EMEVİ Devleti’nin kurucusu Muaviye Bin Ebi Süfyan’ın oğlu Yezid’e 1.Yezid, Abdülmelik’in oğlu Yezid’e de 2.Yezid denilmiştir.

Miladi 687 yılında doğmuş, 720 yılında 33 yaşında halife olmuş, yaklaşık 3 yıllık hilafet döneminden sonra 723 yılında vefat etmiştir.

Ömer Bin Abdülaziz’in suikast sonucu şehit olması üzerine,  2.Yezid halife olmuştur. 

Bu yazımızda 2.Yezid dönemini kısaca anlatacak ve onun mal ve şehvet hırsından örnekler vereceğiz.

2.Yezid’in zamanını Emevi Devleti isyan ve karışıklıklarla uğraşarak geçirmiştir. Bu dönemde Miladi 720 yılında son sahabi olan Kinan’lı Ebü Tufeyl Amir Bin Vesilet ül Leysi vefat etmiştir. 

2.Yezid’in kendinden önceki Emevi halifelerinden daha çok harem hayatına ve harem dışındaki kadınlara düşkünlüğü ile tanınmıştır. 

Halife olunca karısı Sude ona şu soruyu sordu:

-Ey Müminlerin Halifesi. Dünyada en çok neyi arzu ederdin

-Eski cariyelerden Habbabe’yi arzu ediyorum.

Sude arattırıp bulduğu Habbe’yi ona takdim etti.

-İşte sana en çok arzuladığın kadını getirdim ve hediye ediyorum.

Diye iltifat etti. Dünyaları verseler bu kadar sevinemezdi.

Halife artık Habbabe’yi gece gündüz yanında ayırmaz olmuştu. Sellame isimli şarkıcı bir cariyesi ve sevgilisi daha vardı. Artık halife sevgilileriyle baş başa, zevk ve safa içinde yaşar olmuştu. Bir gün bahçede beraber gezinirken duvarın üzerine çıkarak haykırıyordu:

-Mutluluktan uçacağım!

-Allah korusun Halife hazretleri. Aman kendinizi aşağıya atmayın. Sonra devleti kime bırakacaksınız

Halife mutluluktan sarhoş bir halde cevap veriyordu:

-Sevgilim Habbabe’ye bırakırım!

Buna benzer çeşitli ifadeleri dile getirmekten çekinmiyordu.

Yine bir defasında mutluluktan ne dediğini bilemez hale gelmiş:

-Çok mutluyum uçmak istiyorum!

Diyerek hamle yaptığında Habbabe:

-Ey Müminlerin Emiri, dur atlama! Ümmeti ve saltanatı kime bırakacaksın, Allah seni korusun!

Deyince:

-Vallahi uçacağım. Ümmeti ve saltanatı da sana bırakacağım!

Demiş ve Habbabe’nin elini öpmüştü.

Cephelerden gelen bozgun haberleri, vilayetlerden gelen isyan ve hoşnutsuzluk ihbarları onu üzüyor ama, zevkinden taviz vermesini asla gerektirmiyordu. 

Yine böyle bir zevk anında bahçede gezintideyken, sevgilisi Habbabe’ye uzaktan üzüm tanesi atıyor, o da ağzıyla bunu tutmaya çalışıyordu. Bir anda beklenmedik bir olay oldu. Attığı üzüm tanelerinden birisi Habbabe’nin tam boğazına kaçtı. Nefes borusu tıkandı. Çırpınıyor, nefes almaya çalışıyordu ama hayır. Kızardı, bozardı, morardı ve çırpınarak can verdi.

Halife şaşkındı. Üzgündü…

En sevdiği kadın gözünün önünde ölmüştü. Hem de ölümüne o sebep olmuştu. Çığlıklar, feryatlar nafileydi. Habbabe ölmüştü. Bir müddet buna inanamadı. Etrafında dönüp duruyordu. Tekrar şen şakrak ayağa kalkmasını bekliyordu. Ama nafile. O artık ölmüştü. Cesedi odasına götürdü. Öpüp okşuyor seviyordu. Üzgündü. Gözyaşlarını tutamıyordu. Dünyası kararmıştı.

Üç gün üç gece cesetle yaşadı. Artık kokmaya başlamıştı. Halifeye onun öldüğünü söyleseler de nafile. İnanmak istemiyordu. Ama artık kokudan da durulmaz olmuştu.

Adamları ona dediler ki:

-Senin bu kadına karşı olan bu düşkünlüğün halkın ağzında dolaşıyor. Temsil ettiğin Hilafet makamı bunu kaldırmaz!..

Hal böyle olunca ister istemez cesedin defnedilmesine müsaade etti, ama kendisi de hasta olmuştu.

Şarkıcı sevgilisi Sellame ona ağıtlar okuyor, şiirler söylüyordu. Halife artık odasından hiç çıkmıyordu. Sevgilisi için dünyasını karartıyordu. İşte bugün yedinci gündü. Sellame ağlamaklı sesi ile gene ağıtlar düzüyordu. Ağıtlara kulak verdiler, dehşete düştüler. Bu ağıtlar çok değişikti:

-Gitti bizi gözetip kollayan efendi! Vah Müminlerin Emiri vah!

Sellame söylediği ağıtlarla Halife 2.Yezid’in ölüm haberini bildiriyordu… Sevgilisinin acısına 7 gün dayanabilmişti. Arkasından hilafetinin üçüncü yılında 35 yaşında o da ölmüştü. Sevgilisinin ölümüne dayanamamış, peşinden gitmişti.

Cenaze namazını kıldılar ve götürüp sevgilisi Habbabe’nin hemen yanıbaşına defnettiler.

Ebu Hamza, Emevi sülalesinden Mervanoğulları her anıldığında 2.Yezid’i kasdederek şöyle derdi:

-Habbabe’yi sağ tarafına, Sellame’yi de sol tarafına oturttu. Sonra da “Ben uçmak istiyorum!” dedi. Neticede Allah’ın acıklı azabına doğru uçtu gitti.

O şehveti için yaşadı.

Hilafeti şehveti için kullandı.

Yaşarken sevgililerinin arasındaydı.

Sevgililerinin arasında öldü.

Sevgililerinin arasına defnedildi.

Ama diriltilirken ve hesaba çekilirken ve amellerinin karşılığı verilirken ne halde olacağını Allah bilir.

2.Yezid döneminde halifenin mala ve şehvete olan meyilleri, sonra gelecek olan Hişam döneminde mal hırs ve tamahına dönüşecek ve Hişam’dan sonra birkaç yıl içinde Emevi Devleti tarihe karışacaktır.

Beyin geri viteste, şehvet coşmuş, azmış,

Sevgiliyle yirmidört saat bile azmış!..