Bu tür başlıklar atmak hiç adetim değildir ama, siz de iyice işin cılkını çıkardınız. İnsanımızın sizin karşılıklı atışmanızı izlemekten başka meselesi yok mu İnsanımız sizi izlemeye mecbur ve mahkum mu
Başlangıçta Başbakan da insandır, belli ki kızdırmışlar, o da cevap veriyor dedik. Olabilir diye düşündük. Ama, meseleyi haftalardır süren bir diziye dönüştüreceğini hiç düşünmemiştik.
Başbakan kendisine hakaret edildiğini, eleştiri sınırını aşan hakarete varan saldırılara tahammülü olmadığını ısrarla vurguluyor. Bu tür saldırılara sadece Başbakan ın değil kimsenin tahammülü olamaz. Bu arada Başbakan, Doğan Grubu nun bir takım yolsuzluklarından söz ediyor. Paravan şirketler yoluyla küçük tasarruf sahiplerinin zarara uğratıldığını buna karşılık esas şirketlerin büyük paralar kazandığından söz ediyor.
Peki bir yayın organı vasıtasıyla Sayın Başbakan a yayın yoluyla hakaret içeren eleştiriler yöneltilmişse bunu önlemenin yolu mahkemeler değil midir Başbakan niçin mahkemeye başvurmak yerine karılıklı atışmayı tercih ediyor .. Böylece kendisine karşı suç işlediğine inandığı kişi ya da kişileri bizzat cezalandırma yoluna gidiyor .. Eğer böyle olacaksa mahkemelere ne gerek var Yine bir takım paravan şirketler aracılığı ile küçük tasarruf sahipleri aldatılmış ise bunu araştıracak, ortada bir suç varsa bunu tespit edecek kurumlar yok mu Olmaz olur mu, elbette var. Hem de bağımsız kurumlar var. Ama, tüm bunlara karşılık Başbakan tam bir kabadayı üslubu le suçluyu kendisi cezalandırmaya kalkışıyor. Elbette ortada bir suçlu varsa. İddiaların ötesinde bunu da bilmiyoruz. Araştırma yapıldığından, raporlar hazırlandığından söz ediliyor. Araştırma yapılmış ve sonuçlanarak rapor haline getirilmişse bu ülkede bu rapor doğrultusunda suçluyu cezalandıracak kurumlar da vardır.
Hemen belirteyim ki maksadım kimin haklı ya da haksız olduğunu tespit değil. Bu benim görevim de değil. Ama, vatandaş olarak günlerdir sürdürülen bu karşılıklı laf yarışından usandım. Buna kimsenin hakkı yok. Hele hele Başbakan ın hiç hakkı yok.
Başbakan sıradan vatandaşa göre sorumlukları daha fazla olan, sıradan vatandaş yaptığında belki kimsenin dikkatini çekmeyecek bir davranış ve edilen söz Başbakan ın ağzından çıkınca elbette daha çok dikkat çekiyor. Ama, Başbakan suçluları kamuoyu önünde yargılamaya kalktığı takdirde o memlekette işlerin iyice rayından çıktığını göstermez mi .
Hele bir de tartışma giderek karşılıklı meydan okumaya dönüşüyor ise insan "Yetti beee. Yetti artık" diye haykırmaktan kendisini alamıyor. Bir taraf "Gel, televizyon ekranlarında tartışalım" diyor. Başbakan ise "Sen kimsin. Seninle muhatap olacağım. Haddini ve hududunu bil" karşılığını veriyor. Aydın Doğan ın yaptığı çağrı yanlış ise kamuoyu önünde "Sen kimsin. Haddini ve sınırını bil" şeklindeki karşılık da o ölçüde aşağılayıcı ve küçümseyici değil mi
Bilmiyorum ama bir Başbakan a; yani bir devlet adamına bu üslubu şahsen yakıştıramıyorum. Devlet adamı söyleyeceği her sözü birkaç kez düşünüp ondan sonra söylemek durumundadır. Sokakta kavga eden çocukların üslubu devlet adamına yakışmaz. Şahsen bu üslubun Başbakan a ve partisine oy kazandırdığına da inanmıyorum. Bu üslup halk nazarında "Yiğitlik, kabadayılık" olarak algılansa ve alkış kazandırsa da Başbakan ın bu yolla oy artışından medet ummaması gerekir.
Devlet yönetiminde bulunanların böylesine hırçınlaşması doğru değildir. Çünkü, hırçınlık çoğu zaman esas meselelerin gözden kaçırılmasına yol açar.
Bu hırçınlık sebebiyle çözüm bulunması gerektiği halde günlerden beri pek çok önemli konu üzerinde hiç konuşulmuyor. Millet tiyatro izler gibi Erdoğan-Doğan atışmasını izliyor.
Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Kutan acil çözüm bekleyen ülke sorunlarını şöyle sıralıyor:
"Tarım küçüldü. Sanayi büyümesi yavaşladı. İnşaat sektörü bütünüyle durdu. Açlık ve yoksulluk arttı. Son günlerde terör yeniden hortladı. Buna çare bulan yok. Artık büyükşehirlere gelmeye başladılar."
Ülkenin içinde bulunduğu durum böylesine iç karartıcı iken Başbakan ın günlerden beri bir medya patronu ile sürdürdüğü laf yarışı karşısında "Yetti ama, yetti. Artık cılkını çıkardınız" diye isyan etmemesi mümkün mü