Bozulan ekonomiyi tekrar rayına oturtmakla görevlendirilen isimler izledikleri politikalara yöneltilen eleştirileri cevaplarken iki temel tezden hareket ediyorlar.

İlk olarak bozulan ekonominin tekrar rayına oturtulabilmesi için “zamana ihtiyaç” olduğunu söylüyorlar.

Hemen arkasından izlemekte oldukları politikaları savunarak “yolumuz doğru” diyorlar.

“Doğru yolda” olduklarını kendileri değil de başkaları söylüyor olsa daha inandırıcı olacaklar.

Ekonomi hakkında kafa yoranların pek çoğu ise izlenmekte olan politikalarla ilgili olarak “endişelerini” dile getirerek “kaygılarını” peş peşe sıralıyorlar.

Hal böyle olunca ekonomiyi rayına oturtmakla görevlendirilen isimler tarafından yapılan “yolumuz doğru” açıklamasının fazlaca bir anlamı kalmıyor.

Zamana ihtiyaçları olduğu yolundaki söylemler ise insanların bir kulağından girip ötekinden çıkıp gidiyor.

Zira yıllardır hep bu mealde laflar duymaktan bıkıp usanmış vaziyetteler!

Ülke yönetimi neredeyse çeyrek asırdır hep AKP kadrolarının elinde bulunuyor.

Ve bu kadrolar ülke ekonomisi ile ilgili olarak hep geleceğe yönelik vaatlerde bulunmaktan başka bir şey yapmıyorlar.

Bozulan ekonominin çarkları arasında ezilip giden sokaktaki vatandaşlar ise dertlerine acil çözüm bekleyişi içindeler.

Vatandaş dertlerine acil çözüm beklerken ekonomiyi rayına oturtması beklenenler “kestirme yol yok” diyerek bu talepleri geri çeviriyorlar.

“Kolaycı çözüm yolu yok” diyerek bozulan ekonominin çarkları arasında ezilen vatandaşlara “sabretmelerini” söylüyorlar.

Sabretmek elbette güzel ama nereye kadar sabredilir?

Baksanıza kulislerde ekonominin gidişatı hakkında Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın bile sabrının tükenmek üzere olduğu konuşuluyor.

Ekonomiyi rayına oturtmakla görevlendirilen isimler sokaktaki vatandaşların sabrını test edebilirler ama aynı şekilde Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Bakanı Erdoğan’ın sabrını test etmeye kalkışmasalar kendileri açısından iyi olur.

Zaten izlemekte oldukları politikaların tamamı bugüne kadar izlenen politikaların tam tersi! Böyle bir teste kalkışmaları işin tuzu biberi olabilir diye düşünüyoruz.