Dar gelirli vatandaşın önüne çıkan ödemelerin en yüklüsünü kuşkusuz ev kiraları oluşturuyor.

Ev kiraları aldı başını gitti, adeta ateş pahası oldu!

Ve dar gelirlinin canı çok yanıyor.

Ülkeyi yönetenler bu durumu görerek sorunu çözebilmek için kollarını sıvıyor.

Sosyal konutlar yapılacağı müjdesi veriliyor.

Ne zaman yapılacak diye soruluyor.

Yıl sonunda projelerinin yapılacağı ifade ediliyor.

Projeler yıl sonunda yapılmış olacağına göre sosyal konutların yapımı iki üç yılı bulacak demektir.

Bu arada birtakım konutlar satışa sunuluyor.

Ülkenin değişik kentlerinde yapılan beş bine yakın konut satışa arz ediliyor.

Dar gelirliler bunu duyunca ev sahibi olabilir miyiz diye umuda kapılıyorlar.

Ama yapılan açıklama, bu umutları yok ediyor.

Konutları yapanlar bunların dar ve orta gelir grubuna göre değil, yüksek gelir grubuna göre tasarlandığını ilan ediyorlar.

Yani dar gelirli kira sorunundan kurtulmaya çalışırken ona öncelik tanınmıyor ama kira geliri sağlayabilecek yüksek gelir grubuna bu şans tanınıyor.

Böylelikle ülkeyi yönetenlerin önceliğinin kimlerden yana olduğu bir kez daha görülmüş oluyor.

Dar ve orta gelir grubuna sabretmeleri tavsiye edilirken, yüksek gelir grubuna bir kazanç kapısı daha sağlanmış oluyor.

Kuşkusuz her iktidarın önceliği farklı olacaktır.

Hiç kimseyi niye buna öncelik tanıdın da buna tanımadın diye eleştirecek halimiz yok.

Bizim sitemimiz, kendilerine hiçbir öncelik tanımayanlara iktidar yollarını sonuna kadar açan seçmenlere.

Yani onları seçen vatandaşlara!

Yıllardır onlara bir şeyler anlatılmaya çalışılıyor.

Size hizmet vereceklerle yüksek gelir grubuna hizmet edecekleri fark edin deniliyor.

Ama söylenenler, bir kulaklarından giriyor, ötekinden çıkıp gidiyor.

O zaman da bugün karşı karşıya kalınan durumdan yakınmaya hiç mi hiç hakları kalmıyor.

Hani kendim ettim kendim buldum diye bir söz var ya!

Vatandaş şimdi kendim seçtim kendim buldum deme konumunda bulunuyor. Azıcık feraset, bu işi çözmeye yeter de artar bile!

Galiba gerçeklerle yüzleşmek gerekiyor!