasıl güvenir?

İktidar sözcüleri fiyatlarda acil düşme beklerken market sözcüleri bu işlemin yakın zamanda olmasının pek mümkün olmayacağını dile getiriyorlar. Demek ki iktidarın önünde zor günler var!